Hakkında | Bağlantılar | İletişim | Ana Sayfa | Yazıları takip et | Yorumları takip et
Net Günlüğü

Net Günlüğü

Gündeme, hayata, memlekete ve internete bakış... Otomobiller, eğitim, siyaset, müzik, blog ve internet dünyası...

20 Mart 2008

İyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması


Bu yazıyla ben de şansını deneyeceğim. Şans diyorum zira fazla bir gayretim olmayacak. Sadece bu yazı ile katılacağım. Yazıya zaman zaman yorumlar yazarak hem gelişmeleri bildirecek hem de sayfayı güncellemiş olacağım. Zira blogunuzu güncel tutmazsanız Google'da gerilere düşüyorsunuz.

İyinet


Önceleri arama motoru olarak Altavista kullanırken, yani Gogıl Gogıl değilken, arama sonuçlarında spam siteler sıralanırken bir iyi.net vardı. Yarışmasına katıldığımız iyinet'in onlarla bir ilişkisi olmasa gerek.

Seo nedir?


SEO, İngilizce bir kelimenin baş harflerinden oluşuyor. Ayrıntısını öğrenmek isterseniz SEO'dan dünya devi haline gelen Google'nin sayfalarına bakınız. Kabaca bir baktım, SEO'dan bir kişi, kurummuş gibi bahsediyorlar.

Seo yarışmasına nasıl hazırlanacağım?


Öncelikle bu yazıyı yazmak hazırlığın ilk aşaması. Geri bağlantı (backlink) almamız lazım. Elimizdeki birkaç blogun dibine linkimizi eklemekten başka birşey yapamacağız. Dizinlere, arama motorlarına eklemek için uğraşmayı düşünmüyorum.
Yarışma 3 turlu. Eğer iyi bir başlangıç yapabilirsek (ilk 3 sayfada yer almak gibi) sonrasında asılırız.

Yarışma sponsorları

Yarışmanın son katılma tarihini 24 mart diyorlardı. Yazıyı yayınladıktan sonra baktım, 18 mart yapmışlar. 1 gün fark ile kaçırdık. hal böyle iken sponsorları sildim. Bakalım, kurallar yarışma başladıktan sonra değişecek mi?

Destek


Bize destek vermek isterseniz şu kodları kullanarak sitenizden, sayfanızdan bağlantı verebilirsiniz.
İyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması'na katılan tüm yarışmacılara başarılar diliyorum.

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | 1 Yorum var | Yorum gönder | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
14 Ekim 2007

SEO dediğin nedir ki gülüm!

Giyimden, yemeğe kadar hayatın her alanında arabesk. Bir süsleme sanatı olan arabesk bizde bol kemanlı, paslı demir gıcırtısı sesli erkeklerin ve kadınların eşlik ettiği bağırtlak tıngırtılar için kullanılıyor şimdi. Arabeskin internete yansımaması, internet sitelerinde arabesk temaların hakim olmaması düşünülemezdi. Merak edenler, internetin ağası Google'a "sevgi, şarkı sözleri, aşk, güzel sözler" yazarak internetteki arabeski görebilirler.

Konumuz arabesk değil. Search Engine Optimizasyon denen ecnebi terimin kısaltması olan SEO. Başkalarını bilmem ama ben yazıldığı gibi okuyorum. Aynen şöyle: SEO.
SEO denen icat -doğru kelime olduğundan emin değilim- arama motorlarında üst sıralara çıkmak demektir. Yani internet sitenizi hazırlarken bunu gözönünde bulundurmanız gerekiyor. Yoksa malınıza müşteri bulamazsınız. Bunun elbet sakıncaları var. Daha önce üzerinde durduğumuz için tekrar değinmeyeceğim.

SEO nasıl yapılır


  • Bilgisayarınızda bir klasör, belge oluştururken isim veriyoruz değil mi? Malumatfuruşluk yapalım, F2 tuşuna basarak seçili belgenin adını değiştirebiliyoruz. Belgelere isim verirken o belgeyi tanımlayıcı kelimeler seçeriz. Tarhana çorbası tarifinin yer aldığı belgeye motor_yaglari diye isim vermezsiniz, tarhana_corbasi yazarsınız. İşte arama motorları öncelikle belgenin ismine bakmaktadırlar. Yani sayfanızın içeriği ile sayfa adresi uyumlu olmalıdır. Blogger ve Wordpress bunu sizin yerinize yapmakta, sayfa başlıklarını adres kısmında kullanmaktadır.
  • Başkalarını bilmem ama ben yazıldığı gibi okuyorum. Aynen şöyle: SEO
  • Eskiler serlevha dermiş, şimdi başlık diyoruz. Sayfanın başlığı, webmastır dili ile söylersek taytıl SEO'nun ikinci kısmıdır. Yazı başlıklarının güzel ve dikkat çekici olmasını söylemiştir edebiyat öğretmeniniz. Ama o öğretmen SEO bilmediğinden öyle söylemiştir. Yazınıza başlık verirken kişilerin arama motorlarında nasıl arayacaklarını hesaba katmalısınız. Bu kaide Türkçe için daha geçerlidir. Örnek mi istiyorsunuz? Kimse Google'de "Anadolu'nun bağrından çıkan şairler" diye aramaz, "halk şairleri" diye arar. Yazı başlıklarının dikkat çekmesi ziyaretçilerini arama motorlarından bulmayan siteler için olması gereken bir kaidedir. Özetlersek; yazılara başlık koyulurken sırasıyla şunlara dikkat edilmelidir: aranma şekli, konuyu özetlemesi, dikkat çekicilik, kısalık...
  • Arama motorları sayfa başlığından sonra yazı içindeki alt başlıklara dikkat etmektedir.
  • Kütüphanelerdeki kitapların nasıl tasnif edildiğini bilirsiniz. Dewey Onlu Sistemini de duymuşsunuzdur. Şunu demek istiyorum. Arama motorları siteleri tasnif ediyor kendince. Motor yağı diye aradığınızda sizi BP'ye, Şel' gönderirken, bebek yağı diye aradığınızda sizi Nivea'ya gönderiyor. BP'nin sayfasında bebek ve yağ kelimeleri geçse bile o sayfayı çok sonlarda gösteriyor. Bu tasnif işini yine internet sitelerine yaptırıyor arama motorları. Birkaç cümle önce Dewey Onlu Sistemi kelimeleri için bağlantı kullandım. Eğer Google bu siteye, Net Günlüğü'ne itibar ediyorsa bağlantısını verdiğim o siteyi arama sonuçlarında ilk sıraya taşıyacaktır. Hülasaten; arama motorlarında ilk sıralara çıkmak istediğiniz kelimeler için diğer sitelerden link almalısınız.
  • Dikkat etti iseniz "Net Günlüğü'ne itibar ediyorsa" dedim. Yani link aldığınız siteler de önemlidir. Motor yağlarını üzerinde durduğunuz bir sayfaya bebek bakımını konu alan bir sayfadan link alırsanız yanlış yapar, Google'in sizin için hazırladığı sandboxa girebilirsiniz.
Bunlar SEO'nun temel taşları idi. Sayısı trilyonlarla ifade edilen sayfalara sahip, büyük paraların döndüğü internetin işi bu kadarcık ile bitmiyor. Page Rank (Google'nin uydurmasıdır), domain yaşı, sitenin güncellenme sıklığı da arama motorlarında üst sıralara çıkmak için gereklidir. Google'ın bilhassa sitenin güncellenmesine dikkat ettiğini tecrübe ettim. Google'ın gözüne girmek için şu sayfadaki ipuçlarından da faydalanabilirsiniz.
Sonraki yazılarımızda SEO'nun nasıl suistimal edilebileceği ve Google'nin SEO üzerinden nasıl internet ağalığı yaptığı üzerinde duracağız.

Etiketler: , , , , ,


Devamı! >>> | 1 Yorum var | Yorum gönder | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
22 Eylül 2007

Sitenizin trafiğini arttırma yolları

N
et Günlüğü'nü Haziran 2007'de faaliyete geçirmiştim. Bir süre netgunlugu.blogspot.net adresinde neşriyatı sürdürdük, sonrasında paraya kıyıp netgunlugu.net adresini aldık. Bu değişimden dolayı kısa bir süre ziyaretçi sayımızda azalma yaşandı.
Günlük 1000 ziyaretçiyi geçtiğimiz henüz vaki değil. Günlük ziyaretçi sayısı son bir ayda ortalama 600 civarı. Gündemi takip etmesek ziyaretçi sayısı artmayacak. Örneğin seçim tahmini, ilk Türk spor araba, orucu bozan şeyler, rock'n coke reklam müziği gibi konular gününde 100'ün üzerinde ziyaretçi getirmişti.
Bu demek değildir ki gündemi takip eden siteye ziyaretçi gelir. Net Günlüğü'ne hemen hemen yazdığımız her yazı müşteri buldu. Yazılarımız Google'nin birinci, ikinci sayfalarında gösterildi. Müşteriyi yani ziyaretçiyi gönderen işverenimiz Google idi. Net Günlüğü'nün Page Rank değeri şu an 0. Ve webmasterlar dört gözle PR güncellemesi bekliyorlar. Bence boşuna bekliyorlar. Google, henüz PR değeri vermediği siteleri de seviyor. Ama koşulsuz sevmiyor Google, sitenizi güncellemenizi istiyor. Backlink almak, toplistlerde görünmek Google'nin gözünde sitenin güncellenmesi kadar önemli değil bence. O yüzden siteye hergün bir yazı resim... ekliyorum.
1 Eylül - 20 Eylül 2007 tarihleri arasında siteye 11 bin kişi gelmiş. %90'ı arama motorlarından yani Gooogle'den. % 3 doğrudan trafik, %7 diğer siteler. Bu %7'nin içinde sosyal imleme siteleri çok az.
İnternet demek Google demek oluyor maalesef, Google iyi anlaşma yollarını bilmelisiniz.

Buradan şu sonucu çıkarıyorum. Sosyal imleme siteleri başlangıçta backlink almak için kullanılabilir, sonrasında vakit kaybından başka birşey değildir. Bir danışıklı döğüş var sosyal imleme sitelerinde. Millet birbirini oyyluyor, birbirini favorilerine ekliyor. Pozitif Pc editörü Blograzziyi çok güzel anlatmış. O sitelerde Günün Blogu olmak, üst sıralara tırmanmak siteye fazla birşey getirmez kanaatindeyim. Bunca zaman içinde Blograzzi'den bu sayfalara gelen bir Allahın kulu yok desem, ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirim sanırım.
Bundan sonra yazılarımı sosyal imleme sitelerine eklemeyi düşünmüyorum. O yüzden Eklebunu butonunu, Blograzzi favori şeyini siteden kaldırıyorum.

Sitenin trafiğini arttırmak isteyenlere naçizane birkaç önerim olacak:

  • İnternet demek Google demek oluyor maalesef, Google iyi anlaşma yollarını bilmelisiniz.
  • Sitenizi hergün güncelleyin. bunun için Damacana ve Wolkanca'da olduğu gibi bir ekip oluşturabilirsiniz.
  • Yazılarınızın başlıklarını çok iyi seçmelisiniz. Hangi kelimelerin nasıl arandığını düşünerek başlık yazın. Hem de metne uyan hem içinize sinen hem de Google'nin seveceği bir başlık bulmak zor olsa da bu yapılması gerekiyor.
  • Blogger, Wordpress veya SEO uyumlu betikler kullanın.
  • Sitenizin trafiğini bir sayaç ile takip edin. Google'de 2., 3. sayfalarda yer aldığınız bir kelime için dişe dokunur sayıda ziyaretçi geliyorsa o kelimeyle ilgili yani kelimenin başlıkta geçtiği yazılar yazın.



Etiketler: , , , , , ,


Devamı! >>> | 2 Yorum var | Yorum gönder | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
16 Ağustos 2007

Blogculuk ve ahlak

İnternette bir kural vardır: "İlk gelen alır"
Bir zamanlar domainler (internet adresi veya alan adı diye çevirebiliriz) büyük paralara satılıyordu. Artık, şirketler, futbolcular, mankenler, türkücüler, arabeskçiler, dönmeler, delikanlılar nette yerlerini aldıkları için domain pazarı eskisi gibi hareketli değil.
Kaynak gösterilirek dahi olsa yazıların bu şekilde çoğalması internetin çöplük haline gelmesine yol açıyor.

Eskiden, çok değil 5-6 sene evvel, daha Google interneti bu kadar ele geçirmemişken, internete bağlanmak için modem sesi duyarken, çoluk çocuk cahil cühela internete yunuslama dalmamışken, tarayıcılarda Google'nin arama çubuğu yerine adres satırı kullanılırken domainler önemliydi. Com, net, org nisbeten anlamına uygun kullanılırdı. Edu, gov, mil uzantılarını kimin kullanıdığını internete girenler bilirdi. Neyse lafı uzatmayalım. O zamanlarda kendimize göre siteler yapardık. Kimi zaman Frontpage ile kimi zaman Notepad ile. Değişen çok şey oldu zaman içinde ama değişmeyen ve değişmeyecek olan birşey var: Sitelerin ziyaretçiye olan ihtiyacı. O zamanlar da sayaç kullanırdık sitelerimizde. Arama motorlarından www.xxxx.com yazarak sitemize gelenler olmazdı.
Daha önceki bir yazımızda blog ziyaretçileri üzerinde durmuştuk. Net Günlüğü'nün sayacına baktığımda ziyaretçilerin % 90'ın Google üzerinden geldiğini görüyorum. Gelenler aradıklarını bulabiliyorlar mı o ayrı bir mesele ve ayrı bir yazı konusu. Google'nin ziyaretçi göndermesinin sebepleri malum. Blogger'ın Google tarafından torpilli olması, SEO ve gündemi takip etmem. Şayet Net Günlüğü, eski bir site olsa idi, Page Rank değeri 4 veya 5 olsa idi ziyaretçi sayısı iki katına çıkardı. Çünkü Google, PR değeri yüksek sitelere arama sonuçlarında öncelik veriyor. Bir sitenin PR değeri yüksekse ve sık güncelleniryorsa o siteye daha sık uğruyor Google ve orayı sık indeksliyor. Google'nin Net Günlüğü'ne bazen birkaç gün bir uğramadığı da oluyor, her gün uğradığı da oluyor. CNN gibi büyük ve sık güncellenen sitelere her 10 dakikada bir uğrar. Yani Google'ye yazıyı ilk indeksleten kazanır.
Türk blogcular arasında yaygın olan ve tasvip etmediğim bir davranış görüyorum: Bir blogda gördüğü yazıyı (beğenmesi şart değil, ziyaretçi getireceğini bilmesi yetiyor) tırnak işareti içinde kendi blogunda kaynak göstererek aynen yayımlamak. Söz konusu yazı ilk önce PR değeri düşük ve Google'nin az uğradığı bir blogda yayımlandı ise Google onu görmeyecek ve yazının alıntılanarak yayımlandığı sayfayı arama sonuçlarında öne çıkaracaktır. Bkz. Seo icat oldu, mertlik bozuldu.
Kaynak gösterilirek dahi olsa yazıların bu şekilde çoğalması internetin çöplük haline gelmesine yol açıyor. "Falancanın sitesinde gördüğüm bir yazıyı buraya alıntılıyorum" demek yerine o yazıya birşeyler katarak, karşı çıktığı katıldığı yönleri yazarak yazıyı işaret etmek daha erdemli bir davranış olacaktır. Çünkü o yazı bir ay önce matbu yayımlanan, arasan da bulunamayacak bir gazetede değil, bir kelimede milyonlarca sonucun sıralandığı Google'den yola çıkılarak ulaşılabilecek bir yerdedir, kısacası bir tık uzaktadır.
Bilmem işi gücü blog olanlar, renkli blogcularımız, beyn'ini özetini bloga akıtanlar, fikir bozanlar, acemiler bu konuda ne düşünürler?

Etiketler: , , , , , , , , , ,


Devamı! >>> | 5 Yorum var | Yorum gönder | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
28 Haziran 2007

hafif.org belden aşağı vuruyor

internet, SEO, arama motoru, reklam, para, ahlak...
Google ve internet üzerine yazmaya devam ediyoruz. Daha önce kaleme aldığım iki yazıda Google aramalarında artış gösteren kelimeler üzerinde durmuş ve bunların suistimal edilebileceğini söylemiştim. Canlı bir örneği ile karşı karşıyayız.

Sağolsun Google bu siteye uğruyor ve güncelliyor. Uğrama sıklığı fazla değil. Sebebi malum, yeni bir blog ve sıfır PR. Daha dün Google'de "hürrüyet" diye arattığınızda bu blog ilk sayfada çıkıyordu. Bugün (28 Haziran 2007) baktığınızda ise köklü sitelerimizden hafif.org ilk sayfada 3. sırada yer alıyor. Çok yakında birinci sırayı kapacaktır. Hafif.org'ye 26 Haziran 2007 eklenen yazıların birinde -hürriyet ödülli bilgi yarışması, başlığını taşıyor. Ya acele ile yazıldı ya da "ödülli" kelimesi tapulanmak isteniyor- hürrüyet ve hürrüyet gaste oku etiketleri kullanılmış.
Hafif'teki yazıyı kaleme alan nihilanth nikli yazarı böyle yaptı diye suçlayamayız. Nihayetinde Hafif, yazarlarına para ödeyen bir site.

İnternet âleminde hiçbir kelimenin kimsenin malı olmadığı biliyorum. Hürrüyet'i hafif'e kaptırdığım için bu yazıyı kaleme almış da değilim. Sadece SEO, arama motoru denen kavramlar üzerinde durmak, internetin nereye gidebileceğine dikkat çekmek istiyorum.

Bu hamur daha çok su götürür. Baksanıza hangi konular bekliyor bizi: internet, SEO, arama motoru, reklam, para, ahlak...

Ekler:
Hafif.org'de Hürrüyet
Google'de Hürrüyet

Etiketler: , , , , , , ,


Devamı! >>> | 0 Yorum var | Yorum gönder | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü
21 Haziran 2007

Siteye ziyaretçi çekme yolları

Öncelikle Google'nin gözüne girmelisiniz. Nasıl mı? Buraya ve şuraya bakabilirsiniz.
Şayet sitenizden reklam yayımcılığı ile para kazanmayı düşünüyorsanız imdilik AdSense'den başka alternatifiniz yok gibi duruyor. Ve AdSense reklamlarına Google'den gelen ziyaretçi tıklar. Buna yakinen tanık oldum. Şöyle ki, Flickr'daki fotoğrafların animasyon şeklinde gösterildiği bir blog hazırladım. Bu blogu Google'nin tanımasını beklemeden sosyal imleme sitelerinden birine ekledim. Daha ilk günde sayfa 500 gösterim yaptı. Peki kaç tıklama vardı dersiniz. 0, sıfır tıklama. Sosyal imleme sitelerinden gelen ziyaretçi eğlenmek için ya da merakını gidermek için geliyor sayfaya. O ziyaretçi reklama tıklamayacaktır.
Şu an okuduğunuz blog henüz çok genç, bir haftalık. Google'den günde 3-5 kişi geliyor. Ve Google sayfaların tamamını indexlemiş değil. Zamanla bu da olacaktır. Çünkü Page Rank'ı yüksek yerlerden backlink almaya gayret ediyorum.
Tecrübelerimi paylaşmaya devam edeceğim efendim. Bizi izlemeye devam edin.

Etiketler: , , , ,


Devamı! >>> | 0 Yorum var | Yorum gönder | E-postayla Gönder! | Net Günlüğü

Önceki Yazılar

Sairlerin hayati, siir dinle
Hayvanlı, ilginç atasözleri
5 Temmuz ehliyet sınav yerleri
Görkem için
Hezarfen Ahmet Çelebi arabasını noterde satamayaca...
Yutube kapalı, ttnet video verelim!
İtina ile yazım yanlışları öğretilir*
Gece gündüz kanal d dizi izle, fragman
Yasaklı Youtube giriş yöntemleri
Bilimsel makale ve tez nasıl hazırlanır?

Arşiv

Nisan 2007
Mayıs 2007
Haziran 2007
Temmuz 2007
Ağustos 2007
Eylül 2007
Ekim 2007
Kasım 2007
Aralık 2007
Ocak 2008
Şubat 2008
Mart 2008
Nisan 2008
Mayıs 2008
Haziran 2008
Temmuz 2008

Yönetici için

Şablonla oyna | Yeni Yazı Gönder | Yazıları düzenle | Yorumları yönet | Ayarlar | Müzik Ekle
website counter
E-posta adresinizi yazın, sitemiz güncellendikçe size haber verelim.
E-posta adresiniz:
Net Günlüğü
Katkıda Bulunanlar: avare | boylu | gaye hayat | yoldaş |