Net Günlüğü: Ağustos 2007

Gündeme, hayata, memlekete ve internete bakış... Otomobiller, eğitim, siyaset, müzik, blog ve internet dünyası...

Ana Sayfa | Yazıları takip et | Yorumları takip et

Sabah Kahvesi

Önceki yazılar

HACKED
1 Mayıs şarkıları, mp3 dinle
Çift Sim Kartlı CepTelefonu - Hangisini alsam aca...
Meclisin açılışı, 23 Nisan şarkıları
Avrupa Futbol Şampiyonası Euro 2008
Gramer kuralları, gramer nedir?
1 Mayıs Tatili
Ege Türküleri dinle, mp3 indir
Fenomen Yarışması, Sinan Çetin'le Star TV'de
Tenkit nedir, eleştiri örnekleri

Arşiv

Nisan 2007
Mayıs 2007
Haziran 2007
Temmuz 2007
Ağustos 2007
Eylül 2007
Ekim 2007
Kasım 2007
Aralık 2007
Ocak 2008
Şubat 2008
Mart 2008
Nisan 2008

Yönetici için

Şablonla oyna | Yeni Yazı Gönder | Yazıları düzenle | Yorumları yönet | Ayarlar | Müzik Ekle
website counter
31 Ağustos 2007

İnternette yaşamak

Bir blogcunun hakkında sayfasındaki şu cümleler internetin dünyadan ayrı bir yer olduğunu göstermiyor mu sizce de?
  • ASlına bakarsanız her zaman söylerim yeni bir forumda aktif olmak geleceğe bir yatırımdır.
  • Artık bir moderatördüm.
  • Bı sırada forumda ve irc de git gide yüksleiyordum. En sonunda admin oldum. Bu bir çok kişi için doruk noktasıdır ama bu erken yükseliş beni kesemedi.
  • Toplam 6 adet sitede yöneticilik yaptım. Tam yetki ile. Bir çok sitenin kurulumuna da katkım oldu.
  • İlk domainimi bu aralar almayı düşünüyorum.
  • Kısacası web hayatım bu kadar.
  • Yaptığım bir çok üst düzey yöneticilik falan hepsi yalan oldu

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Antika araba resimleri

Resimleri görebilmek için tıklayın. Antika Araba Resimleri

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Yeni bakanlar ve bazı siyasi yorumlar

Yazının tamamını okumak için başlığa tıklayınız.

Etiketler: , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Faizsiz Kazanç - Tesettürlü Mayo - İçkisiz otel

Ülkemizde yaşanan batı kaynaklı kültürel değişim hayatın bütün alanlarını ve her toplumsal sınıfı etkiliyor. Benim üzerinde durmak istediğim Müslümanların (dindar, muhafazakar, müslüman.. artık hangisi uygunsa onu kullanın siz) modern hayata kendi renklerini katarak katılmaya çalışmaları.

Modern hayatta tatil deyince deniz, kum, güneş mi aklınıza geliyor? Herkes denize mi giriyor? Dindarlar bundan neden mahrum kalsın ki? Onların da kendi renkleri ile bezenmiş tesettür otelleri var. Onlar da denize giriyor artık.

Tam teşekküllü bir yaz tatili için denize girmek şart mı? Dindarların da mayoları, haşemaları var.

Günümüzde birikimleri değerlendirmenin en kestirme yolu parayı banka faizine yatırmak mı? Dindar kesimin de faizsiz bankacılık sistemi, islami bankaları var. Hem de en helalinden.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
30 Ağustos 2007

Toyota Auris reklam şarkısı, müziği

T
oyota'nın, "Otomobil dünyasının altın çocuğu" olarak duyurduğu Auris için hazırladığı reklamın müziği için sitemize gelenler olmuş. Onları eli boş göndermek bize yakışmazdı.
Araştırmalarımız neticesinde Auris reklamında kullanılan müziğin Muse'nin Take A Bow adlı şarkısı olabileceğini tespit ettik. Auris reklamındaki şarkının farklı bir yorumu olabilir. Çünkü reklamdaki tınılar ile aşağıda seyredeceğiniz klipteki tınılar arasında biraz fark var. Şarkının 2:32'den sonraki bölümü Auris reklamında kullanılmış.

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Blogger bloglarını devretmek

Daha önce bir blog satışını sizlere duyurmuştuk. O zamandan bu yana Blogger'daki bir blogun bir başkasına nasıl devredilebileceği kafamı kurcalamıştı. Meğer çözümü çok basitmiş. Çok kullanılan bir özellik olacağını sanmıyorum. Öyle ya kaç kişi blog satarak para kazanıyor? Blogu bir başkasına devretmenin bu kadar kolay olmasına boncuk bulmuş kadar sevindim ve bol resimli olarak bu yazıyı hazırladım.
Sırasıyla şunları yapıyoruz.
  1. Kontrol paneli>>Ayarlar>>


  2. İzinler
  3. Yazar Ekle
  4. Blogu devredeceğiniz kişinin e-posta adresini kutuya yazıyoruz. Gmail, hesabı olması gerekiyor. DAVET ET düğmesine tıklıyoruz.
  5. Karşınıza şu ekran geliyor:
  6. Davet ettiğiniz kişiye bir e-posta gönderilecektir. Oradaki linke tıklayıp giriş yaptığında sitenizde ziyaretçi yazar olarak olabilecektir. Üst menüden tekrar İzinler yazısına tıklayın. (2. adım) Davetinizi kabul etti ise karşınıza şu ekran gelir:
  7. Davet ettiğiniz kişinin e-posta adresinin yanında "ziyaretçi" yazıyor.
  8. "ziyaretçi" yazan yere tıkladığınızda tıkladığınızda o kişiyi de yönetici yapmış olursunuz yani sizinle aynı haklara sahip olur.
  9. Görüldüğü gibi blogun iki tane yöneticisi vardır şu an. Ve yöneticiler, kendilerini, diğer yöneticileri, yazarları blogtan çıkarma hakkında sahiptir. İsminizin karşındaki "yönetici" yazısına tıkladığınızda şu sayfa gelecek:
  10. "Kendinizi bu blogtan çıkarın" linkine tıklayın. Karşınıza çıkan ekranda "Tamam" deyin.Hepsi bu kadar. Blogunuzu yazıları, yorumları, resimleri, adresi, pagerankı... ile bir başkasına devretmiş oldunuz.
Geriye şayet varsa reklam kodları, sayaç kodu, profil bilgilerini vs. değiştirmek kalıyor.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
28 Ağustos 2007

Etox: İlk yerli spor araba

O
to dekorasyon firması Ertex Türkiye'nin ilk spor otomobilini üretmiş. Etox adını verdikleri otomobili 85 bin YTL'ye satışa çıkarmışlar. ETOX'a ilk eleştiri isminden dolayı gelmiş. İsmindeki her harfin bir simgesi varmış, T "Türk"ü temsil ediyormuş.


Etox 2008 yılı sonuna kadar sadece 20 tane üretilecekmiş. Herkese satılmayacakmış, başvurular arasından seçeceklermiş Etox'u satacakları kişileri. Burada akla Ferrari'ye tüp taktırmaya çalışan Türk geliyor:) Etox üreticilerine hak vermemek elde değil.
Etox'u üretmek için 7 tane dana kesmişler.

Dikkatimi çeken bir özelliği de koltuklarının dana derisi olması. (Dana derisi kaplı demek istiyorlar, yoksa sadece deri kullanılarak koltuk yapılmayacağını herkes biliyor.) Dana derisi diye özellikle belirtmişler, inek derisi değilmiş. 7 adet dana kesmişler. Oldu olacak dananın nerede beslendiğini, türünü (karasığır, montofon vs...) belirtselermiş keşke.

Direksiyon da deridenmiş. İyi tabaklanmadıysa deriler koku yapar elde. 7 tane danayı iyi yetirmişler valla.
Sitelerinde aracın özelliklerini sayarken "müşteri odaklı farklı bir nokta tespiti" de geçiyor. Anlayan beri gelsin.

Etox'un ismini ben de sevmedim. Yerli lafını duyunca insan Türkçe kelimeler arıyor. Devrim, Murat, Doğan, Şahin, Kartal gibi.
Madem bu kadar dana kullanıldı bu otomobili üretmek için bari ismini de Tosun yapsaydınız tam olurdu. Hem yerli olurdu hem de malın niteliğini yansıtırdı.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Liderlerin el yazısı

Yazının tamamını okumak için başlığa tıklayınız.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
27 Ağustos 2007

Sunny reklam müziği, şarkısı

P
ortakallı gazoz markası Sunny'in (Sany, saniy diye okunuyor) reklamındaki şarkı. Boney M. Sunny -(Yakala Güneşini)
Şarkının çıkış tarihi 1976 imiş. İspanyol paça pantolon, uzun kalın fauller, kulakları kapatan saçlar, dizüstü etekler...
Tecavüzcü Coşkun'un tepindiği diskolarda çalan müziklere benziyor. Güzel şarkı ve güzel günlermiş vesselam.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Google ve Türkçe

Daha önce ülkemizdeki internet kullanımı ve Google üzerinde durmuştuk. Google'de kendine yer bulamayan siteyi internette yok sayabiliriz. Çün Google internetin tanrısı gibi.
İmdi siz site hazırlarsınız, Google'de hazırladığınız siteye uğrar ve sitenizi arşivler. İnternet kullanıcıları bir kelimeyi veya kelimeleri arattığında sitenizi onlara gösterir. Buraya kadar olanlar malumu ilam yani herkesçe biliniyor.
Benim dikkati çekmek istediğim konu diller ve Google.
Devamını okumak için Kızılay'a veya Mehmetçik Vakfı'na veya Çocuk Esirgeme Kurumu'na 5 YTL bağış yapmanız gerekiyor.
Bağış yapanlar e-posta (Gmail olması gerekiyor) adreslerini bu yazıya yorum yazarak bize bildirirse yazıyı okuyabilirler.
Not:E-posta adresleriniz gizli tutulacaktır.
Yazıyı okumak için başlığa tıklayın.

Etiketler: , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
25 Ağustos 2007

Masaj kursu

M
asaj yapmayı biliyor musunuz? Sertifikalı masör olmak için kurslar var. Benim o kadar vaktim ve param yok diyorsanız buyrun videoyu seyrederek öğrenin. Bu videoda yüz masajı anlatılmaktadır ve video Türkçedir. İyi masajlar efendim.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
24 Ağustos 2007

İran kedisi resimleri

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
23 Ağustos 2007

Bufalo Aslan savaşı videosu

A
matör bir kameracı tarafından çekilen, bufalo ve aslanların savaşını gösteren video Youtube'de izlenme rekoru kırdı. Görüntülerde bir de fırsatçı timsah var. Sonuçta avcıların eli boş kalıyor, bufalolar yavruyu kurtarıyor. İşte o video:
Prefabrik Evler

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Kadın olmamak için nedenlerim [mim]

M
im dalgasından biz de nasibimizi aldık. Sağolsun, damacana.org'e bize de pas atmış.
Niçin kadın olmak istemezdim?
Kadın vücudu kadar sanat değeri taşıyan bir başka eserin olabileceğini sanmıyorum. Tanrı o kadar güzellerini yaratmış ki tutulmamak elde değil. En iyisi meramımı şair Turgut Uyar'ın dizeleri iler dile getirmeye çalışayım:
sana bir şey soracağım, affet, allahım!...
beş vakit kızlar doluyor camilerine,
beyaz yaşmaklı, beyaz tenli masum kızlar...
benim bir defa görüşte yüreğim sızlar;
sen tutulmadın mı, içlerinden birine?
sana bir şey soracağım, affet, allahım!...

Erkek halimizle kadınları sevmemizde bir mahsur yok değil mi? Peki kadın ya kadın olsaydım o "beyaz tenli"lileri görünce yüreğim sızlasaydı... Lezbiyen olmak istemediğim için kadın olmayı istemezdim.
Ben de pası Levent Dal'a atıyorum.

Etiketler: ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Süper Teklif ile uğraşmaya değmez.

Daha önce bir yazımızda Süper Teklif'ten kazanan var mı? diye sormuştuk. Cevabını yine kendimiz aradık ve kazanmanın çok ama çok zor olduğunu gördük. Süper Teklif Nedir başlıklı yazıda sistemin zayıf yönlerini, nasıl işlediğini ayrıntılı görebilirsiniz.
Yarım milyon insandan sadece 39 kişi para kazanmış.

Gezdiğim internet sitelerinin neredeyse yarısında Süper Teklif benzeri sistemler tanıtılıp tavsiye ediliyor. Mail oku kazan, ankete katıl kazan, tıkla kazan, gez kazan, ara kazan... vs. Maksat kendisine alt üye kazandırabilmek. İlk sorduğum soru şunlar oluyor hemen. Sen kazandın mı? Ne kadar zamanda ne kadar kazandın? Kazandı isen neyin karşılığında kazandın, ne kadar vakit ayırdın?

Şurada yazdığına göre Süper Teklif 06 Nisan 2007'de yayına başlamış. Buradaki haber ise 5 Temmuz 2006 tarihli. Bir yıldan fazla bir geçmişi var Süper Teklif'in. Peki bu kadar zamanda kaç kişi üye olmuş Süper Teklif'e: Burada yazıldığına göre üye sayısı 570.000'i aşmış.
Şimdi sıkı durun, kazananlara geçiyoruz. Bu beş yüz yetmiş bini aşkın üyeden sadece 39 kişi para kazanmış. 39 kişi aralarında 38.500 YTL'yi paylaşmış. Kişi başı 1000 YTL'ye yakın para ediyor. Nisan 2007'yi başlangıç kabul edersek 4 ayda 1000 YTL. Fena para değil.

Süper Teklif alt üyelerle çalıştığı için bu 39 kişi kazanmaya devam edecektir. Resimde görüldüğü gibi Cafer Ü adlı şahıs 10 binden fazla kişiyi Süper Teklif'e bulaştırmış. Kendisini tebrik ediyoruz.
Bu kadar üyenin içinde 39 kişi kazanmış. Matematiksel ifadelerle konuşacak olursak her 10 bin üyeden biri bile kazanamamış.

Buradan hareketle bazı varsayımlarda bulunalım. Süper Teklif, başlangıçtaki kadar olmasa da üye sayısını arttıracaktır. Ama üyeler kazanamadıkça yani o 39 kişiden biri olmadıkça Süper Teklif'e sırtlarını döneceklerdir. Haliyle reklamveren Süper Teklif'e yanaşmayacaktır. Kısacası Süper Teklif'in sonu yakındır. Süper Teklif ailesi kazandı, olan bizim değerli vaktimize oldu. Laf aramızda biz de üye olduk oraya, hakkında ciddi ciddi araştırmalar yaptık. Değmez efendim değmez...
Prefabrik Evler

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
22 Ağustos 2007

Blogculuk zor zanaat

S
on günlerde blogun tasarımı, görünümü derken epey vakit kaybettim. Ve radikal kararlar aldım sonrası için.

Blog trafiğini Performancing ve Google Analytics ile izliyordum. Sadece Analytics kullanmaya karar verdim. İki tane scripti yüklemeye lüzum yok. Analytics, yeni sürümü ile hem hızlandı hem de Türkçeleşti.

Sayaçları sadece siteye gelen ziyaretçi sayısını öğrenmek için kullanmıyorum. Sayaçlardan elde ettiğim verilere göre sitenin içeriğine ve tasarımına yön veriyorum. Ziyaretçilerin %90'ı Google üzerinden geliyor. Siteden hemen çıkma oranı ortalama %65. Ziyaretçilerin %90'ı İnternet Explorer kullanıyor. %9'u Firefox, geri kalanı Opera ve diğer tarayıcılarla geziyorlar siteyi. %60'ının ekran çözünürlüğü 1024*768. Önceki temalardan biri bu çözünürlükte sorun çıkarıyormuş, sonradan fark ettim ve değiştirdim.


Analytics sitede hangi sayfalara, hangi linklere tıklandığını gösteriyor. Blog Arşivi ve Etiket Bulutu kısımlarının hiç kullanılmadığını gördüm. O yüzden bu sayfa öğelerini blogdan kaldırdım. Daha önce Wordpress'te bulunan takvim özelliğinin Blogger için yapılanı kullanmıştım. Fakat gelen ziyaretçilerden hiç biri o takvimi kullanmadığı için kaldırdım. Bundan sonra blogda şu da olsun, bu da olsun demeden önce ihtiyaç olup olmadığına bakacağım.
Bundan sonra blogda şu da olsun, bu da olsun demeden önce ihtiyaç olup olmadığına bakacağım.

Bir iki günlüğüne FeedBurner kullandım. Çok teferruatlı olduğu için ayarlarını kurcalamayı gözüm kesmedi. Açıkçası bloga katkısının ne olduğunu da tam bilmiyorum. Olmazsa olmaz bir özellik değil diye düşündüm ve FeedBurner'den vazgeçtim.

Hazır temaları kullanmak yerine kendi hazırladığım klasik bir tema kullanacağım. En azından bir süre böyle devam edecek.

Temayı değiştirmemdeki temel neden reklam yerleşimi ve reklamların tıklama oranı. Bu blogu para kazanmak için hazırlamıyorum. O yüzden gelirin azalması pahasına da olsa tasarımla sık sık oynuyorum.

Arama İçin Adsense'yi kullanmıyorum çünkü arama yapanların binde biri reklama tıklıyor :)
>

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
20 Ağustos 2007

Yandan Boktar (Karun Kahya)

Bir söz vardır: Çirkefe taş atma, üzerine sıçrar, diye.
Bu tiplerle uğraşmaya, bunları kaale almaya değmez. Baş ağrısıdır bunlar, ne yanlarına varacaksın ne de ilgileneceksin bunlarla. Kim olduğunu, neleri karıştırdığını, ne yiyip ne içtiğini bilmiyorum. Onları araştıracak kadar vaktim yok.
Hukuk, böyle birşeydir işte. Delillere göre karar verir. Adam minareyi çalmış ve kılıfını hazırlamış. Hukuk ne yapsın buna!
Uzak durmak lazım, uzak...



Etiketler: , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Erişimin engellendiği siteler

Ü
lkemizin bağımsız mahkemeleri bazı sitelere erişime engel koyuyor. EkşiSözlük, Youtube daha önce bu engellemelerden nasibini almıştı. Şimdilerde iki siteye erişim yasağı konulmuş. Wordpress.com, Flickr Blog
Blogcularımız tepkilerini dile getiriyorlar. Kimi meydan okuyor, kimi sansürcülükle, yobazlıkla suçluyor. Umarım kimi suçladıklarını biliyorlardır. Lanlu lunlu konuşarak somut adım atanlar da var, erişim engelinin nasıl aşılacağını anlatanlar da.

Hakimlerimiz, hukukçularımız hizmet içi eğitime alınmalı, internet hakkında kendilerine kısa da olsa bilgiler verilmeli. www.wordpress.com adresine erişimi engellemek yerine www.wordpress.com/xxxxx adresine erişimin engellenebileceği öğretilmeli.

Youtube'e erişimin engellenmesine sevinmiştim ben. Siz sokakta yürürken, haberiniz olmadan birileri cep telefonu ile mahrem yerlerinizi çekecek ve bunu dünyaya gösterecek. Evet, bu görüntüler var malum sitede. Hatta televizyonlara haber bile olmuştu: Eyvah, yutuba düştüm, diye vermişlerdi haberi. Yutub'da lisesi diye aratın, ve hazin sonucu görün.
Siz sokakta yürürken birileri, haberiniz olmadan cep telefonu ile mahrem yerlerinizi çekiyor ve bunu dünyaya gösteriyor.

Youtube'a erişim yasağının konulmasının sebebi yanılmıyorsam Atatürk'e hakaret içeren bir videonun yayımlanması idi. Sessiz mi kalsaydık buna. O zaman da blogcularımız, mahkemelere, ülkemize veryansın ettikleri kadar Youtube'ye tepki göstermişler miydi? Atatürk'e hakaret içeren bir videoyu yayımladığı için Türk internet kullanıcısı bir günlüğüne olsun, Youtube'yi protesto edip o siteye uğramamazlık etmiş miydi?

Şimdilerde bu iki siteye erişimin niçin engellendiğini bilmiyorum, araştırmadım. Tepkilerini dile getiren bloglarda mahkemenin gerekçesine de rastlayamadım. En azından o sayfada gerekçe yazılmadı idi. Kamuoyunun bunu bilmeye hakkı var.
Elbette herkes fikrini özgürce dile getirebilmeli, yayımlayabilmeli. İfade özgürlüğü bir başkasının özel hayatını ifşa etmek, kişilere hakaret etmek hakkını kimselere vermez.
Bence sakıncalı içeriğe değil de sitenin, sunucunun tümüne sansür koyulması eleştirilmeli, buna tepki gösterilmelidir.
Sakıncalı içeriğe Türkiye'den erişimin engellenmesi yetmiyor, bu iş mahkemelerden öte, devletlerarasında hallolur. Herşeyi de devletten beklemeyelim değil mi? :)

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
19 Ağustos 2007

Heredot Cevdet Hikayeleri

Televizyonlarda seyrettiğim nadir dizilerden biriydi Ekmek Teknesi. Şimdilerde televizyonlardan birinde dizinin tekrarı var. Aklıma geldi, Hasan Kaçan'ın Heredot Cevdet rolü ile anlattığı hikayelerden biri: Avareyim

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

AdSense Sırları

Sitemizin müdavimleri son günlerde tasarım ile fazla oynadığımı fark etmişlerdir.
Marifetin iltifat görmesi güzel elbette. Bunu bir de nakde çevirelim dedik. AdSense reklamlarını kastediyorum. Bu yaptığım oynamalar ile elde ettiğim sonuçları,öğrendiklerimi yazacağım.
Devamını okumak için Kızılay'a veya Mehmetçik Vakfı'na veya Çocuk Esirgeme Kurumu'na 5 YTL bağış yapmanız gerekiyor.
Bağış yapanlar e-posta (Gmail olması gerekiyor) adreslerini bu yazıya yorum yazarak bize bildirirse yazıyı okuyabilirler.
Not:E-posta adresleriniz gizli tutulacaktır.
Yazıyı okumak için başlığa tıklayın.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
17 Ağustos 2007

Amfibi hayvanlar ve sürüngen resimleri

Etiketler: , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
16 Ağustos 2007

Blogculuk ve ahlak

İnternette bir kural vardır: "İlk gelen alır"
Bir zamanlar domainler (internet adresi veya alan adı diye çevirebiliriz) büyük paralara satılıyordu. Artık, şirketler, futbolcular, mankenler, türkücüler, arabeskçiler, dönmeler, delikanlılar nette yerlerini aldıkları için domain pazarı eskisi gibi hareketli değil.
Kaynak gösterilirek dahi olsa yazıların bu şekilde çoğalması internetin çöplük haline gelmesine yol açıyor.

Eskiden, çok değil 5-6 sene evvel, daha Google interneti bu kadar ele geçirmemişken, internete bağlanmak için modem sesi duyarken, çoluk çocuk cahil cühela internete yunuslama dalmamışken, tarayıcılarda Google'nin arama çubuğu yerine adres satırı kullanılırken domainler önemliydi. Com, net, org nisbeten anlamına uygun kullanılırdı. Edu, gov, mil uzantılarını kimin kullanıdığını internete girenler bilirdi. Neyse lafı uzatmayalım. O zamanlarda kendimize göre siteler yapardık. Kimi zaman Frontpage ile kimi zaman Notepad ile. Değişen çok şey oldu zaman içinde ama değişmeyen ve değişmeyecek olan birşey var: Sitelerin ziyaretçiye olan ihtiyacı. O zamanlar da sayaç kullanırdık sitelerimizde. Arama motorlarından www.xxxx.com yazarak sitemize gelenler olmazdı.
Daha önceki bir yazımızda blog ziyaretçileri üzerinde durmuştuk. Net Günlüğü'nün sayacına baktığımda ziyaretçilerin % 90'ın Google üzerinden geldiğini görüyorum. Gelenler aradıklarını bulabiliyorlar mı o ayrı bir mesele ve ayrı bir yazı konusu. Google'nin ziyaretçi göndermesinin sebepleri malum. Blogger'ın Google tarafından torpilli olması, SEO ve gündemi takip etmem. Şayet Net Günlüğü, eski bir site olsa idi, Page Rank değeri 4 veya 5 olsa idi ziyaretçi sayısı iki katına çıkardı. Çünkü Google, PR değeri yüksek sitelere arama sonuçlarında öncelik veriyor. Bir sitenin PR değeri yüksekse ve sık güncelleniryorsa o siteye daha sık uğruyor Google ve orayı sık indeksliyor. Google'nin Net Günlüğü'ne bazen birkaç gün bir uğramadığı da oluyor, her gün uğradığı da oluyor. CNN gibi büyük ve sık güncellenen sitelere her 10 dakikada bir uğrar. Yani Google'ye yazıyı ilk indeksleten kazanır.
Türk blogcular arasında yaygın olan ve tasvip etmediğim bir davranış görüyorum: Bir blogda gördüğü yazıyı (beğenmesi şart değil, ziyaretçi getireceğini bilmesi yetiyor) tırnak işareti içinde kendi blogunda kaynak göstererek aynen yayımlamak. Söz konusu yazı ilk önce PR değeri düşük ve Google'nin az uğradığı bir blogda yayımlandı ise Google onu görmeyecek ve yazının alıntılanarak yayımlandığı sayfayı arama sonuçlarında öne çıkaracaktır. Bkz. Seo icat oldu, mertlik bozuldu.
Kaynak gösterilirek dahi olsa yazıların bu şekilde çoğalması internetin çöplük haline gelmesine yol açıyor. "Falancanın sitesinde gördüğüm bir yazıyı buraya alıntılıyorum" demek yerine o yazıya birşeyler katarak, karşı çıktığı katıldığı yönleri yazarak yazıyı işaret etmek daha erdemli bir davranış olacaktır. Çünkü o yazı bir ay önce matbu yayımlanan, arasan da bulunamayacak bir gazetede değil, bir kelimede milyonlarca sonucun sıralandığı Google'den yola çıkılarak ulaşılabilecek bir yerdedir, kısacası bir tık uzaktadır.
Bilmem işi gücü blog olanlar, renkli blogcularımız, beyn'ini özetini bloga akıtanlar, fikir bozanlar, acemiler bu konuda ne düşünürler?

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
15 Ağustos 2007

Gökçe Kırgız resimleri

Gökçe Kırgız kimdir, ortaya niçin çıkmıyor, gerçek midir, sanal mıdır dedikoduları sürüp gidiyor. Kendisini özellikle gizlediği, gizem katarak reklamını yaptığı da söyleniyor. Bir başka rivayet Gökçe'nin çirkin olduğu için ortalarda gözükmediği şeklinde.
Eğer Gökçe Kırgız sanal biri ise yani internetin efsanelerinden biriyse resimleri de sanal olmalı değil mi? İşte size en sanalından güzelller. Gökçe'ye benzetemiyorsanız buyrun, geçin fotoşopun başına, hayalinizdeki Gökçe Kırgız'ı çizin.





Daha fazlası için resimlerin üzerindeki adreslere bakabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

İslami Otellerin Önlenemez Yükselişi

Birkaç yıl öncesine kadar bir elin parmaklarını geçmeyen "Alternatif Tatil" mekanların sayısı gün geçtikçe çığ gibi büyüyor. Telaffuzu kolay olduğundan olsa gerek daha çok mütedeyyin ailelerin rağbet ettiği bu oteller veya tatil köyleri İslami Otel veya Tesettür Otel olarak biliniyor.

Birkaç yıl öncesine kadar bir elin parmaklarını geçmeyen "Alternatif Tatil" mekanların sayısı gün geçtikçe çığ gibi büyüyor. Telaffuzu kolay olduğundan olsa gerek daha çok mütedeyyin ailelerin rağbet ettiği bu oteller veya tatil köyleri İslami Otel veya Tesettür Otel olarak biliniyor

Bu otellerin diğer otellerden en belirgin farklarını şöyle sıralayabiliriz:
1. İçkisizdirler.
2. Bayanlar ve baylar için ayrı yüzme havuzları var.
3. Bay bayan mescitleri var.
4. Birkaç tanesinde bayanlara ayrı plaj var.
5. Sadece aileler gidiyor. Bekar tatilci bulmak zor.
6. Disco olmadığı için daha sessiz ve huzurlu bir ortamları var.

Bunların dışında klasik otellerden farkları yok.

Bu oteller hakkındaki yanlış bir kanı da bu otellere sadece tesettürlülerin gittiği. Tesettürlü olmayıp da içkiden, sarhoşlardan, gürültüden (bazıları için gürültü değil tabiki), çıplaklıktan uzak durmak isteyen her ailenin rahatlıkla gidebileceği ve gittiği yerlerdir buralar.

Neticede alternatif tatil ile ilgili bilgi eksikliği olduğu aşikar. Bu tip otel ve tatil köyleri hakkında daha geniş bilgilere ulaşabileceğiniz adresler şunlar:
İslami Otel
Tesettür Otel

Ayrıca bu otellerde kaldıysanız ya da bunlardan birinde tatilinizi geçirmek istiyorsanız otel yorumları adlı siteden yorumları okuyabilir veya kaldığınız otelle ilgili görüşlerinizi bu platformda yazabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
14 Ağustos 2007

Pitbull Resimleri, Pitbul fotoğrafları

Resimleri görmek için tıklayınız. Resimler

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

İleri sürüş teknikleri yahut şoförlüğe başlangıç

  • Arabayı hızlı kullanmaya alışın fakat sürat yapmayın.
    Geri vitese takmak için ya da arabayı kaldırmak için 2-3 dakika harcıyorsanız kıymeti yoktur.
  • Arabanızın bakımını yapın, yaptırın ancak arabaya güvenmeyin.
    "Nasıl olsa ABS var, frene bastın mı durur, azcık hız yapsam ne olur!" demeyin.
  • Araba ile çılgınca denemeler yapmayın.
    "Acaba, 100 km hıza kaç saniyede ulaşıyor, duvara kaç metre kala durabileceğim, şuraya park edebilecek miyim?" gibi denemeleri kastediyorum.
  • Diğer sürücülere karşı hoşgörülü olun.
    "Şuna bak şuna, geri zekalı, yola öyle çıkılır mı?" diye kızıp sövmekle elinize birşey geçmez. Dalgın olabilir, acemi olabilir. Hatalarını telafi etmeye çalışın.
  • En halim selim insanlar dahi direksiyon başına geçince aksi, sinirli olabiliyor.
    Kendinizi kontrol etmeyi öğrenin.
  • Dört teker üstünde gittiğinizi, mekanik bir aleti kullandığınızı unutmayın.
    80 km hızla giderken lastiğiniz patlayabilir, triger kayışı kopabilir. Aynı aksaklıkların 180 km hızla giderken başınıza gelmesi daha ağır neticeler doğuracaktır.
  • En halim selim insanlar dahi direksiyon başına geçince aksi, sinirli olabiliyor.
  • Virajlara yavaş ve mümkün olduğu kadar içeriden girin.
    Sağa ve sola dönüşlerde de yavaşlayın, karşıdan gelen kişinin yoluna girmeyin.
  • Hatalı sollama kaza nedenlerinin başında gelmektedir. Sollama kurallarına mutlaka riayet edin.
  • Siz kurallara ne kadar uyarsanız uyun, karşınızdaki kişilerin kurallara uymayabileceğini, hata yapabileceklerini de unutmayın.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
12 Ağustos 2007

İnternet adresi almak ve alışveriş sitelerinin hali

Sayfayı kapat, bir başka alışveriş sitesine bak, diyen siteler var.
Daha önce alışveriş maceramızdan bahsetmiştik. Sanırım internetteki alışverişin çoğu yine internet ve bilgisayar ürünleri üzerinedir.
Blogger'ın bize sunduğu imkanı kullanalım dedik. O süreçte öğrendiklerimi buraya aktarıyorum.
Alışveriş siteleri, ürünlerini sunarken ve satarken müşteriye yardımcı olmuyor. Mesela tescilet.net'i Firefox ile gezdiğinizde sayfalardaki yazılar birbirine giriyor. Bana şunu demek istiyor tescilet.net: Sayfayı kapat, bir başka alışveriş sitesine bak.
Alışveriş sitelerinden faydalanabilmek için üye olmanız gerekiyor. Üyelik formlarını doldurmak bir işkence geliyor bana. Bir araştırma yapılsa internet kullanıcısının hergün bir üyelik formu doldurduğu sonucu çıkabilir. Her formda hemen hemen aynı bilgiler isteniyor. Kullanıcı adı, e-posta adresi, adınız, adresiniz... Formu dolduruyor ve gönder tuşuna basıyorsunuz. Bazı internet sitelerinde o gönder tuşunun yanında bir de temizle, vazgeç tuşu var. Oraya o butonu koymak kadar ahmakça birşey daha olabilir mi? Neyse, formu yanlış doldurduğumuzda aynı bilgileri tekrar gireceksiniz. Al sana bir kaya... Hangi ülkeden o sayfaya eriştiğim belli, buna rağmen form hanesinde varsayılan olarak Türkiye seçili değil. Formda bir de eyalet kısmı var. Kardeşim ne zamandan beri eyalet sistemine geçtik biz. Formda bir kısım yazılar İngilizce.

Bu anlattıklarımı tescilet.net yaşattı bana. Şayet, wolkanca'nın tavsiyesi olmasa idi. Hiç mi hiç uğraşmazdım bunlarla. Peki sonrasında memnun kaldım mı? Hayır, hiç memnun değilim tescilet.net'ten. Bundan sonra yeni bir domain alacak olsa tercihim kesinlikle tescilet.net olmayacaktır. Domaini tam anlamıyla yönetemiyorsunuz mesela, cname bilgilerini siz değiştiremiyorsunuz, sizin yerinize yapıyorlar :(

Araştırma yapınca öğrendim ki ülkemizdeki domain satıcılarının çoğu cname bilgilerini değiştirme hizmeti vermemekte imiş. Blogger'da kendi alan adlarını kullanmak için alan adı satın alanlar sonrasında hüsrana uğruyorlar. Şuralara bakabilirsiniz. # # # #
Bildirgec, acemi blogcu ve wolkanca'nın yazılarına eklenen yorumlardan çıkardığım sonuçlara göre turkticaret.net, isimtescil.net, ihs.com.tr cname hizmeti vermeyenler. Bir dahaki sefere domain alacaksam bu saydığım sitelere uğramayacağım bile.

Ülkemizde e-ticaretin gelişememesinin nedeni mevcut siteler yüzündendir. Yukarıda saydığım ufak tefek meseleler beni internet üzerinden alışveriş yapmaya soğutuyor. E-ticaret ile uğraşanlar Altı Üstü Tasarım'a sık sık uğramalılar.

Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Bilgisayarımın içinde neler var?

Sistem bilgilendirme yazılımı, bilgisayarınızın donanımı ve yazılımları hakkında size bilgi verir.

Donanımızı öğrenin.

Bilgisayarınızda hangi donanımların olduğunu öğrenmek için illa kasayı açmanıza gerek yok. Hele bir de bugünlerde dizüstü bilgisayar aldı iseniz arkasını hiç açmayın derim. Garantisi gider mazallah.
Bu iş için güzel programlar var. Everest bunlardan biri. Eski sürümleri parasız idi. Yenilerde paralı imiş. İşte bir yerlerde duran Everest'i sizlerle paylaşayım istedim. Üstelik Türkçe ve bedava.
İndirmek için tıklayın.

Etiketler: , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
10 Ağustos 2007

Alışveriş siteleri

İnternetteki alışveriş sitelerinin kapısından içeri girdiğimiz dükkanlardan, mağazalardan farkı yoktur benim gözümde.
Müşteriye gereken kolaylığı sağlamayan, gerekli bilgileri vermeyen dükkanda durur musunuz?
Çok sık olmasa da internetten alışveriş yapıyorum. Geçen yaz teketek.com'dan bilgisayar koltuğu almıştım. Teketek'in iddialı söylemi ve müşteri temsilcilerinin gerek online gerek telefondaki tavırları hoşuma gitmişti. Siteyi sık kullanılanlara eklememe rağmen aklımda kaldı. Yine bir alışveriş yapma ihtiyacı hasıl oldu. Teketek.com'a bakayım dedim. Ne göreyim bir de. Bir alışveriş sitesinde AdSense reklamları var. Şurada, sayfanın ortasına doğru bakın. Evet, evet bilgisayar satan bir firma dükkanında rakiplerinin reklamını yayımlıyor. Anlaşılan o ki satışlardan pek kazanamıyorlar ve AdSense yayımcılığına başlamışlar. Reklamları düzgün yerleştirilmemiş :)
Türkiyenin en iyi ve bağımsız blogcusu Wolkanca'nın tavsiyesi üzerine bu siteyi kendi domainim ile yayımlamaya karar verdim. Şimdi ismini bile unuttuğum bir yabancı siteden netgunlugu.com'u almaya niyetlendim. Sitenin dili İngilizce. Eh, alışveriş yapacak kadar İngilizcemiz var lakin vakit darlığından ve sebatsızlıktan başarısız olduk. Domaini alamadık. Hikaye uzun: Sitede ödemeyi kredi kart ile yaptım. Domain alacağım site beni Google Checkout'a yönlendirdi ve parayı oraya ödemiş olduk. Lakin ödemeyi yapmamıza rağmen domaini alamadık. Yekun fazla tutmadığı için üzerinde durmadım. İleride daha geniş zamanlarda uğraşırım, demiştim. Aradan geçen birkaç hafta içinde Google parayı kredi kartıma iade etti. Kur farkından dolayı 0,5 YTL kadar da kar etmiş oldum :) Lakin uyanığın biri netgunlugu.com'u bu arada almış. Hayırlı olsun, güle güle kullansın.
Devam edeceğiz.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
09 Ağustos 2007

Paint ile soyut resim çalışması


Not: Bu resmin sahibi henüz 3 yaşını yeni bitirdi.

Etiketler: , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
06 Ağustos 2007

Alman kurdu resimleri

Alman Çoban Köpeği
Resimleri görmek için tıklayın. Resimler

Etiketler: , , , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
04 Ağustos 2007

İleri sürüş teknikleri yahut araba kullanmaya yeni başlayanlara ve bayanlara tavsiyeler

Araba sürmek ata binmekten kolaydır.
Atın bir iradesi vardır, arabanın iradesi yoktur. Araba acıkmaz, karşı cinsini görünce şahlanmaz. Araba sizin komutlarınızın dışına çıkamaz.

Altınızdaki araba bahçe suladığınız tazyikli hortum gibidir.
Hortum sizin elinizde olduğunda suyu istediğiniz tarafa yönlendirirsiniz. Hortum üzerinde hakimiyetiniz yoksa suyun nereye gideceği belli olmaz.
Şoförlüğün ustalığı yoktur, dikkati vardır.

Arabaya binmeden önce şunları söyleyin.
Ey, araba! Sana ben hükmediyorum, benim dediklerimden başka birşey yapamazsın.

Başlangıçta trafiğin olmadığı yerlerde çalışın.

Koltuğa oturduğunuzda nerede olduğunuzu bilin.
Heyecanınızı yenmek için gerekirse arabayı çalıştırmadan kısa alıştırmalar yapın. Vites değiştirmek, direksiyonu düzlemek gibi...

Kontağı çevirmeden önce aynalarınızı, koltuğunuzun pozisyonunu ayarlayın. Emniyet kemerinizi bağlayın.

Arabayı çalıştırmadan önce vitesinizin boşta olmasına dikkat edin. El freniniz çekili olsun ve mutlaka ayağınız fren basılı olsun. Eğer viteste çalıştıracaksanız -ki yokuşlarda bu gerekebilir- debriyaja da basın. Bunu alışkanlık haline getirin çünkü çalıştırılan araba harekete hazır demektir. Dalgınlığıza gelir, bir aksilik çıkar araba yürüyüverir.

İlkin birkaç kez arabayı çalıştırıp kapatın. Hareket ettirmeden yapın bunu. Kontağı çevirmek, arabının çalıştığını anlamak için buna ihtiyacınız var.

Arabayı çalıştırdıktan sonra vitesi boşa alın. Gaza hafifçe dokunun. Sesi duydunuz. Birkaç kere yapın bunu. Gaza daha çok basın. Horrrnnn sesini duydunuz değil mi? Bunu arabaya siz yaptırıyorsunuz, ona siz hükmediyorsunuz.

Kalkışlarda sinyal yakıldığını biliyordunuz. Sinyalinizi yakın. Diğer sürücülere bir işaret veriyorsunuz.

Debriyaja iyi basın, arabayı vitese takın. Olmadı mı? Ya da emin olamadınız mı? Vitesi boşa alın, ayağınızı debriyajdan çekin. Buna debriyaj tazelemek denir. Vitese takmaya zorlandığınız anlarda bunu yapabilirsiniz.

Arabayı vitese taktınız, aynalardan geride gelen giden olmadığına bakın. Önünüze bakın. El frenini indirin. Debriyajdan ayağınızı hafifçe çekin. Sağ ayağınızı frenden alıp gaza hafifçe dokunun. -Bu durumlarda iniş aşağı giderken gaza basmanıza gerek olmayabilir.- Araba yürüyor olmalı. Unutmayın onu siz yürütüyorsunuz.

-Aaa, gidiyo bu ya! diycekseniz, kendinize güveniniz yok demektir. Yavaşça frene basın ve durun. Muhtemelen araba stop etmiş olmalı. Arabayı istop ettirmekten korkmayın. O emniyet içindir. Yoksa istop etmeyen araba üretilirdi değil mi?

Yukarıdaki işlemleri tekrar yapın. Yürütün arabayı. Direksiyon sizde, ve arabaya siz yön veriyorsunuz. Aynı tazyikli hortum gibi. Direksiyonu sıkmayın ve bırakmayın. Aşk dokunuşu uygulayın direksiyona.

Yolda gidiyor olmalısınız. Düz gidebiliyorsunuz değil mi? Cevabınız hayırsa, heyacanızı yenememişsiniz demektir. Sakin olun. Direksiyonu çok hafif sağa kırın. Bakın gördünüz mü araba sağa gitti. Düzleyin, sola kırın. Evet... Arabayı yürütüyorsunuz.

Henüz birinci vitestesiniz, birinci vites arabanın en güçlü vitesidir. İleride usta sürücü olduğunuzda, çamura batan bir başka arabayı çekmek için yine birinci vitesi kullanacaksınız. Arabayı düşük sürekli viteslerde kullanmak araca zarar verir. Hararet yapmasına sebep olur. Ama başlangıçta bunları düşünmeyin. Öğrenmek için bunlara ihtiyacınız var, yazı yazmayı öğrenirken nasıl iri iri harflerle yazıyorduk, ne çok kağıt ziyan ediyorduk değil mi?

Devam edeceğiz.

Etiketler: , , , , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
03 Ağustos 2007

Resim gösterme ve simge çıkartma programı

İrfanView, uzun süredir kullandığım bir resim gösterme programı. Google'nin Picasa'sı ve ACDSee kadar yetenekli olduğunu söyleyebilirim. Onlardan üstün yanı hızlı olması ve kullanımının çok pratik olması.
İrfanView ile fotoğraflarınız üzerinde basit efektler uygulayabilirsiniz. Hatta bilgisayarınızdaki simgeleri çıkartabilirsiniz. Pluginleri ile ses, video vs. dosyalarını da oynatabilirsiniz.
İşte İrfanView kullanarak çıkarttığım birkaç simge:

İrfanView'i indirip kurduktan sonra çalıştırın. Ayarlar>>> Özellikler sekmesi altında yer alan "İrfanView'i gönder kabuk menüsüne ekle" seçeneğini işaretleyin. Masaüstünde ya da başka bir yerdeki program, dosya üzerine sağ tıklayıp Gönder>>>İrfanView'e tıklayın. Karşınıza simgeler gelecektir. Klavyeden S harfine basarak simgeyi kaydedebilirsiniz.
İrfanView'in Türkçe dil dosyasını şu sayfadan indirebilirsiniz.
>

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
01 Ağustos 2007

Blogger yedek alma ve harika bir blog buldum

Daha önce iki blogumun silindiğini söylemiştim. Blogger'a mail yazdım ve cevaben blogların spam olduğu için silindiğini söylediler.
Benzeri bir durumun Net Günlüğü'nün başına gelmesini hiç istemem. Google'ye Blogger yedekleme diye danışında beni Levent Dal'ın bloguna gönderdi. Blogger Backup programından bu sayede haberdar oldum ve iyi de oldu. Arada bir blogun yedeğini alacağım.
Levent Dal'ın blogu dolu dolu. İçinde sallama, sabah kahvaltıda yenilen kirim kıraklardan bahseden yazılar yok. Kendisini tebrik ediyoruz.

Etiketler: , , ,


Devamı! >>> | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Künye

Hakkında
Bağlantılar
İletişim
araba

Katkıda Bulunanlar

avare
boylu
gaye hayat
yoldaş

Yeni yazı eklendiğinde sizi haberdar etmemizi ister misiniz?
E-posta adresiniz:

İstatistikler




Net Günlüğü
arabalar