31 Ocak 2008

Mim dalgası Blogistan'ı sarmaya devam ediyor.
Günlerden Bugün... blogunun yazarı Burak Doğan bizi mimlemiş. "Blogunun En Çok Neresini Seviyorsun?" diye soruyor. Galiba yaratılıştan getirdiğimiz bir haslet var: Haticeye değil de neticeye bakanlardanız. Yapılan işi sevmiyorum, elde ettiğim neticelere bakmak daha çok hoşuna gidiyor.
Blog için kullanılacak temayı seçmek, eklentileri ayarlamak, kodlarlar boğuşmak... sıkıcı işler velhasılı kelam. Bu işler bazen yazı yazmanın bile önüne geçebiliyor. Peki yazmaktan hoşlanıyor muyum? Yazılarıma yorum yapılırsa hoşlanıyorum. Yorum gelince boşluğa konuşmadığımızı yani kendi kendimize konuşmadığımızı düşünüyorum. Hoş çoğu zaman Gogıl ile konuşuyoruz. Bu ayrı bir mevzu. Blogumun yorum kısmını seviyorum diyelim.
Geleneğe uyarak gelen mimi blog âlemine gönderelim. Tensip buyururlarsa meslektaşım Selçuk Hoca'dan, tecrübeli blogcu Teyyare'den cevaplamalarını isteyelim: Blogunuzun en çok neresini seviyorsunuz?
Etiketler: avare, blog, internet, mim

|
E-postayla Gönder! |
23 Ağustos 2007
M
im dalgasından biz de nasibimizi aldık. Sağolsun,
damacana.org'e bize de pas atmış.
Niçin kadın olmak istemezdim?Kadın vücudu kadar sanat değeri taşıyan bir başka eserin olabileceğini sanmıyorum. Tanrı o kadar güzellerini yaratmış ki tutulmamak elde değil. En iyisi meramımı şair Turgut Uyar'ın dizeleri iler dile getirmeye çalışayım:
sana bir şey soracağım, affet, allahım!...
beş vakit kızlar doluyor camilerine,
beyaz yaşmaklı, beyaz tenli masum kızlar...
benim bir defa görüşte yüreğim sızlar;
sen tutulmadın mı, içlerinden birine?
sana bir şey soracağım, affet, allahım!...
Erkek halimizle kadınları sevmemizde bir mahsur yok değil mi? Peki kadın ya kadın olsaydım o "beyaz tenli"lileri görünce yüreğim sızlasaydı... Lezbiyen olmak istemediğim için kadın olmayı istemezdim.
Ben de pası Levent Dal'a atıyorum.Etiketler: avare, mim

|
E-postayla Gönder! |