Bundan 34 yıl önce, tam da bugünde hastanenin nöbetçi ebesi kucağındaki kundağı pencereden gösterek bu türküyü söylemiş. O kundaktaki bebek sonra çocuk olmuş, yine duymuş o türküyü yanaklarını sıkanlardan. Büyümüş eşşek kadar olmuş, horozlardan korkmaz olmuş, artık türküsünü söylemez olmuşlar. İnternet yetişmiş imdada, bulmuş türküyü.
Blograzzi'de Damacana'nın patronu Erdal'a "Hımm, Google'nin PR güncellemesini bekliyorum :)" demişiz. PR'ler güncellendi ve bahanemiz kalmadı. Bu sayfalarda yazılanlara ekleyecek fazla birşeyim yok. İsmim Osman ÇÖPATLAMAZ. Memur olduğumu söylemiştim, teferruat isteyenlere bir devlet okulunda edebiyat öğretmeni olduğumu söylesem yeter mi? Edebiyat öğretmeni olduğumuzu öğrenince hemen yazılarımızdaki dil yanlışlarını aramaya kalkışacak aklı evveleri Şair Eşref'in bir şiiri ile ikaz edeyim:
Kahr için hasmını bir rad'ı kazadır kalemim, Mahveder zalimi püsküllü beladır kalemim, Karşısında nice erbab-ı denaet titrer, Hakim-i mahkeme-i hükm-ü cezadır kalemim.
Çok alçaklara âlemde çalarsam galebe Elde bayrak gibi ihsan-ı Hüdadır kalemim. Sihribazan-ı cihana kesilir bir ejder, Sanki Eşref, şed-i Musa'da asadır kalemim.
Benden başka siteye ara sıra yazı ekleyen iki kişi daha var: Hancı ve Cibran müstearıyla yazıyorlar. Bir de A4 Tech web kamerası ile yeni çekilmiş fotoğrafımızı ekleyelim.
Blog hakkında söz etmeye gerek yok, o size kendini anlatır. Blogculara verilen tavsiyelerde mutlaka bir hakkında sayfanız olsun derler. Hak veriyorum, kim yazmış bunları diye merak ediyor insan. İşte kısa kısa ben:
Nikneymim yok, ne eserse kullanıyorum.
2006 senesinde 32 yaşımda idim.
Evliyim.
Bir kızım var.
Devlet memuruyum.
İnternette yetecek kadar İngilizce, bayramlık ibadetlerimi yapacak kadar Arapça, yüzümüzü kara çıkarmayacak kadar Türkçe bilirim.
Evim yok, kiracıyım. Arabam var fakat acemi şoförüm.