Kale arkasında maçı seyreden futbol sevdalısı masör dayanamayıp oyuna dahil oluyor. Bir oyuncu gibi futbol kurallarına uyarak topu tam çizgi üstündeyken kafa ile çeviriyor ve gole mani oluyor. Bahsettiğimiz olay Hollanda'da birinci liginde Nec Nimegen ve Gröningen takımları arasında oynanan maçta geçiyor. İşte masajcının golü kurtardığı an:
Dünyada mekan, ahirette iman demiş atalar. Öyle saray gibi mekanlarda da gözümüz yoktur, nohut oda bakla sofa bir ev yeter. Bunun bilen siyasi ekabir başta TOKİ olmak üzere konut faaliyetlerine destek verildi, inşaat sektörü canlandırılmaya çalışıldı. Bankalar kredileri faiz oranlarını düşürdü, vatandaş kira öder gibi ev sahibi olmaya başladı. Buna bir isim bulamadık, ithal bir isim kullandık: Morgıç. (Ecnebicede Mortgage şeklinde yazılıyor) Amerika'da morgıç sistemi tabiri caizse cartayı çekti. Ev sahibi olmak için bankalara yüklenen Amerikalılar taksitlerini ödeyemez hale geldiler. Bu hale nasıl geldiklerini tam olarak bilmiyorum. Fed, resesyon, parite laflarını duyuyorum ama ne anlama geldiklerini bilmiyorum. Eğer öğrenmek isterseniz Güncel Analiz ve Ekonomi Türk'e bakabilirsiniz.
Nohut oda bakla sofa bir ev yetenler diyenlere prefabrik konut öneriyoruz.
Prefabrik ev fiyatları
Dededen, kayınpederden kalma bir arsanız, bahçeniz varsa ucuzca ev sahibi olabilirsiniz. Prefabrik konutların metrekaresi 200-300 YTL arasında değişiyor. Prefabrik evler dört mevsim için uygun değildir. Yazları gittiğiniz köydeki tarlanın bir kenarında bir 30 bin YTL'ye bir prefabrike ev kondurabilirsiniz.
Çelik Ev Fiyatları
Çelik destekli evler depreme dayanıklıdır ve ısınması pirefabriklere göre daha kolay olur. Yaz kış kalabilecek bir ev düşünüyorsanız çelik evleri tercih etmelisiniz. Çelik evlerin fiyatları, prefabrikler gibi uygundur. Firmalar kampanyalar düzenliyor. Ankara'da faaliyet gösteren Ankuva adlı bir firma 25 bin YTL'ye depreme dayanıklı çelik ev yapıyor.
Zamandan kazanın
Müteahhit, amele, usta vs. ile uğraşamam diyenler için de idealdir prefabrike konutlar. Evinizi en erken bir hafta, en 45 gün içinde evinizi teslim ediyorlar.
Sokaklarda kamyonetini gördüğümüz Hintli TATA dünyanın en ucuz otomobilini üretecekmiş. Tata Otomotiv 2 silindirli, 30 beygir gücünde, 4 kapılı Lakh adını verdiği modeli 3 bin dolara mal edecekmiş. Türkiye'ye gelirse şayet vergiler vs. sizden önce üzerine bineceği için fiyatı 3 katına çıkacaktır. Ben Doğan'ı bu hafta tamirciye bi göstereyim.
Bunlar seyirlik. Yapılışını öğrenmek istiyorsanız videoda belirtilen siteye bakınız. Videoda çalan müzik Yedi Karanfil adıyla yayımlanan bir kasette vardı. Murat Göğebakan ise bu melodi eşliğinde bağıra bağıra Ayyüzlüm diyordu. Oya örnekleri, dantel modelleri, el işi
İntoko.kijiji.com.tr sitesi hemen her ilan aramasında karşıma çıkmakta. Sayfaların pek de hoş tasarımı yok. Gogıl sizi o sayfaya gönderdi ise aradığınızı sayfa içerisinde bulmanız zor. Üstelik Ki ci ci Premium AdSense yayımcısı. Premium yayımcı olabilmek için aylık 20 milyon sayfa gösterimi olan siteye sahip olmanız gerekiyor. Hakkında sayfalarına baktım, Ebay ile bağlantısı var, uluslararası bir şirket. Yazışma adresi olarak İrlanda verilmiş. Sitede ilanlar ücretsiz yayımlanıyormuş. Buraya kadar geldiniz madem bir de masaj videosu seyredin.
Örgü... El becerisi mi zeka işi mi? Sanayi devrimine karşı, hazır trikolara karşı kadınların bir direnişi olarak da algılanabilir mi? Sanat mı zanaat mı? Masraflı mı ucuz mu? Bu sorular uzar da uzar. Buyrun size işkembe örgü modeli videosu. Sırada Zeki Müren kirpiği, Selanik ve pirinç örneği var.
Erkeklerin korkulu rüyası olan ve genelde de karşılarına çıkan bir rahatsızlık olarak prostat kanseri, kanser türleri arasında en az zarar verenlerindendir. Halk arasında ayakta bevletmenin sebep olduğuna dair pek çok söylenti olsa da prostat kanserine neyin sebep olduğu tam olarak bilinmiyor.
Üç erkekten ikisi bir şekilde Prostat büyümesi rahatsızlığına yakalanıyor. Bunların önemli bir bölümü iyi huylu oluyor. Az bir kısmı ise, kötü huylu (yani kanser) oluyor. Ancak ilerleyen yaşlarda çıkması sebebiyle yavaş ilerleyen bu hastalık, diğer kanser türlerine göre daha az öldürücü. Prostat kanseri olmuş çok sayıda insan tanıyorum, bu hastalıktan dolayı ölen kimseyi tanımadım çok şükür. İnşallah da tanımam. Prostat Ameliyatı çok defalar hastaları bu dertten kurtarıyor.
Cinsiyete göre değerlendirildiğinde hastaların yüzde yüz'ünün erkek olduğu bu rahatsızlığın pençesine düşen herkese acil şifalar deliyoruz.
Bu günlerde Tedaş tarafından pek çok aboneye "reaktif sayaç" takmaları hususunda yazılar yolluyor. Pek çok tüketici bunun ne anlama geldiğinin farkında değil. Reaktif Enerji olarak tanımlanan bir enerjinin sisteme geri yollanmasının önlenmesi için tedaş'ın yaptığı bir uygulamadır bu.
Tedaş hatlarına reaktif enerjinin geri yollanmasını istemiyor. Eskiden işletmenizin 20 KW ve üzeri bir elektirksel güce sahip olması durumunda reaktif standartlarına uymanız isteniyordu. Artık bu sınır 9 KW a çekildi. Sayacı takmakla sorun bitmiyor. Kompanzasyon yapmadığınız sürece takacağınız sayaç sadece cezanızın miktarını belirleycektir. Öncelikle Kompanzasyon Malzemeleri alıp bunları tesisinize monte etmelei ve reaktif enerjinin sisteme yollanmadan şebekenizin içinde filtrelenemesini sağlamalısınız.
Bunun ayarlarını doğru yapıtğınız takdirde Reaktif Elektrik Tüketim (daha doğrusu üretim) cezası ödememiş olursunuz.
Öğretmeni, okutmanı, öğretim görevlisi, öğrencisiyle nerdeyse Türkiye'nin yarısı uzun bir yaz tatilinden sonra yeni bir eğitim öğretim yılına başladı. Tabi öğretmenlerin, bu aralar internette aradığı şey herkesin malumu olduğu üzere bir takım dökumanlar. Yıllık planlar, günlük planlar, sosyal etkinlik planları, çalışma takvimi gibi kırtasiyelerle epey bir boğuşuyor muallimler. Bu yıl şunu farkettim. Artık öğretmenler daha paylaşımcı ve planları daha profesyonelce yapıyorlar. Mesela ingilizce planları MEB'in dağıttığı kitaplara göre farklı farklı yapılıyor ve bu öğretmenlerin işini oldukça kolaylaştırıyor.
Planını yapan öğretmen veriyor net'e. İhtiyacı olanlar da faydalanmış oluyor. Şimdi bazıları buna hazırcılık diyecek ama öyle değil aslında. Plan yapıp internete verenler ikiye ayrılıyor. Birinci grup bu işi zevkle yapıyor. Yani emeğini paylaşmakta beis görmüyor. Diğer grup ise satıyor bu planları. Bu planlardan yararlananlar ise, birçoğu gereksiz, yani öğretmene ek külfet getiren, dökumanlarla vakit kaybetmekten kurtuluyor.
17 Ağustos ve 12 Kasım büyük depremlerinden sonra büyük bir sıçrama yapan prefabrik ev sektörü yine eski günlerine dönüyor galiba. Tedbir almak için deprem olmasını beklemeye gerek olmamalı, ama biz Türk'üz işte. Bize has özelliklerimiz var.
Özellikle küçük de olsa bir arsası olanlar için prefabrik evlerin avantajları çok fazla. En önemlisi, bence tabi, deprem esnasında en sağlam betonarme binalardan bile daha güvenli. Üstelik çok daha ucuza mal edilebiyor. Diyelim ki komşularınızla kavga ettiniz, geçinemiyorsunuz, ya da şehrin gürültüsünden uzaklaşmak istiyorsunuz, ya da memursunuz tayininiz çıktı. Prefabrik eviniz varsa sorun değil. Yaklaşık 5 bin YTL'ye evinizi taşıtabiliyorsunuz.
Uğur Dündar'ın hazılayıp sunduğu bir program var dı. Evi olmayan fakir insanlara prefabrik ev yapıyorlardı. Birkaç bölümünü izledim ve yapılan evlere hayran kaldım gerçekten.
İmkanı olanlara prefabrik konutları tavsiye ederim. On katlı bir apartmanda bir daire almak için binlerce YTL ev kredisi çekip iki katını geri ödemeye değemez diye düşünüyorum.
Kapıda 93 model bir Doğan'ım var. Şöyle sıfır bir arabaya binsem diyordum. Çin arabalarını beklemeyelim dedik. Lakin boşuna bekliyormuşum. Çin arabaları Türkiye'ye geleceğine ben de inanmayanlardanım. Birileri otomotiv sektörü ile kedi fare oyunu oynuyor.
Otomobil piyasasının en durgun olduğu döneme girdik. İkinci el ve sıfır otomobillerde kış aylarında tabir caizse yaprak kımıldamaz. İşte böyle bir dönemde araba sahibi olmak isteyenler sıfır kilometre araba alacaklarsa kampanyaları iyi takip etmeliler. Özellikle yeni çıkan markaların piyasada tutunabilmesi için firmalar cazip imkanlar sunuyorlar. Albea sole, Tofaş Lancia gibi.
Otomobil müşterisi genellikle araba almaya karar verirken en çok zorlandığı noktalar şunlardır: Kullanıcı otomatik vitesli mi olsun, düz vites mi ikileminde kalıyor. Otomatik vitesli arabalar kullanım rahatlığı açısından bayanlar tarafından ilgi görüyor ancak dezavantajları da az değil. Hem çabuk bozulabiliyor, hem de alırken pahalı, satarken ucuz olabiliyor. Diğer bir ikilem de dizel veya benzinli araba seçme noktasında oluyor. Dizel arabalar her ne kadar yakıt tüketimi açısından daha ekonomik görünse de, yedek parça konusunda benzinlilere göre daha masraflı. Bunu da gözönünde bulundurmakta fayda var.
Küreselleşmeyle beraber otomobil piyasası da büyük değişim geçirdi. Birkaç yıl öncesine kadar otomobil müşterisinin önünde birkaç seçenek vardı. Ya yerli araba alıyordu, ya da paraya kıyıp meşhur markalardan birini seçiyordu. Şimdi dünyanın öbür ucundaki otomobil üreticileri Türkiye piyasasına girdi. İran arabaları, Çin arabaları, Rus Arabaları, Hint arabaları... gibi önceden adını sanını duymadığımız otomobil markaları girdi ülke piyasasına. Bu arabaları bütün otombil fuarlarında görmek mümkün. Bunlar henüz test edilmiş değil ama fiyatları yerli arabalardan bile ucuz.
Henüz test edilmemiş Çin arabaları epey rağbet görüyor gördüğüm kadarıyla. Vatandaş ilgiyle bekliyor piyasadaki yerini almasını. Düşünsenize 7-8 bin YTL'ye sıfır araba sahibi olacaksınız. Gerçekten çok cazip görünüyor ilk bakışta. Lakin son günlerde ülkemizde ve tabiki Avrupa'da çin mallarına karşı özellikle de çin oyuncaklarına karşı toplama kampanyası başladı. Çin üretimi oyuncaklar, bebekler, boya kalemleri vs piyasadan toplanıyor yavaş yavaş. Ucuz etin yahnisi de böyle oluyor maalesef.
Bildiğiniz gibi Çin arabalarından önce Çin motorlarıyla tanıştık. Herkes "Altına hücüm" filminde olduğu gibi Çin motorlarına hücum etti. 1,2 ytl'ye çin motorunu kim almak istemezdi ki. Hem ucuz hem de çok şık duran bu motorlarla doldu piyasa. Gemiler dolusu motorlar geldi, ihtiyacı karşımakta zorlandılar. Kimi motosikletle alakası olmayan firmalar (beyaz eşya üreticileri) Türkiye distribütörlüğünü aldılar. Devasa çin motoru monte etme fabrikası kurdular. Artık gemilerde sadece parçalar gelmeye başladı ve bunları Türkiye'de monte edip sürdüler piyasaya. Çok büyük miktarlarda paralar kazandılar. Doydular paraya desek abartmış olmayız.
Peki şu anki durum ne? Bu kadar hızlı şişen bir balon mutlaka eninde sonunda patlar. Tam patlama gerçekleşti mi bilmiyorum ama bazı duyumlar alıyoruz. Çin motorları dökülmeye başlamış. Sanayide toplamakta zorlanıyorlarmış. İşin ilginç yanı bu motorların tamiri de zormuş. Yani her kullanıcı tamir edemiyormuş bu motorları. Diyelim ki motorunuzun zinciri attı. Mutlaka arta tekerleği sökmeniz gerekiyormuş. Neticede Çin motorları ucuz gerçekten. Alt sınıfa hitab ediyor. Aynı özelliklerdeki tanınmış bir markayı nerdeyse iki hatta üç katına alıyorsunuz.
Demem o ki kısa vadede karlı gibi görüne çin motorları uzun vadede sizi zarara sokabilir.
Çok değil 10 yıl önce yeşil sermaye diyerek her türlü baskıya maruz kalan holdinglerden biri de Kombassandı. Kombassan Holding bu baskılardan pek yara almışa benzemiyor. Alternatif tatil sektörüne yaptığı yatırımlar büyük bir hızla devam ediyor. Devasa yatırımlar yapıyorlar bu alanda. Bu yaz hizmete girenBera otel Alanya'dan sonra duyumlarıma göre 5 yeni otel daha yapacakmış. Ne diyelim. Hayırlı olsun. Biz de maddi durumumuz el verirde gidersek görüşlerimizi bildiririz.
Mersinli bir lise öğrencisi kanalizasyon suyundan bio-dizel üretmiş.
Kanalizasyon suyundan içme suyu üretildiğini duymuştum. Hatta Almanya'nın Solingen kentinin içme suyu bu şehrin kanalizasyon suyu arıtılarak elde ediliyormuş.
Asıl konu bu değil tabi. Benim anlayamadığım bir husus var. Alternatif enerji kaynakları aslında hiç de azımsanamayacak ölçüde. Hergün yeni bir icatla karşılaşıyoruz haber bültenlerinde. Sadece elektrik enerjisiyle çalışan araba (üstelik spor araba, ferrariye rakip olacakmış), suyla çalışan araba, biogazla çalışan araba. Petrol kavgasının bu kadar can aldığı, cihaşümul hararetin (küresel ısınma diyenler de var) iklimleri alt üst ettiği dünyamızı az çok yaşanılır kılmak adına bunun gibi ab-u hayat icatlar neden insanların kullanımına sunulmaz. Yani elektrikli bisikleti halkın kullanımına sununlar elektrikli arabayı neden hala sürmezler piyasaya? Hava kirliliği, su kirliliği, küresel kirlilik, küresel ısınma, doğadaki dengesizlikler, iklimlerin kayması gibi problemlerin temel sebebi olan zararlı gaz salınımının en büyük kaynağı egzoz dumanından kurtulmanın en pratik yolu bu değil mi?
Ülkemizde yaşanan batı kaynaklı kültürel değişim hayatın bütün alanlarını ve her toplumsal sınıfı etkiliyor. Benim üzerinde durmak istediğim Müslümanların (dindar, muhafazakar, müslüman.. artık hangisi uygunsa onu kullanın siz) modern hayata kendi renklerini katarak katılmaya çalışmaları.
Modern hayatta tatil deyince deniz, kum, güneş mi aklınıza geliyor? Herkes denize mi giriyor? Dindarlar bundan neden mahrum kalsın ki? Onların da kendi renkleri ile bezenmiş tesettür otelleri var. Onlar da denize giriyor artık.
Tam teşekküllü bir yaz tatili için denize girmek şart mı? Dindarların da mayoları, haşemaları var.
Günümüzde birikimleri değerlendirmenin en kestirme yolu parayı banka faizine yatırmak mı? Dindar kesimin de faizsiz bankacılık sistemi, islami bankaları var. Hem de en helalinden.