18 Aralık 2007
İnsanın "Hay dilinizi eşek arısı soksun!" diyesi geliyor.
Kelli felli gazetelerimiz ve televizyonlarımız bile yanlış yazıyor Mevlana'nın düğün gecesini.
Aruz, Arapların milli veznidir. Arûs ise düğün gecesi, kavuşma gecesi, gelin anlamlarına gelmektedir. Şeb ise gece demektir.
Neti kurcaladım, şöyle dişe dokunur, adam gibi bir Osmanlıca sözlük bulamadım. Ol sebepten bir sözlük tavsiye edemeyeceğim.
Etiketler: avare, dil, dil bilinci, dindar, Gazete, gazete haberleri

|
E-postayla Gönder! |
08 Aralık 2007
Sihirli bir değnek yok size dokunduğunda medya okur yazarı olabileceğiniz. Okuryazarlığın karşıtı cahilliktir. Medya cahili medya denen yayın organlarına hiç bakmayan, onları dinlemeyen, kaale almayan değildir. Bana göre böyle yapmak bir meziyettir de. Okuryazarlığın ilk akla gelen manasıyla medya okur yazarı olamadığınızda medya cahili olmazsınız. Medya cahili, medyanın sunduğunu olduğu gibi kabul eden demektir bence.
Dünyanın bütün medya cahilleri! Birleşin!
Medya denen şey -her neyse o- bir ticaret aracıdır. Tüccar size malını satmak için uğraşacaktır, iyi bir satıcı malını her şartta satabilendir. Satıcı için müşterinin mala ihtiyacı olup olmaması önemli değildir. Sizin kamyon lastiğine ihtiyacaınız olup olmadığına bakmaz, satabiliyor mu ona bakar; hatta ihtiyacınız yoksa bile varmış gibi gösterebiliyor mu, işte satıcı odur. Medyaya da bu gözle bakmak gerekir.
Madem buraya kadar geldiniz, daha doğrusu Gogıl sizi gönderdi bu sayfalara. Eliniz boş dönmeyesiniz diye birkaç okkalı laf aktarayım medya okuryazarlığına heveslenenler için.
"Medyanın gücü yoktur, gücün medyası vardır." İsmet ÖZEL
"Geleceğin tarihçileri çağımız insanları için “Gazete okur çiftleşirlerdi” diye yazacaklar" Albet CAMUS
Evvelden kaleme aldığım şu yazıları da bakabilirsiniz:
Şimdi haberler
Makineleşen dil
Etiketler: avare, Gazete, gazete haberleri, internet, medya tarihi, televizyon

|
E-postayla Gönder! |
16 Kasım 2007
Dün haber sitelerine düşen bir
haber ne zamandır üzerinde durmak istediğim bir konuyu aklıma getirdi. Okumaya üşenenlere haberi kısaca özetleyelim:
Dayı ayıyı döverse haber olmaz ama ayı dayıyı döverse haber olur.
Hindistan’da üç arkadaş ava çıkar, “ava giden avlanır” demişler. Üç kafadarın karşısına siyah bir ayı çıkar. Avcılardan biri panikler ve kaçamaz, kendini savunmaya kalksa da ayı tarafından bir güzel pataklanır. Bunları nereden mi biliyoruz? Oradan geçmekte olan bir ajans fotoğrafçısı basmış deklanşöre. “Saldırıyı kare kare” görüntülemiş.

Haber hayattan eder
Kevin Carter, foto muhabiri. Aşağıda gördüğünüz fotoğrafı çekiyor. Eserini dünyaya göstermek için işini yapar yapmaz, oradan uzaklaşıyor. Açlıktan sürünen küçük kızın akıbeti bilinmiyor. Carter, ödül aldığı o fotoğrafı çektikten üç ay sonra intihar ediyor “ölmek üzere olan çocukların peşini bırakmadığına” bir not bırakarak. 
Üzülmeyin, gün gelecek herkes haber olacak.
Bir televizyon kanalının muhabiri işini yaparken eğiliyor ve iç çamaşırı görünüyor. Bir diğer meslektaşı o anı “sabit”liyor ve gazetesinde “Muhabirin iş kazası” diye haber yapıyor. Zamanında epey tartışılmıştı bu mevzu. Hürriyet gazetesinin sitesinde haberin fotoğrafı kaldırılmıştır. Sevindirici bir gelişme.
Haber sizin olsun, benim haberim olmasın yeter.
Haber sizin olsun, benim haberim olmasın yeter
Efendim, ben sayısı iki elin parmaklarını az biraz geçen Anadolu İletişim Meslek Liselerinden birinde edebiyat muallimiyim. Okullardaki merasimler, müsamereler, törenler edebiyat muallimlerinin üzerine yıkılmıştır. Geçen 10 Kasım’da bir tören tertip ettik Ata’yı anmak için. Şiirler, konuşmalar, Ata’nın sevdiği şarkılar… Talebelerimize vazifelerini taksim ettik, bir gün evvelinden provasını yaptık. “Sizler iletişim okuyorsunuz, töreni kaydedin, fotoğraflarını çekin” diyerekten birkaç öğrencimizi görevlendirdik. Meslek dersi öğretmenleri, tutuşturdular ellerine kameraları, fotoğraf makinelerini. Törenin sahnelendiği yerde durduğum için dinleyicileri rahat görebiliyorum. Program başladı, bir öğrencimiz Ata’ya mektup yazmış, onu okuyor, dinleyen bir öğrencimiz gözyaşlarını saldı. Bizim muhabir adaylarımız bunu göremediler. Haberi kaçırdılar, aynı akşam TV’de Ata için ağlayan asker defalarca gösterilmişti. Derken kalabalık içinde bir hareketlenme. Sabahın köründe oraya diktiğimiz öğrencilerden biri bayılıyor. Kafalar olay mahalline çevriliyor, uzak olduğum için müdahale edemem. İki öğretmen arkadaşımız hemen yetişiyor. Konuşma yapan öğrenciyi durduruyorum, ortam durulsun öyle devam eder. Bizim muhabir adayları şaşkın, diğerleri gibi bakıyorlar sadece, en yakındaki fotoğraf makineliye işaret ediyorum, anlamıyor ne demek istediğimi. “Ne duruyorsun, haber orada! “ diyorum.
Esen kalın.
Etiketler: avare, deneme, Gazete, gazete haberleri

|
E-postayla Gönder! |
17 Haziran 2007
Hürriyet'in bir nevi AdSense benzeyen reklam değişim servisine üye olmuştum. İlk sonuçlar gelmeye başladı. Neticeleri ileride yazarım.
Etiketler: avare, en çok okunan gazeteler, Gazete, gazete haberleri, hürriyet, ziyaretçi bulma

|
E-postayla Gönder! |