Bugatti'ye binenler için bir de parfüm üretilmiş. Şişesi Bugatti’nın ilk ürettiği modellerinin çamurluklarından esinlenerek yapılmış. Şişeyi arabanın orijinal torpido gözünün kullanarak yapılan kutuya koymuşlar. Şişeler 24 karat altın kaplı heykeller kuşatılmış.
Türkiye'de sadece 4 adet parfüm satışa sunulmuş. Altın kaplı şişe 7 bin 787 YTL, gümüş kaplı olan ise 5 bin 180 YTL. Haberlerde kokusuna dair bir bilgiye rastlanmamıştır. Eyüp Sabri Tuncer'in limon kolonyasını andırdığı rivayet ediliyor.
Bugatti sahipleri
Tom Cruise - Aktör Ralph Lauren- Modacı Michael Fux- Araba koleksiyoncusu Nigo- Japon tasarımcı Brunei Sultanı Tim Cahill- Avustralyalı futbolcu (İngiltere Premier Ligi-Everton Kulübü) Michael Schumacher- Emekli F1 pilotu Angelina Jolie/Brad Pitt- Sinema oyuncusu çift
Sizlere geçenlerde dünyanın en ucuz arabası Tata Nano'yu duyurmuştuk. Otomobil üreticileri sadece fakir fukarayı değil kodomanları da düşünmüşler. Dünyanın en pahalı ve en hızlı arabası olan Bugatti Veyron'u da üretmişler. Hemi de yakında Türkiye'de satılacakmış. Naber...
Bugatti'nin tarihi
Bugatti aslen bir İtalyan markası. Firma, Ettore Bugatti tarafından 1910 yılında kurulmuş. Alman Volkswagen 1998 yılında marka ve isim hakkını satın almış. 1993'te çalışmalarına başlamışlar, 2005 yılında ise ilk seri üretim Bugatti Veyron'u Tokyo Araba Fuarı'nda göstermişler.
Veyron, ismini yarış pilotu Pierre Veyron'dan almış. Bu Pierre var ya 1939'da 24 saatlik Le Mans Yarışı'nı kazanmış. Evet, ben de anlamayamadım: 24 saat hiç durmadan direksiyon mu sallamış? Yok canım, mola vermiştir.
Bugatti özellikleri
100 km hıza 2,5 saniyede çıkabilmektedir. Saatte 407 km hız yaptırmışlar. 1001 beygir gücünde 7 vites (Direksiyon arkasından kumanda ediliyormuş ve saniyenin sekizde birinde vites değiştirme kabiliyeti katmışlar. Sanırım otomatik vitesli, eli bu kadaç çabuk bir pilot var mıdır?) 16 silindir 4 turbo 10 radyatör 230 km hızdan sonra, Veyron’un önü 5 santim alçalıyormuş ve arkadaki spoiler (rüzgarlık) devreye girermiş. Lastikler ise Michelin tarafından özel geliştirilmiş. Patlak lastikle 200 km hıza çıkabiliyorsunuz. Uzun 4.5 metre, Genişlik 2 metre Söforsuz 1900 kg geliyor.
Yakıt tüketimi
Şehir içindeki 40 litre benzin yakıyor. Yani km'de yarım litreye yakın benzin yiyor. Son sürat gidildiği takdirde lastikler ancak 50 km dayanabiliyor. Fakat daha önce benzini bitiyor.
Bugatti Fiyatı
1 milyon euro avro 20 Bentley bayiinde satılır.
Bugatti Türkiye
Türkiye temsilciliğini alan Doğuş Otomotiv toplam 300 adet üretilecek Veyron'dan bir adet satmayı hedefliyor. Avrupa'da satış fiyatı 1.1 milyon Euro olan otomobil vergilerden dolayı Türkiye'de 2.5 milyon Euro'ya satılacak. Devam edecek
Opel, Saab, Kadillak, Hammır, Şavrole gibi otomobil markaların üreticisi General Motors, 2018'de sürücüsüz arabaların yollara çıkacağını söylemiş. 2015 yılına kadar testlerin süreceğini belirtmişler. Aradaki üç yılda ne yapılacağı açıklanmamış. Haberde böyle yazıyor. Çok değil 10 yıl kalmış. 10 yıl sonra arabaya şöyle diyeceğiz: "Hadi oğlum, fırından bi sıcak ekmek kap gel!" 10 yıl sonrasının derdi sardı beni şimdiden. Yollarda hayaletler araba kullanacak. Sürücüsüz bir sürü arabanın gezdiğini düşünsenize. Cık, ben şoför tutacağım arkadaş, üniforma giydireceğim hem de.
Malın yanında patronun tanıtımını da yapmak Doğu'nun bir alışkanlığıdır.
Hintli otomobil devi Tata Motor, dünyanın en ucuz otobilini 9. Oto Expo fuarında tanıtmış. Ucuzluğundan olsa gerek Tata Nano'ya "halkın arabası" adı verilmiş. 2500 dolardan satışa sunulacak olan otomobilin tanıtımına patron Ratan Tata da bizzat katılmış. Fotoğraflara bakınca benim de dikkatimi çeken bu oldu. Bir otomobil Batı'da, Amerika'da tanıtılırken patronlar değil, mayolu, bikinili, mini etekli manken kızlar kullanılıyor. Malın yanında patronun tanıtımını da yapmak Doğu'ya hastır. Bizde öyle değil mi? Siyasi parti afişlerinde genel başkanın dev fotoğrafı, kurumların reklamlarında kurum kurum kurulan bir patron boy göstermez mi?
Tata Nano özellikleri
Motoru arkada
30 ile 35 beygir gücünde
Radyosu, kliması yok.
Benzin ve hız göstergeleri dışında göstergesi yok.
Vitesi yok, otomatik vitesli de değil. Yanlış okumadınız vitessiz ve difransiyelsiz. Motosiklerde olduğu gibi vitesi kendisi ayarlıyormuş.
Bagajı yok. Bagaj denilebilecek yere tek sırt çantası sığıyormuş.
635 cc motor
4 kişilik, biraz sıkışınca 5 kişi de binebilir.
Jantları 70 km hıza dayanabilecek güçte üretilmiş.
Bu özellikleri ile Nano'ya "bayan arabası" denebilir mi?
Türkiye'de satılacak mı?
Özelliklerine ve fiyatına bakıp da "Aaa, uygunmuş, hanıma bi tane alayım." diye hemen heveslenmeyin. Türkiye'de satışı henüz yok, olsa bile vergisi, ÖTV'si, plakası derken 10 bin YTL'den aşağı satılmayacağı kesin.
Bu arabacı milletine internet sitesi yapmayı öğretemeyeceğiz. Bugün sokakta gördüm bir tane, akşamda TV'de reklamına rastlayınca merak ettim. Yeni Nissan Note (sanırım not diye okunuyor) için bir site yapmışlar dillere destan. Diğer araba sitelerimiz de bundan farklı değil hani. Sayfalar popup açılır, flaşın yüklenmesini beklersiniz, falan feşmekan işte. Bir kere araba sitelerine kimler, niye girer, hiç mi düşünmezsiniz bunu? En başta müşterinin uğradığını varsayalım siteye. Bir müşteri malın özellikleri kadar fiyatını da merak eder. Maşallah, Nissan notçularımız fiyatı nerdeyse saklamışlar. Başka kimler uğrar araba sitelerine? Meraklılar... Hayalindeki arabayı görmek isteyenler, bilgisayarına duvar kağıdı olarak koymak isteyenler. Marka değeri denen birşey var değil mi? Siteden bir tane bile resim indiremiyorsunuz. Aman iyi saklayın!
Kapıda 93 model bir Doğan'ım var. Şöyle sıfır bir arabaya binsem diyordum. Çin arabalarını beklemeyelim dedik. Lakin boşuna bekliyormuşum. Çin arabaları Türkiye'ye geleceğine ben de inanmayanlardanım. Birileri otomotiv sektörü ile kedi fare oyunu oynuyor.
Otomobil piyasasının en durgun olduğu döneme girdik. İkinci el ve sıfır otomobillerde kış aylarında tabir caizse yaprak kımıldamaz. İşte böyle bir dönemde araba sahibi olmak isteyenler sıfır kilometre araba alacaklarsa kampanyaları iyi takip etmeliler. Özellikle yeni çıkan markaların piyasada tutunabilmesi için firmalar cazip imkanlar sunuyorlar. Albea sole, Tofaş Lancia gibi.
Otomobil müşterisi genellikle araba almaya karar verirken en çok zorlandığı noktalar şunlardır: Kullanıcı otomatik vitesli mi olsun, düz vites mi ikileminde kalıyor. Otomatik vitesli arabalar kullanım rahatlığı açısından bayanlar tarafından ilgi görüyor ancak dezavantajları da az değil. Hem çabuk bozulabiliyor, hem de alırken pahalı, satarken ucuz olabiliyor. Diğer bir ikilem de dizel veya benzinli araba seçme noktasında oluyor. Dizel arabalar her ne kadar yakıt tüketimi açısından daha ekonomik görünse de, yedek parça konusunda benzinlilere göre daha masraflı. Bunu da gözönünde bulundurmakta fayda var.
Küreselleşmeyle beraber otomobil piyasası da büyük değişim geçirdi. Birkaç yıl öncesine kadar otomobil müşterisinin önünde birkaç seçenek vardı. Ya yerli araba alıyordu, ya da paraya kıyıp meşhur markalardan birini seçiyordu. Şimdi dünyanın öbür ucundaki otomobil üreticileri Türkiye piyasasına girdi. İran arabaları, Çin arabaları, Rus Arabaları, Hint arabaları... gibi önceden adını sanını duymadığımız otomobil markaları girdi ülke piyasasına. Bu arabaları bütün otombil fuarlarında görmek mümkün. Bunlar henüz test edilmiş değil ama fiyatları yerli arabalardan bile ucuz.