Net Günlüğü: Haziran 2007

Gündeme, hayata, memlekete ve internete bakış... Otomobiller, eğitim, siyaset, müzik, blog ve internet dünyası...

Ana Sayfa | Yazıları takip et | Yorumları takip et

Sabah Kahvesi

Önceki yazılar

HACKED
1 Mayıs şarkıları, mp3 dinle
Çift Sim Kartlı CepTelefonu - Hangisini alsam aca...
Meclisin açılışı, 23 Nisan şarkıları
Avrupa Futbol Şampiyonası Euro 2008
Gramer kuralları, gramer nedir?
1 Mayıs Tatili
Ege Türküleri dinle, mp3 indir
Fenomen Yarışması, Sinan Çetin'le Star TV'de
Tenkit nedir, eleştiri örnekleri

Arşiv

Nisan 2007
Mayıs 2007
Haziran 2007
Temmuz 2007
Ağustos 2007
Eylül 2007
Ekim 2007
Kasım 2007
Aralık 2007
Ocak 2008
Şubat 2008
Mart 2008
Nisan 2008

Yönetici için

Şablonla oyna | Yeni Yazı Gönder | Yazıları düzenle | Yorumları yönet | Ayarlar | Müzik Ekle
website counter
30 Haziran 2007

Blogger'dan Wordpress'e geçmek

Bir süre sonra yazmak yerine sadece blog ile uğraştığınızı, yazdığınız yazıların blog çevresinde döndüğünü görüyorsunuz.
Masrafsız olduğu için seçmiştim Blogger'ı başlangıçta. Kullandıkça yeni özelliklerini, avantajlarını keşfediyorsunuz. Fakat yetmediği zamanlar olmuyor değil. Mesela bu blogun etiket sayısı artmaya başladı. Daha da artacak, etiket bulutu bir sayfayı kaplayacak nerede ise. Etiket kullanmadan olmaz, ama etiket bulutu kullanmadan olur. Etiket kullanmadan olmaz çün arama motorlarından gelenlerin yarıdan fazlası etiketlere geliyor.

Bunca laftan sonra Wordpress'e geçecek miyim peki? Şu an için düşünmüyorum. Bir kere iki de bir güncelleniyor Wordpress, FTP ile dosya upload etmek, uygun tema seçmek, temayı Türkçeleştirmek işkence geliyor bana. Wordpress'e bir çok yetenek katan bileşenler vs... var ama onları bulmak, kurmak ayrı bi dert.

Bir süre sonra yazmak yerine sadece blog ile uğraştığınızı, yazdığınız yazıların blog çevresinde döndüğünü görüyorsunuz.

Göçmeyen, hızlı bir host bulmak da ayrı bir sorun. Yeni domain almak, domaini yönlendirmek...
Yok, yok ben Blogger'da kalayım epey bir süre daha.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
29 Haziran 2007

Kalbime gömerim o zaman videosu Gökçe Kırgız


Reklam

Prefabrik Evler

Etiketler: , , , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Blog satarak para kazanmak

Okan VardarovaBlogcular arasın Oky diye bilinir Okan Vardarova. Apple iPhone çıkmadan önce bir blog açıyor. Blogu günü geliyor yarım milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor.
Yazmaya devam ettiği blogundan öğrendiğimize göre iPhone blogunu satmış. Tabii bu yabancı magazinin basınının gözünden kaçmıyor.

Oky'nin başarısının temelinde buluşun güzelliği yatıyor. Google'nin gücünü de alınca arkasına başarı kendiliğinden geliyor. Ve blogu en ünlü AdSense forumu olan Digital Point'de açık arttırmayla satışa çıkarıyor. İçinizde blogu kimin aldığını, kaç paraya satıldığını merak edenler şuraya bakabilir. Şayet orada belirtilen rakam ise bence ucuza gitmiş.

Herkese nasip olmayacak bu başarıya rağmen Oky alçakgönüllüğünden birşey kaybetmemiş.
Forumlarda kendisine sorulan sorulara açık yüreklilikle cevaplar veriyor, bildiklerini paylaşıyor. Hatta kendisine AdSense kazancını sormak pişkinliğinde bulunanlara bile onları kırmadan cevap veriyor. Tebrikler Oky!

Oky'nin başarı öyküsünü şuralardan okuyabilirsiniz:
Blog Kazanı (Oky ile ile söyleşi)
Blog Kazanı (Haber)
Fikir Atölyesi
Ceviz.net Forum (Oky, AdSense başarısını anlatıyor.)

Etiketler: , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
28 Haziran 2007

Ronaldinho resimleri ve videoları

Senelerdir okuduğumuz; bayilerde, bakkallarda gördüğümüz, üzerinde yemek yediğimiz gazetenin ismini yanlış yazıp ecnebi bir futbolcunun ismini doğru yazıyoruz.
Google aramalarında en çok artış gösteren kelimeler üzerinde durmaya devam ediyoruz. "ronaldinho resimleri" Mayıs 2007'de 15. sırada.

Futbola ve futbolculara karşı olan merakın üzerinde duracak değilim. Onu sosyologlarımız yapsın. Güzel gülümseyen, yakışıklı zenci topcunun kadınlar tarafından mı erkekler tarafından mı arandığını da düşünmüyor ve merak etmiyorum. Serdar Turgut merak etmiştir nasıl olsa, o yazsın:D

Benim garipsediğim, memleket insanının senelerdir okuduğu; bayilerde, bakkallarda gördüğü, üzerinde yemek yediği gazetenin ismini yanlış yazıp ecnebi bir futbolcunun ismini doğru yazmasıdır.

Ronaldinyon, ronaldenyo, Ronal denyo, ronaldinio yazmıyor da hangi dilden olduğunu bilmediğim bir kelimeyi doğru yazıyor.
Ne efsunkar imişsin ah ey didar-ı hürriyet
Esir-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten

diyen şairin, Sedat Simavi'nin kemikleri sızlıyordur mezarda.

Sen senelerdir gazetecilik yapmak yerine cıbıldak kadın resimleri yayımlarsan vatandaş senin gazetenin ismini okumayacak, resimlerine bakacaktır.

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

hafif.org belden aşağı vuruyor

internet, SEO, arama motoru, reklam, para, ahlak...
Google ve internet üzerine yazmaya devam ediyoruz. Daha önce kaleme aldığım iki yazıda Google aramalarında artış gösteren kelimeler üzerinde durmuş ve bunların suistimal edilebileceğini söylemiştim. Canlı bir örneği ile karşı karşıyayız.

Sağolsun Google bu siteye uğruyor ve güncelliyor. Uğrama sıklığı fazla değil. Sebebi malum, yeni bir blog ve sıfır PR. Daha dün Google'de "hürrüyet" diye arattığınızda bu blog ilk sayfada çıkıyordu. Bugün (28 Haziran 2007) baktığınızda ise köklü sitelerimizden hafif.org ilk sayfada 3. sırada yer alıyor. Çok yakında birinci sırayı kapacaktır. Hafif.org'ye 26 Haziran 2007 eklenen yazıların birinde -hürriyet ödülli bilgi yarışması, başlığını taşıyor. Ya acele ile yazıldı ya da "ödülli" kelimesi tapulanmak isteniyor- hürrüyet ve hürrüyet gaste oku etiketleri kullanılmış.
Hafif'teki yazıyı kaleme alan nihilanth nikli yazarı böyle yaptı diye suçlayamayız. Nihayetinde Hafif, yazarlarına para ödeyen bir site.

İnternet âleminde hiçbir kelimenin kimsenin malı olmadığı biliyorum. Hürrüyet'i hafif'e kaptırdığım için bu yazıyı kaleme almış da değilim. Sadece SEO, arama motoru denen kavramlar üzerinde durmak, internetin nereye gidebileceğine dikkat çekmek istiyorum.

Bu hamur daha çok su götürür. Baksanıza hangi konular bekliyor bizi: internet, SEO, arama motoru, reklam, para, ahlak...

Ekler:
Hafif.org'de Hürrüyet
Google'de Hürrüyet

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
27 Haziran 2007

Sibirya Kurdu

Etiketler: , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Adsense'den yuvarlak köşeli reklamlar

AdSense, reklam biçimlerini değiştirmeye devam ediyor. Öncesinde reklamlardaki Google Reklamları yazısını değiştirmişlerdi, şimdi de yuvarlak köşeli (oval dememişler de) reklam seçeneği sunuyorlar.
Köşeli reklam birimlerinin sitenizde görünmesi için reklamın sınır renginin arkaplan renklerinden farklı olması gerekiyor.
Bu köşeli reklamlar sitenin navigasyon (menü) kısmında oval tabloları tercih edenlerin işine yarayacaktır. Bunun dışında tıklama oranlarına bir etki edeceğini sanmıyorum. Yuvarlak köşeler bağlantı biriminde sunulsa idi daha güzel olurdu.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Medya okur yazarlığı dersi

MEB, nihayet Medya Okur Yazarlığı dersini okutacakmış. Amaç öğrencileri medyanın, reklamların zararlı etkilerinden korumak olarak söyleniyor.
MEB, RTÜK ile yaptığı anlaşma ile dersi okutacak Sosyal Bilgiler öğretmenlerini eğitmeye başlamış. Önümüzdeki yıl 5 pilot ilde okutulacakmış bu ders. Sonrasında yaşanacakları ben size özetleyeyim.

Okullar açılacak, öğretmenleri plan program telaşı saracak. Avea kurumsal hattan meslektaşlar, eski okul arkadaşları aranacak. Şurda vardı, msn'den göndereyim, yaw ben bunu açamıyorum, winzipi nerden indiriyoz... falan filan derken dersler başlayacak. MEB, hazırlayabilirse gönderecek kitapları. Kitaplar yetişmezse bir başağrısı daha. Öğretmen diyecek "Evet, çocuklar kitabınızın 98. sayfasını açın, iyi dinleyin burayı, yazılıda sorarım."

Sonra televizyon üzerinde konuşulacak, idealist örtmenler birşeyler öğretmeye gayret edecekler. Akşamdan Kurtlar Vadisi'ni seyreden öğretmenler ise bir çelişki yaşacaklar ama aldırış etmeyecekler. "Çocuklar televizyon kötüdür, kendinizi onun zararlı etkilerinden koruyun..."

Bakanlık, tüm okullara ADSL bağlamakla övünürken çocukların internette "tekken, barbie giydir, skull" oyunlarını Google'de aratmalarını görmüyor. Öğrenciler, proje ödevlerini, performans ödevlerini Wiki'den yapıyor. Güya araştırmaya teşvik edilecekti öğrenci, Wiki'den araştıyorlar, hazır ödev sitelerinden araştıyorlar. Ödev sitelerinin abonesi olan internet kafelerin olduğundan haberdar mı acaba MEB?

Bunları nereden mi biliyorum, apartmanda internet bağlantısı olan tek hane olduğumuz için sene boyunca epey ödev hazırladım zıpırlara. "Gogıla şöyle yazınca çıkıyomuş, örtmen öyle dedi" demişti bir keresinde hayta. Bir keresinde farklı bir iş yapalım, araştırmacı bir neslin yetişmesine katkımız olsun diyerekten 7. sınıfa giden komşuoğluna bıraktım bilgisayarı ve interneti bir süreliğine; epeydir ihmal ettiğim kütüphaneme, kitaplarımın yanına gittim. Bir saat sonra geldiğimde yanına, ödevini çoktan hazırlamış, Fenerbahçe'nin transferlerine bakmış, onlaynından oyun oynarken buldum.
"Çocuklar televizyon kötüdür, kendinizi onun zararlı etkilerinden koruyun..."


Bakanlığımız, vatandaşı bilgisayar okur yazarı yapmak için vatandaşı okullara labovatuvarlar kurdu, Halk Eğitim Merkezlerinde kurslar açtı. Gerçi şimdi o labotavurlardaki bilgisayarlarda Mario bile zor oynanıyormuş şimdi. "Kaldırmıyo abi makine:)"

Televizyonunun zararlı etkilerinden korumak için çok geç kalındı. Liselerin önlerindeki avuç içinde sigara içen, paltolu, beyaz atkılı, Miroğlu, Polat tiplerinden biliyoruz bunları. Biraz cılız olanlar ise rahmetli Kemal Sunal'ı taklit ederek Şabancılık oynuyorlar. "Populer lise kızı nasıl olunur" diye aratıyorlar internette. Youtube'de lisesi yazın ve görün sonuçları. Bakanlığın öğrencileri nasıl kullanıyor ve interneti.
Medya okur yazarlığı seçmeli dersi yanında, zorunlu olarak İnternet okur yazarlığı dersi konulmalı bir an önce. Manzaraya bakarak bunun için bile geç kalındığı söylenebilir.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Sözlük Müsveddeleri, Bloglar, Blog Kazanı ve Reşat Çalışlar

Bloga yani buraya trafik sağlamak için gezerken nette blogkazani.com'a düştü yolum. Şöyle böyle derken Reşat Çalışlar'dan haberdar oldum. Meğer internetin cahili imişim ben.
Sözlükler, üniversiteler ve şehirler çevresinde teşekkül etmiş daha çok.
Ne meşhurmuş Reşat Çalışlar öyle, hak edilmiş bir şöhreti var doğrusu, kıskanmadım desem yalan olur. Şurada sözlükçükle blogculuğu karşılaştırmış. Blogunu gezerken birçok sözlük ismi daha öğrendim. Hemen hemen her sözlüğe uğruyor galiba Çalışlar. İnternette mi yaşıyor bu adam ne!
Sözlükler, üniversiteler ve şehirler çevresinde teşekkül etmiş daha çok. Yurdumun üniversitelerini düşündüm. Hepsini kontrol etme fırsatım olmadı şu sözlük (sözlüğümsü) üzerinde durmak istiyorum.
Gençler kodlamışlar sözlüğü, hazır önlerinde Ekşi Sözlük gibim dev bir örnek varken kodlaması zor olmamıştır. Alttaki (telif hakları vs... kısım oluyor) yazı Ekşi Sözlük'ten taklit, özgünlüğü yok. Daha sözlüğü açar açmaz (ilk entry Nisan 2007 tarihli) bir de dönerci kafalayıp reklam almışlar. Yazar sayısı vs. bilgilere bakmadım, çün okumak epey zor o sayfayı. Başlıklarda (başlık mı entiri mi entry mi nedir bu kargaşa, bıktım usandım yav) en fazla 5 kişinin imzası var. Lafı uzatmaya gerek yok, gençlere başarılar diliyorum.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Blog yarışması

Bloglar yarışıyor. Nahnu.org'deki yazı ile haberim oldu bu yarışmadan. Henüz emekleme aşamasındaki bir blog olduğumuz için yarışmaya katılmayı düşünmüyoruz. Ama siz Nahnu'ya oy verin.

Etiketler: ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
26 Haziran 2007

Blog nasıl yapılır?

Başlık, SEO'ya uygun yapıldı. Bu yüzden biraz tuhaf oldu. Blog sayfası oluşturulurken şunlar kullanıldı:
Şablon: Nyboa
Sayaç: Google Analytics, Pmetrics, Mypagerank, Whos.Amung, Popuri.us,
Sosyal İmleme: Ekle Bunu, Oyyla
Logo: Ekiwi
Blog araçları: Snap shots, Etiket Bulutu, Takvim, Son Yorumlar, Smiley (Gülücük)
Diğer: CSS teknikleri, Fotoğraf Albümü,

Etiketler: , , , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
25 Haziran 2007

İnternet kültürü ve Google'yi kullanmak

Bir yazımızda Google'de aranan kelimelere değinirken internet kültürümüzün zayıf olduğunu söylemiştik. Anonim bir yazardan itiraz geldi: İmdiye kadar açtığım sitelere arama motorlarından gelen ziyaretçilerden aklımda kalanlar şunlar oluyor.
  • - (eksi) işaretini kullanarak geleni hiç hatırlarmıyorum.
  • + (artı) işareti az kullanılıyor.
  • Çok azı "..." (tırnak işaretli arama) kullanıyor.
  • www.xxxx.com araması ile gelenlerin sayısı az değil.
Özellikle son söylediğim üzerinde durmak istiyorum. Yani vatandaş Ahmet Efendi sitenin adresini adres çubuğu yerine Google'nin arama çubuğuna ya da Google sayfasındaki arama kutusuna yazıyor. Üstelik adresini yazdığı siteye değil de bir başka siteye gidebiliyor. Komik şeyler geliyor insanın aklına. Acaba internetin sahibinin Google olduğunu düşünenler var mıdır? Öyle ya sizi o yönlendiriyor ve yönetiyor.
Burada akla webmasterların sitelerinin internetteki durumunu araştırdığı ihtimali gelebilir. Ama bu tarz aramaların çokluğu bu ihtimali çürütüyor. Hem bir webmaster sitesinin arama motorlarındaki indekslenme ve backlink durumuna bakacaksa şunları kullanması gerektiğini bilir.
site:http://netgunlugu.blogspot.com/
link:http://netgunlugu.blogspot.com/
Google internetin tanrısı olacak.

Acaba kaç kişi ctrl+enter kısayol tuşunu kullanıyor? Canım bunun ne sakıncası var diyebilirsiniz. Bence şu mahsurları olabilir.
  • Google tekelleşecek, Google'da yoksanız internette yoksunuz. Google'da şu marka isimlerine reklam verildiğini görüyoruz: Arçelik, Vestel, Beko, Blogcu,
  • Haksız rekabet. reno, (Renault kelimesine reklam yok) Toyota, (Toyota Türkiye eşeği sağlam kazığa bağlıyor, kendi markasına da reklam vermiş.) toyoto,
  • SEO kullanarak ve Page Rank'ı yüksek yerlerden backlink alarak Blogger'da açtığınız bir site ile bu markaların önüne geçmek teoride mümkün. Ki öyle örneklerinin olduğunu tahmin edebiliyorum. Sayısı milyarla mı trilyonla mı ifade edilen internet sayfalarının insan eliyle taranması, kayıt altına alınması mümkün değil. SEO, PR denen şeyler nihayetinde sınırları belli programlardır. Arama motorları bu sakıncayı gördükleri için insan eliyle hazırlanmış bir dizin kullanıyorlar.
Google'de en çok aranan kelimeler ve Hürrüyet başlıklı yazıda Fatih yaptığı yorumla bir yanlışımızı düzeltti. Kendisine teşekkür ediyoruz. Zeitgeist' te verilenler en çok arananlar değil aramada en çok yükselenlermiş. Google'nin en çok aranan kelimeleri niçin açıklamadığını tahmin etmek zor değil. Haksız rekabeti önleyecek, internetçilerin o kelimelere hücumunu engelleyecek. En çok aranan kelimeleri açıklaması demek kendi kuyusunu kazmak olur, Google bindiği dalı keser mi?

Hülasaten Google internetin tanrısı olacak.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Seçim tahminleri

Yazının tamamını okumak için başlığa tıklayınız.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
24 Haziran 2007

Feedburner ne işe yarar?

Daha evvel müteaddit defalar denemiş fakat ne menem birşey olduğunu anlayamamıştım. Hâlâ da anlamış değilim.
"Google, Feedburner'i satın aldı" haberlerine kulak tıkayamadım. Birkez daha deneyelim dedik, birçok kaynağa bakmama rağmen tam olarak çözemedim. Ne işe yaradığını az çok kestirdim. Fakat Blogger'ın atom.xml'sinden ya da şu adreste sunulan RSS özelliğinden daha fazla ne sunuyor, çıkaramadım. Google o kadar parayı niye verdi ki:) Bence Gogıl'ı kandırdılar.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Yazım (imla) kılavuzu programı

Kullandığım programları tanıtmaya devam ediyorum.
Yazım Kılavuzu, Siberya tarafından hazırlanmış ve bedava dağıtılıyor. Bu sayfadan indirebilirsiniz.

Programın tek kusuru bence içerisinde AdSense reklamlarının olması. Bildiğim kadarıyla bir program içine AdSense kodlarını yerleştirmek yasaktır. Programı hazırlayanların AdSense ile özel bir anlaşma yapmış olmalarını umuyorum. Yoksa kurallara uymamaktan doları AdSense hesapları kapatılır. Ayrıca, Türkçe reklam çıktığına rastlamadım. Hem biçimsiz duruyor program içinde. Hem internet bağlantısı olmayan bilgisayarlarda o kısım boş görünüyor. Programı hazırlayanlar AdSense reklamı koymak daha küçük boyutlarda kendi sitelerinin reklamlarını yapsalar daha çok kazanırlar bence.

Hazır söz imladan açılmışken TDK'ya da birkaç laf etmeden olmaz. Biliyorsunuz harf inkılabı 1928'de yapıldı. Aradan geçen 79 yıllık zaman diliminde 10 tane imla (yazım) kılavuzu çıkarıldı. Yani 95-100 yaşlarındaki birisi (Fazıl Hüsnü Dağlarca mesala) işi gücü bırakıp imla kılavuzunu mu takip edecek? Bir dilin imlası ile bu kadar oynanması çok yanlış kanaatimce. Bizim kültürümüz "galat-ı meşhur"u bilir.

Size çok basit bir örnek vereceğim: Yazım Kılavuzu'nun son baskısı 2005 yılında yapıldı. Yine aynı sayfadan öğrendiğimize göre bundan evvelki kılavuz 2000 yılında yayımlanmış. 5 yılda bir dilin imlası değiştiriliyor. Kütüphanelerinizde 2000 yılında ya da daha önceki yıllarda yayımlanan İmla Kılavuz'larına bakın bakalım. Kapakta İmla Kılavuzu mu yazıyor yoksa İmlâ Kılavuzu mu? Bulamayanlar eski kılavuza göre hazırlanan şu sayfalara bakabilirler. Üstelik bu sayfalar "imla kılavuzu" diye aratıldığında Google'de birinci sırada çıkıyor. Ah Türkçem vah Türkçem. Kimlerin eline kaldın böyle! Birde son baskıya bakın buradan. Basit bir uzatma işareti (şapka) meselesini bile halledememiş bir kurum var karşımızda. Bunu bile halledemeyen bir kurumunn internet sözüne "genel ağ" karşılığını önermesi beni şaşırtmıyor.

Benzeri bir kargaşa reklam kelimesinde de var. TDK'ya bakarsanız reklâm diye yazılması gerekiyor. Peki TRT dahil hangi televizyon kanalı reklâm diye yazıyor?

Yazarken konuşulurken ufak tefek hataları yapılması doğaldır. Hele hele Türkçe gibi bir dil ile konuşurken, hızlı yazarkan (blog yazmayı kastediyorum) hata yapmamak imkansızdır. Ben bunu trafik kurallarında benzetiyorum. Kurallara ne kadar uyulsa da kazanın kaçınılmaz olduğu zamanlar olabilir. Dil üzerinde duran, yazdığına azami dikkat eden blogcularımızın olması sevindirici.

TDK'ya rağmen Türkçe yaşayacak:)

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Reklamlara tıklatmak

Tekno-labs.com'daki yazıda kısaca şunu demek istiyorlar. Sevdiğiniz, faydalandığınız sitelerdeki reklamlara tıklayın. Sadece 3 saniyenizi alır, reklamlara tıklamazsanız web siteleri ayakta kalamaz mealinde laflar edilmiş.
Bence çok sakıncalı bir yaklaşım. Reklamverenler, reklamları o siteler ayakta kalsın diye vermiyorlar; kendilerini, mallarını tanıtmak için reklam yapıyorlar.

Şöyle düşünün, sitedeki yazıyı okudunuz, beğendiniz, yazıdan birşeyler öğrenip faydalandınız. Siteyi ödüllendirmek için reklama tıklayıp ödüllendiriyorsunuz. Peki reklamveren ne olacak? Hiç ilginizi çekmeyen bir ürünün reklamına sırf yayımcıya destek olsun diye tıklıyor ve gittiğiniz siteyi 3 saniye içinde kapatıyorsunuz. O reklamveren bir daha internette reklam verir mi dersiniz? Böyle yaparak websitelerinin ayakta kalmasına daha çok engel olursunuz.

Ziyaretçilere, internet kullanıcılarına bu yönde telkinde bulunmak yerine reklamlara tıklatmanın yolları üzerinde durulmalı bence. Daha önceden bununla ilgili bir kısa yazı kaleme almış ve örnek AdSense yerleşimlerini göstermiştim. Hem Google'de bunu söylüyor AdSense kurallarında. Reklamlar sitenizin bir parçası gibi dursun diyor.

İnternet reklamlarının TV reklamlarından fazla bir farkı yok bence. Nasıl ki TV'de yayımlanan reklamı yayımcı seyrettirmek için uğraşıyor, reklamlarda Cem Yılmaz'ı oynatıyor, nice komedi dizilerine taş çıkartan senaryoları 20-30 saniye içine sığdırıyorsa internet reklamcısı da ziyaretçiye önce reklamı göstermeye uğraşmalı. Reklamı gören, okuyan ziyaretçi reklam ilgisini çekerse tıklayacaktır.

Etiketler: , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Zurna.com'dan bir günlük blog

Buradan öğrendiğime göre Zurna.com'un sahibi Amerika'da imiş. Amerika'da biraz fazla kalmanın neticelerini görüyorsunuz. Size sadece "bir günlük" "websayfası" veriyor. Virgülden sonra "ve" kullanıyor. Ya da şöyle diyelim "ve"den önce virgül kullanılmaması gerektiğini bilmiyor. Cümledeki ve'lerden biri fazla.
Resmi silerler veya değiştirirler diyerekten bir de Blogger'a ekliyorum.

Etiketler: , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
23 Haziran 2007

Dünya nüfusu kaç? ABD nüfusunu öğrenin

Yalan üçe ayrılır demiş bir bilge:
  1. Yalan
  2. Kuyruklu yalan
  3. İstatistik
ABD nüfusuna bakan müessese burada ABD nüfusunu ve dünya nüfusunu gösteriyor. Veriler birkaç saniyede bir değişmekte. Sayfayı fazla incelemedim, ABD nüfusunu neye göre belirlediklerini bilmiyorum ama dünya nüfusunu istatistik biliminin verilerine göre yansıtıyordur.

Etiketler: , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Google'de en çok aranan kelimeler ve Hürrüyet

Blog mu diyelim günlük mü diye tartışaduralım, vatandaş bildiğini okuyor. Türkiye'nin en büyük gazetesinin adının yanlış yazılmış hali Mayıs 2007'de Google en çok aranan kelimeler arasında 9. sırada.

Meseleye birkaç açıdan bakmak lazım:
  • Vatandaşımız yabancı menşeli kelimeleri kendi diline uyduruyor. Hürriyet kelimesi Türk hançeresine uygun değildir. (Merak edenler büyük ünlü, küçük ünlü uyumuna tekrar baksınlar) Ve vatandaşımız konuştuğu gibi yazma eğiliminde. İnternet kullanıcısının büyük çoğunluğunun 30 yaş altındaki kişiler olduğunu tahmin ediyorum. Demek ki bir nesile okuma, yazma ve konuşmayı doğru dürüst öğretememişiz.
  • Türk internet kullanıcısının internet ve bilgisayar kültürü zayıf. Her ne kadar Mozilla Firefox en çok aranan kelimeler arasında girse de çoğu kişi tarayıcının adres çubuğunu kullanmıyor. Bunun yerine gitmek istediği sayfanın adının Google'ye yazıyor.
  • Google internette bir tekel olma yolunda ilerliyor.
    Bir internet sayfası Google'de ilk sayfalarda yoksa internette yok demektir. Blogcuların, internetle uğraşanların bunu göz ardı etmemeleri gerekiyor.
  • Google'nin bu sayfada verdiği verilere bakarak Türk internet kullanıcısın interneti ne amaçla kullanıdığı görülebilir. Örneğin; Nisan 2007'de en çok aranan "kitap özeti" imiş. "Kitap özeti"ni Mayıs 2007'de ilk 15 içinde görmüyoruz. Çünkü artık yıllık ödevler teslim edildi. Okulda dersler gevşedi, okulu asmalar arttı. Şimdi internet kafelerde oyun zamanı. Mayıs 2007'de en çok aranan kelime "tekken". Öğretmenlerimiz yıllık ödevlerini belirlerken bunları göz önünde bulundursun:)
  • Zeitgeist arşivine baktığımızda Türkiye'de son aylarda aranan kelimelerde bir dalgalanma olduğunu görüyoruz. Önceki yıllarda ise bir istikrar var. Gazeteler ve spor kulüpleri peşpeşe birkaç ay ilk 10 içinde yer alıyorken son aylarda en çok arananlar arasında kendilerine yer bulamıyorlar. Google'nin bize sunduğu Zeitgeist' e pek güvenmiyorum açıkçası. Bu veriler çok sağlıklı gelmiyor bana.
  • Hürrüyet kelimesinin çok aranmasını fırsat bilenler hemen işe koyulmuş. Bakınız Hürrüyett. SEO icat oldu mertlik bozuldu diye bir netsözü uydurayım bari.
  • Yanlıştan para kazanmayı akledenler de var. İnternetten nasıl para kazanılır diye soranlara olan aklımı size mi vereyim diyorum.

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

İki araba arasına park etme, simülasyon

Kadınların sıkıntı çektiği konulardan biridir park etme.
-Aferdersiniz, beyfendi, rica etsem arabayı çekebilir misiniz?
-Çekeriz abla, ne demek...
Artık böyle sorunlar yaşanmayacakmış. Siz yine de park etmeyi öğrenin. Bakın bunun için ne güzel oyunlar var:
Park etme oyunu
Araba park etme
Bir başka park etme oyunu
Park etme simülasyonu

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Blogger temasını değiştirmek

Temayı değiştirmenin zamanı geldi. Sayfanın en altında yer alan etiketler çok çirkin durmaya başladı. Bileşenli bir temaya geçeceğim. Eski temayı buraya koydum.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
22 Haziran 2007

Olmazsa olmaz Firefox Eklentileri

Faster Fox
Firefox'u hızlandırdığı söyleniyor ki öyle. Herhangi bir ayarı ile oynamadım. Türkçedir.
ColorZilla
Sayfanın herhangi bir yerindeki ya da bir resimdeki rengin HTML kodunu öğrenmek için kullanılır. AdSense yayımcıları için olmazsa olmaz bir araçtır bence.
Google Notebook
Sayfaları gezerken not tutmak için kullanılır. Notlarınız, Google Notebook'ta saklanır. Metni seçip kolayca not ekleyebilirsiniz.
Gmail Notifier
Bir köşede durarak Gmail hesabınızı kontrol eder. Gelen olunca sizi uyarır.
Adsense Notifier
Bir köşede durarak AdSense verilerinizi size yansıtır. Her 15 dakikada bir güncelleme yapar. Böylece kazancınızı görmek için ikide bir AdSense hesabınıza girmek zorunda kalmazsınız.
Sage
RSS desteği olan siteleri takip etmek için kullanıyorum.
Monitör
Sitenizde hangi sayfaların gezildiğini anlık olarak görün. Önce bu adresten aldığınız kodu sayfanıza eklemeniz gerekiyor. Üyelik istemez.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

PDF belgelerini Foxit ile okuyun

İnternette yaygın olarak kullanılan belge biçimlerinden biridir PDF. Adobe'nin PDF okuyucusu Acrobat adlı programı hem çok geç çalışıyor hem de 20 mb'ın üzerinde kurulum dosyası var.

Foxit Reader, hızlı, bedava ve Türkçedir.
Bunun Foxit Reader'ı kullanabilirsiniz.
Foxit Reader'i şu sayfadaki bağlantıların birinden indirebilirsiniz. Programı çalıştırdıktan sonra dilini değiştirmek için Language'ye tıklayın, oradan Türkçe'yi seçin. Kısa bir süre içinde Türkçe dil dosyası yüklenecektir.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

En iyi video izleme programı

VCD, MPEG, 3GP, AVI vs.. derken sürü ile video formatı çıkıyor karşımıza. Window'un Media Player'ı hem yavaş hem de birçok formatı desteklemiyor. Zırt pırt yeni sürüm çıktı güncelleyin, diyor.


VLC
GNU lisanslıdır, ve kullanımı kolaydır, hızlıdır, ücretsizdir.
Hem makineyi çok yavaşlatıyor Media Player. Media Player'ı ve Windows'un hesap makinesi dışındaki programlarını Denetim Masası>>Program Ekle/Kaldır'dan kaldırıyorum.
Video seyretmek için kullandığım program ise VLC. Programın şimdiye kadar oynatamadığı video formatını görmedim. VLC'yi şu sayfada verilen bağlantılardan indirebilirsiniz. Türkçe desteği vardır, kurduktan sonra program karşınıza Türkçe olarak çıkacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

İki blogum silindi

Blogger'daki iki blogum silinmiş. Silinmiş evet, kim silmiş, niye silmiş bilmiyorum. Her ikisi de AdSense'den kazandırıyordu. Dün gece bir baktım, yok olmuşlar. Sanırım gece saatlerinde bişiyler olmuş.

Bloglarınızı mutlaka yedekleyin.

Aksiliğe bak şimdi, sıfırdan başlamak da zor geliyor.
Çünkü gündüz yayında idiler. Blogger'daki bi bugdan mı kaynaklanıyor yoksa biri benim hesabıma girip blogları mı sildi? Eğer ikincisi ise tüm şifreleri bi daha gözden geçirmem gerekecek ve makinede virüz var mı yok mu bakmam lasım.

Etiketler: , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Css ile neler neler yapılıyor.

Bir önceki yazıda dikkat çekici başlıkları öğrenmiştim.

Buna alıntı diyor kaynağında.


Şimdi ise benzeri bir hüner sergileyeceğim.
Edit:
Yazıyı biraz daha uzatmak gerekiyormuş. Kara babam karala...

Etiketler: , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
21 Haziran 2007

Klasik şablonlar için etiket bulutu

Sayfanın altındaki etiket bulutu uzadıkça uzuyor. Bir an önce buna bir çözüm bulmam lazım.

Etiketler: , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Yazı cambazlıkları


...Dikkat çekici başlıklar koymak için bu yöntemi kullanabilirsiniz.

İnternet gezginleri ve blog okurları tembeldir. Hatta gazete okuyucularından bile daha tembeldirler. Diyelim ki uzun bir yazı yazdınız. Herkesten yazının tamamını okumasını bekleyemezsiniz. Yazının içinde vurgulamak istediğiniz bir cümleyi, tıpkı gazetelerin yaptığı gibi sayfalarınıza yerleştirebilirsiniz. Nasıl yapıldığını işte bu sayfadan öğrendim.

Etiketler: , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

ilk harfi büyük

Yazılarınızda ilk harfi büyük göstermek ister miydiniz? Buyrun kodlar:
.dropcaps {
float:left;
font-size:100px;
line-height:80px;
padding-top:1px;
padding-right:5px;
}



Etiketler: , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

blogger temaları ve blog araçları

Blogunuz için farklı temalar arıyorsanız şu sayfalara bakınız.
FinalSense
Gecko&Fly
Blogger Templates
TemplatePanic

Gelelim blogger için araçlara. Bunlara bileşen de deniyor.
Bu sayfadan blogunuza son yazılar, son yorumlar eklentilerini yükleyebilirsiniz.
Bu sayfalardan şık bir foto albüm ekleyebilirsiniz.


Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Siteye ziyaretçi çekme yolları

Öncelikle Google'nin gözüne girmelisiniz. Nasıl mı? Buraya ve şuraya bakabilirsiniz.
Şayet sitenizden reklam yayımcılığı ile para kazanmayı düşünüyorsanız imdilik AdSense'den başka alternatifiniz yok gibi duruyor. Ve AdSense reklamlarına Google'den gelen ziyaretçi tıklar. Buna yakinen tanık oldum. Şöyle ki, Flickr'daki fotoğrafların animasyon şeklinde gösterildiği bir blog hazırladım. Bu blogu Google'nin tanımasını beklemeden sosyal imleme sitelerinden birine ekledim. Daha ilk günde sayfa 500 gösterim yaptı. Peki kaç tıklama vardı dersiniz. 0, sıfır tıklama. Sosyal imleme sitelerinden gelen ziyaretçi eğlenmek için ya da merakını gidermek için geliyor sayfaya. O ziyaretçi reklama tıklamayacaktır.
Şu an okuduğunuz blog henüz çok genç, bir haftalık. Google'den günde 3-5 kişi geliyor. Ve Google sayfaların tamamını indexlemiş değil. Zamanla bu da olacaktır. Çünkü Page Rank'ı yüksek yerlerden backlink almaya gayret ediyorum.
Tecrübelerimi paylaşmaya devam edeceğim efendim. Bizi izlemeye devam edin.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
20 Haziran 2007

Abaza Hasan olayı

40 yaşındaki capon karılara sulanan Hasan'ın hazin hikayesi işte burada başlıyor. Hasan'ın bastırılmış duyguları sayesinde küfürlerimizi başta Japonlar olmak üzere cümle âleme okutuyoruz. Başta oraya uyruğunu yazan Hasan'ı ve küfürleri sıralamakta mahsur görmeyen diğer Türkleri tebrik ediyorum. Rezil ettiniz memleketi, şimdi Japonya'ya nasıl ayak basarız ha...

Etiketler: ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Makineleşen dil

Birkaç gündür blog mu günlük mü tartışmalarını takip ediyorum. Hatta bazılarına katıldım tartışmaların. Oradaki avare ben oluyorum efendim. Bu sayfaların adı (adresinin bir kısmı) Net Günlüğü iken blog kelimesinin kullanılmasını savundum ve bu hiç kimsenin dikkatini çekmedi.
İnternet zaman içinde kendine ait bir dili kendiliğinden oluşturacak ve bu dil sadece internette kullanılacak.
Tartışmaya biryerinden katılmalıydım çünkü backlink almam gerekiyor. -Burada hemen önceki tartışmaya dönelim kısaca. Backlink kelimesini kullandım kasıtlı olarak ama yanına almak kelimesini ekledim yani Türkçe bir kullanım oldu. Geri bağlantı, ya da geri köprü tamlamalarını tercih etmedim, çünkü anlaşılmayabilirdi neyi kastettiğim. Yaygın olan kullanım backlink olduğu için bunu tercih ettim. - Münazara ve polemiği sevdiğim için günlük kelimesine karşı çıkıp blog kelimesinin kullanımını savunuyor değilim. Tartışmaya katılmamın esas sebebi siteyi duyurmak ve Google'ye varlığımı göstermekti. Zaman içinde Page Rank alırsam site aramalarda üste çıkacak.
Türk blogcular içinde en faal olan wolkanca'dır sanırım. Şu sayfada Volkan için şunlar yazılmış: "İşte gördüğünüz gibi amiyane tabir ile Google’a oynayan bir blogger. Ama öbür taraftan da makyavelist bir mantıkla bir çok internet kullanıcısını kendisinden haberdar ediyor. Etikliği her zaman tartışılabilir, lakin tekrar etmekte fayda var: wolkanca’nın blogu çok başarılı bir SEO çalışmasıdır. Bu yönden tebriği hak ediyor."
Volkan'ın yaptıklarında etik açıdan bir mahsur görmüyorum ben. Maksadı siteye ziyaretçi çekmek ve para kazanmak.

Ticaretin ve para kazanmanın en temel şartlarındandır etkileyici bir dil kullanmak. Bir bakkal olsanız da otomobil tamircisi olsanız da muhataplarınızla dil ile anlaşırsınız. İnternette dili kullanırken öncelikle bir bilgisayar programını, (Gogıl, Emesen, yaho) düşünemeyen, hissedemeyen bir mankurtu ikna edeceksiniz.

Başta wolkanca olmak üzere, diğer blogculara şunu sormak lazım: Yazılarınızı kaleme alırken önce Google'yi mi düşünüyorsunuz? Yani Google ile nasıl anlaşabileceğinizi yani onu nasıl kandırabileceğinizi hesaba katıyor musunuz? Eğer bu sorunun cevabı evet ise dil için tehlike orada başlıyor. Bir program için kaleme alıyorsunuz metni, dili o makine için kullanıyorsunuz. Yoksa blog, backlink, online kelimelerini kullanmakla Türkçe'ye, İngilizce dışındaki dillere birşey olmaz.
Dil
Sadece Türkçe değil bence tüm diller tehdit altında. İnternet hayatımıza öyle bir girdi ki herşeyimize tesir etti. Ve interneti arama motoru denilen bilgisayar programları yönetiyor. Google, MSN, Yahoo olmadan bugünkü internet olur muydu? Ve internette ben varım demek için Google'de görünmeniz lazım değil mi? İnternetten alışveriş yapıyor, internetten para kazanıyor, internette tanışıyor, internette eğleniyor, sohbet ediyoruz. Hayatımıza bu denli girdi ve çıkacağa benzemiyor. Daha da girecek evlerimize, köylerimize, beyinlerimize.

Belki de bu kadar karamsar olmaya gerek yok. İnternet zaman içinde kendine ait bir dili kendiliğinden oluşturacak ve bu dil sadece internette kullanılacak. Türkçe'ye sahip çıkmak isteyenler siz Refik Halit Karay'ı, Tanpınar'ı, Yahya Kemal'i okuyun. Okuyup rahatça anlayabilin onları. Metinlerinizi onlar gibi kaleme alın.

Yukarıda otomobil tamircisi kelimelerini kalın yazdım. Niye mi? Bu sayfadaki 9. maddeye bakın.:)

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Rekabetçi reklam filtresini kullanan var mı?

AdSensecilerden birisi üşenmemiş Rekabetçi Reklam Filtresi diye blog açmış. Oradaki listede verilenlere zaman zaman sitelerimde rastlıyorum. 0,01 verdiklerini nasıl tespit etmiş olabilir diye düşünüyorum. Birkaç yol geliyor aklıma.
MSN'de rastladığın bir tanıdığa sesleniyorsun.
-Şuradaki reklama bir tıkla bakim
-ok
-Neresi çıktı
-31ci sohbet
-hımm, ok, saol
Bakıyor, 0,01 vermiş, hemen filtreliyor.
0,01'lerden kurtulmak için bir çözüm olacağını sanmıyorum. Google AdSense Türkiye'de internet reklamcılığı konusunda tekel sayılır. Rakipleri oluşasıya ve güçlenesiye kadar bu böyle gidecektir. 1 cent verenlerin hangi birini engelleyeceksin ki...

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Gmail şifrelerini unuttum

Spamcılarla mücadele için birden fazla mail adresi kullanıyordum. Gmail, her yönüyle güzel bir hizmet. Etiketleme, mail yönlendirme seçeneği sunması çok güzel. Kullandığım adreslerden birinin parolasını (başlıkta şifre yazdım, ama doğrusu paroladır. Niçin öyle yaptığımı unutmaz isem ileride açıklarım.) unuttum. Parola hatırlatma seçeneği işime yaramaz, çünkü hatırlatma sorusuna klavyede harflere rast gele basarak cevap vermiştim:) Parolayı mümkün değil hatırlamıyorum:(

Etiketler: , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
19 Haziran 2007

Günlük değil blog

Millet harıl harıl tartışıyor, blog mu günlük mü? Bu sorunun cevabı çok basit efendim, tabii ki blog.
Vay efendim blog kelimesi Türkçe değilmiş. Kim demiş değil diye? Günlük kelimesi ne kadar Türkçe ise blog da o kadar Türkçe'dir. Misallerle açalım efendim. Şu kelimelere Türkçe değil diyebilir miyiz: anahtar, adam, şans, akıl, mühendis, numara, not vs... Meraklıları kelimelerin kökenlerine şuradan bakabilirler.

"Günlük kelimesi ne kadar Türkçe ise blog da o kadar Türkçe'dir." demiştim. Açıklamaya çalışayım: İmdi günlük türemiş bir kelimedir. Gün- köküne -lük yapım eki getirilerek yapılmıştır. -lık, -lik, -luk, -lük eki addan ad yapmak için kullanılır. Eklendiği kelimeler mekan bildirebilir veya kap ismi olabilir: kömürlük, tuzluk, taşlık... Bir kavramı karşılayabilir: Evlilik, tembellik, çalışkanlık... Yıl, ay, hafta, gün, saat, mevsim, yaz, kış gibi zaman bildiren kelimelere eklendiğinde o kelimeleri sıfat yapar. Yazlık elbise, yıllık izin, günlük işler....

Günlük kelimesinin "bir yazı türü, edebi tür" anlamlarında kullanılması dilin bu mantığından dolayı uygun değildir. Bundan dolayı günlük kelimesi yerine jurnal'i tercih edenler var. Bu vakitten sonra günlük kelimesi dilden çıkarılamaz. Şöyle ya da böyle kullanılıyor.

Gelelim blog kelimesine: Yabancıdır diye kullanmayalım deniyor. Yukarıda saydığım kelimeler de yabancı idi, onları da dilden atacak mıyız? Diyeceksiniz ki o kelimeler uzun zamandır kullanılıyor ve dile yerleşmiş. Maalesef blog kelimesi de öyle oldu. Birkaç sene içinde yerleşiverdi dile. Asrımız süratli. Bizim TDK'daki yaşlı profesörlerimiz "Genel Ağ" "çenebazlık" kelimelerini türetesiye kadar gençlerimiz "internete girip çetleştiler." Şimdilerde blogluyorlar, iyi de ediyorlar. Bloglasınlar, bloglama dalsınlar nete.

Esasen bu hamur daha çok su götürür. Ara ara değiniriz.
Tartışmalar şuralarda sürüyor.
Seri yazmak zorunda kaldım, sürç-i klavye ettikse affola.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

AdSense reklam yerleşimlerine örnek

Sörf yaparken beğendiğim AdSense yerleşimlerini bir kenara not ediyorum. Zaman zaman deneyeceğim bunları. Bakalım nasıl bir netice alacağız.
İşte birkaç örnek
Devamını okumak için Kızılay'a veya Mehmetçik Vakfı'na veya Çocuk Esirgeme Kurumu'na 5 YTL bağış yapmanız gerekiyor.
Bağış yapanlar e-posta (Gmail olması gerekiyor) adreslerini bu yazıya yorum yazarak bize bildirirse yazıyı okuyabilirler.
Not:E-posta adresleriniz gizli tutulacaktır.
Yazıyı okumak için başlığa tıklayın.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Adsense yazı tipi ve yazı boyutları

Google reklamlar sitenizin bir parçası gibi dursun diyor. Yani reklamın rengi vs. siteye uyumlu olmalı.
Sitenizin yazı tiplerini AdSense yazı tiplerine uydurmak isteyebilirsiniz. İşte yazı tipleri:
Devamını okumak için Kızılay'a veya Mehmetçik Vakfı'na veya Çocuk Esirgeme Kurumu'na 5 YTL bağış yapmanız gerekiyor.
Bağış yapanlar e-posta (Gmail olması gerekiyor) adreslerini bu yazıya yorum yazarak bize bildirirse yazıyı okuyabilirler.
Not:E-posta adresleriniz gizli tutulacaktır.
Yazıyı okumak için başlığa tıklayın.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
17 Haziran 2007

Reklamstore'yi beğenmedim.

Dün reklamstore.com'a kayıt olmuştum, denemek için. Bir günde vazgeçtim. Çünkü reklamları siteye hiç uygun değil. Sitenin birinde AdSense reklamlarının yerine koymuştum. Garantiarkadas ve 100puan'ın dışında reklamları çıkmıyor. Oysa sitenin kategorisi bunlar değildi. Neticede 24 saat itibari ile 100ün üzerinde gösterim ve 0 tık. Aynı site AdSense'den en az 1 dolar getiriyor idi. Reklamstore sana güle güle, kendini biraz geliştir de gel.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Reklam, şarap ve grup seks

İnternet yayımcılığına bulaşan ve bu işten az çok para kazanmak isteyen biri olarak reklâmlara (TDK'ya sorarsanız a şapkalı olacak, TRT dahil kaç kişi uyuyor bu kurala) dikkatle bakıyorum. TV reklâmlarında çok başarılı bulduklarıma var. 20 saniyeye ne kadar çok şey sığdırıyorlar öyle, ne müthiş senaryolar onlar...