Mynet, sesli email hizmetini tanıtmak için bir video hazırlamış. Son kısmı hariç oldukça güzel bir video olmuş. Medya okuryazarlığı dersini okutan, sosyal bilgiler dersinde iletişim araçlarını ünitesini işleyen öğretmenimiz bu videoyu seyrettirebilir öğrencilerine derslerinde. İletişim Meslek Lisesi'nde okuyan bir avuç öğrencimiz okullarının ne işe yaradığını, neler öğrendiklerini bu video ile büyüklerine daha kolay anlatabilirler. İşte o video:
MEB, nihayet Medya Okur Yazarlığı dersini okutacakmış. Amaç öğrencileri medyanın, reklamların zararlı etkilerinden korumak olarak söyleniyor. MEB, RTÜK ile yaptığı anlaşma ile dersi okutacak Sosyal Bilgiler öğretmenlerini eğitmeye başlamış. Önümüzdeki yıl 5 pilot ilde okutulacakmış bu ders. Sonrasında yaşanacakları ben size özetleyeyim.
Okullar açılacak, öğretmenleri plan program telaşı saracak. Avea kurumsal hattan meslektaşlar, eski okul arkadaşları aranacak. Şurda vardı, msn'den göndereyim, yaw ben bunu açamıyorum, winzipi nerden indiriyoz... falan filan derken dersler başlayacak. MEB, hazırlayabilirse gönderecek kitapları. Kitaplar yetişmezse bir başağrısı daha. Öğretmen diyecek "Evet, çocuklar kitabınızın 98. sayfasını açın, iyi dinleyin burayı, yazılıda sorarım."
Sonra televizyon üzerinde konuşulacak, idealist örtmenler birşeyler öğretmeye gayret edecekler. Akşamdan Kurtlar Vadisi'ni seyreden öğretmenler ise bir çelişki yaşacaklar ama aldırış etmeyecekler. "Çocuklar televizyon kötüdür, kendinizi onun zararlı etkilerinden koruyun..."
Bakanlık, tüm okullara ADSL bağlamakla övünürken çocukların internette "tekken, barbie giydir, skull" oyunlarını Google'de aratmalarını görmüyor. Öğrenciler, proje ödevlerini, performans ödevlerini Wiki'den yapıyor. Güya araştırmaya teşvik edilecekti öğrenci, Wiki'den araştıyorlar, hazır ödev sitelerinden araştıyorlar. Ödev sitelerinin abonesi olan internet kafelerin olduğundan haberdar mı acaba MEB?
Bunları nereden mi biliyorum, apartmanda internet bağlantısı olan tek hane olduğumuz için sene boyunca epey ödev hazırladım zıpırlara. "Gogıla şöyle yazınca çıkıyomuş, örtmen öyle dedi" demişti bir keresinde hayta. Bir keresinde farklı bir iş yapalım, araştırmacı bir neslin yetişmesine katkımız olsun diyerekten 7. sınıfa giden komşuoğluna bıraktım bilgisayarı ve interneti bir süreliğine; epeydir ihmal ettiğim kütüphaneme, kitaplarımın yanına gittim. Bir saat sonra geldiğimde yanına, ödevini çoktan hazırlamış, Fenerbahçe'nin transferlerine bakmış, onlaynından oyun oynarken buldum.
"Çocuklar televizyon kötüdür, kendinizi onun zararlı etkilerinden koruyun..."
Bakanlığımız, vatandaşı bilgisayar okur yazarı yapmak için vatandaşı okullara labovatuvarlar kurdu, Halk Eğitim Merkezlerinde kurslar açtı. Gerçi şimdi o labotavurlardaki bilgisayarlarda Mario bile zor oynanıyormuş şimdi. "Kaldırmıyo abi makine:)"
Televizyonunun zararlı etkilerinden korumak için çok geç kalındı. Liselerin önlerindeki avuç içinde sigara içen, paltolu, beyaz atkılı, Miroğlu, Polat tiplerinden biliyoruz bunları. Biraz cılız olanlar ise rahmetli Kemal Sunal'ı taklit ederek Şabancılık oynuyorlar. "Populer lise kızı nasıl olunur" diye aratıyorlar internette. Youtube'de lisesi yazın ve görün sonuçları. Bakanlığın öğrencileri nasıl kullanıyor ve interneti. Medya okur yazarlığı seçmeli dersi yanında, zorunlu olarak İnternet okuryazarlığı dersi konulmalı bir an önce. Manzaraya bakarak bunun için bile geç kalındığı söylenebilir.