Şimdi talebelik yapmakta, ödev hazırlamakta ne var! Giriyorsunuz Gogıl'a aradığınızı, çıkan sonuçlardan birkaç tanesine bakıyorsunuz. Sayfaya şöyle bir göz gezdirmek yetiyor, yazıcıdan çıktısını aldınız mı ödeviniz tamamdır. MEB'in bu ödev üzerinde acilen durması gerekiyor, yoksa kopyala yapıştırcı bir nesil türeyecek.
Bloguna karaladığı herşeye makale diyen blogcularımız var.
Adına SEO denilen taktik ve tekniklerle Gogıl'da üst sıralara çıkmak mümkündür. Ödev arayan öğrencimiz medya okur yazarı olmadığı için karşısına çıkan her bilgiyi doğru sanabilir. Makale kelimesinin kullanımı bunun güzel bir örneğidir. Bir yazı türü olarak makale bir görüşü, bir düşünceyi savunmak, çürütmek, kanıtlamak amacıyla yazılan yazılara denir. Genellikle bilimsel nitelik taşır makaleler. Blogcularımız arasında bloga yazılan her yazıya makale deniyor. Makale adını taşıyan alan adlarındaki yazılara baktığınızda onların makale olmadığını görebilirsiniz. Böyle giderse makalenin tanımını ve niteliklerini yeniden ortaya koymak gerekecek.
Bu hayvanlar çok güzel, özellikle gözleri. Bunların süs olarak caddelerde AKM'de gezdirilmesi bir o kadar çirkin. Bugün gördüm sokakta, itin biri gezdiriyordu. Aklıma geldi.
Sibirya kurdu fiyatları
Pahalı bir köpekmiş, yavruları için 500 dolardan bahsediyorlar. Fotoğraflar arasında yetişkin köpekler de olabilir.
Edebî türleri birbinden ayrılması zordur. Roman ve hikâye, deneme ve fıkra, sohbet ve günce... birbirinden nasıl ayrılıyor? Bu gibi sorular edebiyat teorisyenlerinin başını ağrıtmaya devam ederken diğer sanat ve meslek dallarının nevileri de edebiyata sokuluyor. Tiyatro metinleri göstermeye dayalı edebi metinler adıyla edebiyat kitaplarına giriyor, gazetecinin uğraşı olan haber yazıları, fıkra, röportaj ve mülakat öğretici metinler adı altında tasnif ediliyor. Esasında dil malzemesi ile vücut bulan her yapıt (eser diyemiyorum) edebiyatı alakadar ediyor denmeye getiriliyor.
Kimi zaman bu türler birbiriyle karıştırılıyor. Fransızca bir kelime olan röportaj rapor kökünden geliyormuş. Bir gazeteci okunacağını düşündüğü bir olayın üzerine gider, olay mahallini fotoğraflar, olayla uzaktan veya yakından ilgisi olan kişilerle görüşür. Elde ettiği verileri, kendi yorumlarını da yazarak bir yazıya dönüştürür. İşte bu röportajdır.
Mülakatta kişinin tipine, arkasına bakılır ve ensesinin kalınlığı ölçülür.
Mülakat ise görüşme anlamına geliyor. Kişiler kurumlara girerken veya işe alınırken mülakata tabi tutulurlar. Soyu sopu, siyasi görüşü, dayıları öğrenilir, tipine bakılır, arkası sağlam mı diye bakılır ve ensesinin kalınlığı ölçülür. Bu mülakattır. Edebî anlamda mülakat şöyle olur zannımca: Soru sormayı, insanları konuşturmayı beceren bir kişi, karşısına aldığı kişiyle konuşur. Onları ses kayıt cihazlarıyla veya görüntü kayıt cihazlarıyla veya kalem kağıtla kaydeder. Sonra bunları yazıya geçirir ve bir gazetede veya dergide veya blogda yayımlar. İşte bu mülakattır. Bu bilgiler şuradan ve şuradan ve havsalamızdan derlenmiştir.
Mülakat örnekleri
Size ilgiyle takip ettiğim blogdan bahsedeceğim. Bence o blogda yazılanlar bir mülakat örneği. Yazarı bir doktor, bloga Hastalardan Öğrendiklerim adını vermiş Doktor Bey. "Klavye üretir, fare tüketir" diyen Doktor Bey, arşivden gördüğümüz kadarıyla 2005'ten bu tarafa yazıyor. Yazılarını fotoğraflarla süslüyor, mevzu ile alakalı müzikler koyuyor. RSS okuyucuya Doktor Bey'in yazısı düştüğünde arkama yaslanıp keyifle okuyor, yeni şeyler öğreniyorum.
Tesadüfen denk geldim videoya. Coğrafya dersinde hocamız anlattıydı lisede. Bir türlü nasıl çalıştığını anlayamadıydım. Videoları seyredince öğrenmiş olduk. Bizim zamanımızda internet mi vardı? Olsaydı mühendis bilem olur idim.
Türk sanat müziğinde kullanılan makamların isimleri o kadar hoş ki. Bestenigar, karciğar, muhayyer, buselik, suzinak, sultanıyegah, uşşak... Elbet çıkış hikayesi vardır. Yavaş yavaş araştırıyorum. Buldukça yazarım. Sanat müziğinde en çok kullanılan makamlardan biri olan Hüseyni makamında beş eser var dinlemek isteyenlere.
Çalan eserler şunlardır. Haticem Saçlarını Dalga Dalga Taramış - Koro Hüseyni taksim - Neyzen Tevfik Geçti Sevdalarla Ömrüm - Müzeyyen Senar, Fatih Erkoç Zeytin Gözlüm - Neşe Karaböcek Ezelden Aşinanım Ben Ezelden - Fasıl
Sınav, Nisan ayının başında yapılır, sonuçları ise bir hafta sonra öğrenir, birliğinize yollanırsınız. Çok değil 6 sene önce gitmişim askere. O zamanlar da internet vardı lakin; sonuçları, sınav yerlerini öğrenemezdik internette. Ankara'da sınava girecek olanların Mamak'taki askeriyeye gitmeleri gerekiyor yanlış hatırlamıyorsam.
323. 325. Dönem Yedek Subay Sınavı, Sonuçları
Celp dönemleri tek sayılarlar verilir. 322. dönem nereye gitti diye aramayın. Ağustos veya Temmuz ayında biri, Aralık ayında diğeri yapılır. Sınav üç gün boyunca sürer. Gidip orada kuyruğa girmeyin. Baktınız kalabalık, son gün saat 5'e doğru gidersiniz. Bu tüyoyu benden duymuş olmayın. Hadi hayırlı teskereler...
Yargıtay başsavcısının hazırlamış olduğu iktidar partisini kapatma davası iddianamesinin içeriği bir yana uzunluğu da tartışma konusu. Ne yazıyor diye merak ettim ve okumaya karar verdim. Ama mümkün değil. İlk çeyrekte pes ettim. Her ne kadar çok sayfalı olsa da haklı sebepleri var kanımca. İddianameyi gereğinden uzun bulanları matematiğe ve mantığa davet etmek istiyorum. Refah partisinin kapatma davasında iddianame 16 sayfa idi. Refah partisi 1 yıl iktidarda kalmıştı, Akparti'nin 5. yılı. Yani 16x5=80. Akparti Refah partisine göre 2 kat fazla oy almıştı. 80x2=160. Yani İddianame ne uzun ne de kısa. Tam olması gerektiği kadar vesselam.
Bu yazıyla ben de şansını deneyeceğim. Şans diyorum zira fazla bir gayretim olmayacak. Sadece bu yazı ile katılacağım. Yazıya zaman zaman yorumlar yazarak hem gelişmeleri bildirecek hem de sayfayı güncellemiş olacağım. Zira blogunuzu güncel tutmazsanız Google'da gerilere düşüyorsunuz.
İyinet
Önceleri arama motoru olarak Altavista kullanırken, yani Gogıl Gogıl değilken, arama sonuçlarında spam siteler sıralanırken bir iyi.net vardı. Yarışmasına katıldığımız iyinet'in onlarla bir ilişkisi olmasa gerek.
Seo nedir?
SEO, İngilizce bir kelimenin baş harflerinden oluşuyor. Ayrıntısını öğrenmek isterseniz SEO'dan dünya devi haline gelen Google'nin sayfalarına bakınız. Kabaca bir baktım, SEO'dan bir kişi, kurummuş gibi bahsediyorlar.
Seo yarışmasına nasıl hazırlanacağım?
Öncelikle bu yazıyı yazmak hazırlığın ilk aşaması. Geri bağlantı (backlink) almamız lazım. Elimizdeki birkaç blogun dibine linkimizi eklemekten başka birşey yapamacağız. Dizinlere, arama motorlarına eklemek için uğraşmayı düşünmüyorum. Yarışma 3 turlu. Eğer iyi bir başlangıç yapabilirsek (ilk 3 sayfada yer almak gibi) sonrasında asılırız.
Yarışma sponsorları
Yarışmanın son katılma tarihini 24 mart diyorlardı. Yazıyı yayınladıktan sonra baktım, 18 mart yapmışlar. 1 gün fark ile kaçırdık. hal böyle iken sponsorları sildim. Bakalım, kurallar yarışma başladıktan sonra değişecek mi?
Destek
Bize destek vermek isterseniz şu kodları kullanarak sitenizden, sayfanızdan bağlantı verebilirsiniz. İyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması'na katılan tüm yarışmacılara başarılar diliyorum.
Kanunda değişiklik yapılıyormuş, 1 Nisandan (şaka gibi) sonra araçlarda bulundurulması gereken araçlar arasına kaza tespit tutanağı da girmiş. Zincir, takoz ve çekme halatı diye söylenen resmi tekerlemeye bi de kaza tespit tutanağı eklendi. Zaten sürücülerimiz toplumsal konumlarına ve kültürel birikimlerine göre başlıkta saydığımız iki aletten birini araçlarında bulunduruyorlardı.
Ara sıra e-posta adresime davetiyeleri gelirdi. Kimden geldiğine bile bakmadan silip atardım. Arkadaşlık sitesiymişnetlog.com ve giriş engellenmiş. Engellenmiş diyorum, çünkü ben girebiliyorum. Engelleme IP adresine getirilmediği için farklı dns kullanarak girebiliyorsunuz.
netlog giriş
Dediğimiz gibi engelleme şimdilik IP temelli değil. Daha önce Youtube için anlattığımız yöntemle netlog'a girebilirsiniz.
Netlog nedir?
Ülkemizde en az Facebok kadar yaygın olan arkadaşlık sitesidir. Facebook'ta kişiler gerçek kimliklerini kullanıyorlar. Bunun için daha çok eski dostlarını, kırıklarını bulmak isteyenlerce tercih ediliyor. Netlog ise, sıradan bir arkadaşlık sitesi. Kız tavlamak isteyen yeni yetmeler, çıtır peşindeki zamparalarca kullanıldığını tahmin ediyorum. Eskini IRC(ayarsi) odaları gibi birşeydir kanaatimce.
Akif'in Asım başlıklı uzun şiirinde yer alıyor Çanakkale Şehitlerine diye bildiğimiz şiir. Türk edebiyatında coşkuyu, kahramanlığı bu derece dile getirebilen bir şiir daha yazılamamıştır. Şehitlerimizi ve Akif'i rahmetle anıyoruz.
Bir zamanlar TV'de yayımlanan Ekmek Teknesi dizisinin Herodot Cevdet'i Hasan Kaçan'dan dinleyin.
Youtube'nin kapatılmasıyla birilerini ellerini oğuşturuyor, arkasına yaslanıyor, geriniyor. Kim mi bu birileri? Tabii ki yerli video siteleri. Biz de ucunda bucağından nasipleniyoruz arada. Ne demek istediğimi son iki günün sayacından aldığım şu veriler açıklayacaktır. Akça Parti'nin kapatılması için 162 sayfalık bir iddianame hazırlanmış. İddianameyi okumadım, hem okusam da onu anlayacak tahsil yok bizde. Gazetelerden özetlerine baktım. Kapatma gerekçeleri arasında halkı doğrudan ilgilendiren birşey yok. Mesela; vatandaşa kömür dağıtılıyor. Bu çağda kömür dağıtmak da ne? Doğalgaz denen yakıt varken kömür dağıtarak kömürcü şirketler mi kollandı, nedir bu kömürün sebebi hikmeti? Bu yer almıyor iddianamede. Yine mesela vatandaşa kömürün yanında makarna dağıtılmış. Ya ketçap! Ketçapsız makarna mı yiyecek vatandaş! Fakire fukaraya sözümüz yok evelallah. Sosyal yardımlaşmanın siyasal köleleştirmeye dönüştürülmesidir bizim derdimiz.
Efendim, maarif nazırı her fırsatta tebasını aşağılamaktadır. Nazırından o sözleri duyan muallim o moralle sınıflara girip mini mini birlere okuma yazma öğretebilir mi? Memleketin yollarından ve bilumum ulaştırmasından sorumlu nazırın ibninin gemi filoları varmış. Burası Muz Cumhuriyeti midir, nedir bu aymazlık! Efenim, başnazır ticaretle iştigal etmektedir, kola ve yanında cips üreten bir firma ile ortaklığı vardır ve dahi evlad-ı iyali Amerikalarda ilim tahsil etmektedir. Biz üçüncü dünya ülkesimiyiz ki prenslerimizi kafiruna teslim ediyoruz?
Niye sorulmaz bunlar iddianamede. Sebebi basit efendim. İddianameyi hazırlayan zevatın karnı tok, sırtı pektir. Makam arabasıyla gitmektedir işine, ekmek kaç lira bilmemektedir, pazara çıkmamıştır. Karşısında el pençe divan duran odacısı, kahvesini getiren sekreteri vardır, kırmızı yakaları vardır yargıç cübbelerinin Fransız ihtilalinden kalma.
De gidin öfkelendirmeyin beni akşam akşam. Hadi gidin kapatılmamış bir vidyo sitesinden Filler ve Çimenler'i seyredin.
Kaynağı belirtilmeyen bilgi güvensiz ve değersizdir.
Yok maalesef. Güvenilir, kapsamlı bir etimoloji sözlüğümüz yok. TDK'nın yaşlı profesörleri Atatürk'ün mirasını paylaşmak için CHP ile kavga etmekten etimoloji sözlüğü hazırlayıp gençlerin hizmetine sunmaya fırsat bulamamışlar. TDK, MEB ve diğer devlet kurumları hantallıklarına devam ederlerse gençlerimiz İmla Kılavuzu yerine Gogıl'ı kullanacaklar. Tüm devlet kurumlarının internet sitelerinde İmla Kılavuzu ve Güncel Türkçe Sözlük yer almalı. İsteyen her vebmastır Türkçe sözlüğü sitesine ekleyebilmeli, arama yaptırabilmeli... Daha birçok şey var yapılacak, yapılabilecek. Bunları zamanında TDK'ya madde madde yazdık, sağ olsunlar tenezzül edip cevap yazma gereği duymadılar. Blogcular arasında yapıcam, edicem, çalışıcam... diye yazanlar olsa da dil konusunda hassas davrananlar da var.
Kelimelerin Soyağacı
Kelimelerin Soyağacı, kelime ve deyimlerin hikâyeleri üzerinde eğlenceli duran bir blog. Blogger üzerinde kurulu olduğu için kelimelerin alfabetik sıralanması gibi bazı kolaylıkları sunamıyor. Kelimelerin hikâyesi anlatılırken kaynakların söylenmeyişi güven sorunu doğuruyor. Her yazıda bunu şu kaynaktan, şu kişiden öğrendim demek zor olabilir. Ama en azından sitenin bir yerlerinde, hakkında kısmında kullanılan kaynakların belirtilmesi güzel olurdu.
Eğer Hotmail hesabı kullanıyorsanız şifrenizi Hotmail üzerinden değiştirebilirsiniz. Resimli olarak Damacana anlatmıştı.
Kendi e-mailinizle msn açın
MSN'nin açılış ekranındaki bağlantılar da işinize yarayacaktır. Gogıl'a güveneceğinize programın kendi içine bakın öncelikle. Gmail veya diğer mail servislerini kullanıyorsanız şu sayfalara bakınız. Şifre değiştirme sayfası Hesap Açma sayfası
uotube yine engellendi. Bu seferki yasak Ip adresiyle olduğu için önceden verdiğimiz yöntemler işe yaramıyor. Çok elzemse proksi kullanarak girebilirsiniz. Hemen söyleyelim, hız biraz yavaştır yani videoları rahat seyredemeyebilirsiniz.
Youtube açmak
İki farklı tarayıcı kullanmanızı tavsiye edeceğiz. Firefox ile normal internet gezintilerinizi yaparsınız, İnternet Explorer ile de Youtub'a girersiniz. Firefox'u hâlâ indirmedi iseniz buraya tıklayarak indirebilirsiniz. Şu sayfaya giderek kendinize bir proksi sunucusu seçin. Ben 195.244.128.237: 1080 adresli sunucuyu kullandım. İnternet Explorer'da Araçlar>>>İnternet Seçeneklerine tıklayın. Bağlantılar>>>Yerel Ağ Bağlantıları>>>Proxy Sunucusu kısmına proxi adresini girin. İE'yi kapatıp açın.
arıkamış, Yemen ve Çanakkale... Bu milletin tarihindeki en büyük üç trajedi. Son yıllarda faaliyetler artsa da yeterince anlatılamadı milletimize. Hâlâ bir Çanakkale filmi çekilmiş değil, Yemen romanı yazılmadı. Benim yaşımdaki memleket evlatları en az 50 tane Vietnam seyretmiştir TV'lerde. Bir tane Çanakkale filmi çekilemedi, Yemen trajedisi anlatılamadı. Akif'in şiirinden başka şiir var mıdır Çanakkale'yi anlatan? Yok mudur bu memlekette müzisyen, niçin bir Çanakkale senfonimiz yok?
Afakî şeyler yapılıyor hep, araştırma, soruşturma hak getire. Sarıkamış için nesebi belirsiz Sarı Gelin türküsü söyleniyor. Birkaç yıl önce ortaya çıkan ve Çanakkale'nin sembolü olarak sunulan fotoğraftaki kişilerin asker olmadığı, iki hurdacı olduğu söyleniyor. Dahası o fotoğraf hâlâ bizim apartmanda asılıdır. Vatansever olduğunu göstermek isteyen aklı evvelin biri merdivene, kapısının önüne asmıştır.
Senderatakilli.tv adresinden gelen mailde şunlar yazıyordu:
"Selam
İste iki gunde milyonlaca kisinin izledigi video mutlaka izle cok komik..."
Belirtilen sayfaya gittiğimde ortada bir komiklik olmadığını dahası akilli tv'nin spam yapmak gibi akılsız işler yaptığını gördük.
Gönderilen e-posta akıllıtv'nin bilgisi dışındadır, bir tuzaktır diyeceğim fakat videonun altına yazılan onlarca yoruma bakınca bu teori de çürüyor. Hafızamı yokluyorum, evet, üye olmuştum akıllı tv'ye. Maili kaptırmışız vesselam, spamcı diye ihbar ediyoruz kendilerini. Bizde niye bir youtube, feysbuk çıkmadığını araştıranlara bir delil daha çıkmış oluyor.
Video hakkında herhangi birşey yazmayacağım. Yazılması gerekenler yorumlarda zaten belirtilmiş.
Bir zamanlar bu memlekette müzik yasaklanmış, şimdi o yasağa anlam veremiyoruz, istihza ile tebessüm ediyoruz. Birgün gelecek, bugünkü yasaklara gülecekler, aynı şimdi yaptığımız gibi. Sinan Çetin'den alaturka müzik yasağını anlatan bir kısa film.
Bugün yarın TV'de oynacakmış, tanıtımları gösteriliyordu. Film yarı uykulu bir vaziyette bir otobüs yolcuğunda seyretmiştim. Kurtlar Vadisi'nin kasıntı Çakır'ı olduğundan başta ilgimi çekmediydi. Kulağıma tanıdık teraneler gelince dikkatimi verdim. Selamsız Bandosu geldi aklıma. Konumuz filmleri karşılaştırmak değil, otobüs yolculukları dışında film seyretmeyen, sinemadan nefret eden birinin sinema eleştirisi yapması doğru olmaz. Beynelminel filminde Gevende adı verilen mahalli çalgıcılara modern müzikler ve marşlar çaldırılması konu ediliyor. Araya bir de aşk sokuşturmuşlar işte. Filmin sonunda Gevende orkestrası Komünist Enternasyonal marşını çalıyor. 68 kuşağının meşhuru Dilber Ay da var filmde. 68'ler bağyanı daha iyi bilirler, biz onlardan duyduğumuz kadarıyla bilirik. Dilber Ay, "tavıkları döndermişem hacıyı da çarşıya göndermişem" diyordu. Çok devrimci bir türkü olmuş. Meraklısı gidip Youtube'de arasın, birileri koymuştur mutlaka. Yanlış hatırlamıyorsam Kahtalı Mıçı, Antebin Hamamları diyordu, bi de Doguli vatandaşlarımızın tap 10 listesine kafadan giren Lorke vardı. Alın size enternasyonal marşı, devrimci ruhunuz kabarsın. la la la la la.... uyan artık uykuuuudannn.... la la la lala....
Bu son sürüm program hayranlığını anlayamıyorum, tıpkı nick denen şeyleri anlayamadığım gibi.
MSN virüsü
8.5 olmuş, 9.5 olmuş ne değişiyor, hepsi mesaj gönderiyor mu, gönderiyor, titretiyor mu titretiyor. O halde ne diye sağda solda yeni MSN sürümleri arayıp makineye virüs bulaştırıyorsunuz. Makine ve zevk benim değil mi, dilediğimi yaparım diyebilmek için MSN listenizde kimselerin olmaması lazım. O virüslü denen programları yükleyenlerden hergün 2-3 mesaj gelir bana.
Türkçe MSN 9.0 ne zaman çıkıyor
Beta imiş, Plus imiş anlamam ben. Ne zamanki kurulu olan program yeni versiyon çıktı der, o zaman indirir ve bilgisayara kurarım. Program henüz bir uyarı vermedi, ayrıca Microsoft'un sitesine baktım. Yeni MSN'den bahsedilmiyor. Birazcık bekleyivereceksiniz.
İnternet sosyologların işini kolaylaştıracak. Vatandaş ne yer, ne içer; ne giyer, ne düşünür, sayaca bakarak anlayabiliyorum. TV'lerde gördüğünü internette arıyor genellikle. Bu daha önce Damacana'nın da dikkatini çekmişti. Amerika'da yaşanan emlak krizine rağmen bizde ev sahibi olma hayalleri halen devam ediyor.
Çelik evlerin fiyatı
Birkaç firmanın sayfalarına baktım, fiyatlar verilmemiş. Gazete sayfalarında, haber sitelerinde kırıntı mahiyetinde bilgilere rastlıyoruz. Firmalarımız henüz interneti nasıl kullacaklarını, sitelerinde neler olması gerektiğini bilmiyor. Evdöşe'de yayımlanan bir habere göre çelik evlerin fiyatları 25 bin YTL'denbaşlıyor.
TTnet müzik, video derken Türk Telekom bizim çocukluğumuzdan beri var olan masal dinleme servisini TV'lerde duyurmaya başladı. Eskiden 166 olan masal servisinin numarası 444 11 66 olmuş. Servis, şehir içi telefon görüşmesi olarak ücretlendiriliyormuş. İnternet bağlantınız varsa çocuklara masal dinletmek için Telekom'a iki iki para ödemenize gerek yok. Masaldinle.com'da masal ablalar çocuklara masal okuyorlar. İsterseniz sesli masalları dinleyin, isterseniz okuyun. Buyrun www.masaldinle.com
Erkan Şahin, şair, eğitimci, siyasetçi, yayıncı... İsmi daha önce bu sayfalarda yine geçmişti. Son genel seçimlerde Kastamonu milletvekili adayı idi. Şimdilerde özel eğitim kurumlarında öğretmenlik yapıyor ve Dersia Edebiyat yayınlarını hazırlıyor. Çok Ankara Ağrısı başlıklı şiirini kendi sesinden dinleyin.
Böyle giderse Net Günlüğü Derya Baykal sitesine benzeyecek. Ne yaparsınız, emir büyük yerden geliyor. Sadece bizde değilmiş bu el işi hobileri, ecnebi hanımlar da çok meraklı bu işlere. Örgülerin isimleri de ilginç... Haroşa diyen de var Haroşo diyen de.
Bilinçaltının açığa çıktığı anlardır o halı saha maçları. Koca koca adamlar oynadıklarının oyun olduğunu unutuyorlar. Muhabbetini bile ederken kavgaya varan tartışmalar sürüyor. Benzeri manzaları TV'deki futbol programlarında da görmek mümkün. O programlarda çekilmiş videolar Yotube'de bol bol var. Fenerbahçe'nin tur atladığını gece yarısı patlayan silahlardan öğrendim. Ertesi günkü spor gazetelerinin birinde Akif'in Çanakkale şehitleri için yazdığı "Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın" mısraını görünce gülsem mi kızsam mı bilemedim. Demek artık bu zaferlere kalmışız. Kocaman bir zafer kazanıldı, askerin Kuzey Irak'tan çekilmesi vs. unutuluverdi. Doktor Ahmet Çakar'ın bikini giymesi türban tartışmasını unutturacağa benziyor. Adında Vatan geçen gazetemiz(!) işi epey ileri götürüp oyun bile yaptırmış. Bunu yapan basit bir eğlence sitesi değil, gazete yani gaste.
İmdi ben olayın ekonomik boyutunu da düşünüyorum. Ahmet Çakar, bikini ile fotoğraf çektirirse, televizyona çıkarsa bundan turizm ve tekstil sektörü nasıl etkilenir?
Su bile yokuşlardan basamak basamak gider de motorlar basamak basamak gitmez mi?
Eğer bir gün bir motorun Basamak basamak döndüğünü dörürseniz ki onun adı Step Motor'dur.Her motor adam gibi fır fır dönerken bu step motorlar niye adım adım dönüyor? Çünkü Step Motor CNC ve Robot teknolojisinin temelidir. Tüm konum temelli mekanik işlemlerde step motor ya da servo motor kullanılmalıdır.
Kar yağdı, yağmur atıştırdı, don oldu, buz tuttu, kayan kaydı, barajlar nasiplendi, cemreler düştü ve nihayet kara kış bitti. Baharla beraber güneş kendini iyiden iyiye göstermeye, havalar ısınmaya başladı. Şimdi tatil zamanı. Her yaz olduğu gibi bu yaz da memleketimizde bütün insanlar aynı basit denklemi kuracaklar: tatil = deniz ise deniz = tatil. Çoluk çocuk dolacaz otellere, atacaz şezlongumuzu plaja vuracaz kendimizi denizin serin sularına.
Öyle ya dedelerimiz, ninelerimiz her yaz tatil yaparlardı. Bu güzide geleneğimizi ihmal edecek değiliz ya.
Diyeceksiniz ki bunlar zaten yıllardır oluyor. "Yeni bir şeyler söylemek lazım, cancaazım"
Bunlar oluyor da eskiden olmayıp yokluğunu hissetmedikleri plaj tatili artık muhafazakar aileler için de elzem hale geldi. Öyle ya dedelerimiz, ninelerimiz her yaz tatil yaparlardı. Bu güzide geleneğimizi ihmal edecek değiliz ya.
Neyse... Biz herkesin özgür tatil tercihine saygı duyalım ve benim canımı sıkan ayrımcılığa bir not düşelim.
Dört ya da beş adet yıldız toplamayı başarmış bir otelde keyfetmek için gerekli miktar nedir? Ucu açık olmak kaydıyla 40 ytl'den başlıyor. Peki muhafazakar bir ailemiz, içkisiz, discosuz bir ve birkaç yıldızı olan bir otelde gecelemek istediğinde kaç para ödemesi gerekiyor? 60 yuro (Türkçesi avro). Peki bu ayrımcılık, haksızlık, fırsatçılık, kapitalizm vs değil de nedir? Aynı beldede (Alanya, Kemer, Çeşme....) aynı hizmeti (hatta daha az) veriyorsunuz ve iki kat fazla para alıyorsunuz. İkinci bir husus.
Bay bayan haşema fiyatları
Bahsi geçen islami otellere gidenler denize, havuza neyle girecekler? Mayo, bikini giyecek değiller elbette. Evet. Haşema giyecekler, yani tesettür mayo. Peki haşema fiyatları ne kadar? Tahmin ettiniz. Otellerden farkı yok. İşlevsel en ucuz haşema 80 ytl.
Diyeceğim o ki, Tüketicileri Koruma Derneği bu işe el atmazsa ben burada konuyu eşelemeye devam edeceğim.
Bilgisayarı arada bir kaptırıyoruz elimizden. Neler buluyor öyle bu hanımlar, ajur, Brezilya nakışı, fiyonk... isimleri de tuhaf. Brezilya deyince benim aklıma önce Rio festivali, kahve, futbol gelir. Demek ki nakışı da ünlüymüş.