Kitabî anlamda tenkit sanat eserlerini, düşünce eserlerini tanıtmak, onların iyi, güçlü ve zayıf ve çelişkili yönlerini ortaya koymaktır. Eleştiri kelimesi genellikle olumsuz çağrışım yapmaktadır. Bunda kelimenin elemek fiilinden türetilmesinin rolü vardır. (Kelimenin etimolojik kökeni hakkında ayrıntılı bilgi için Kelimelerin Soyağacı'na başvurabilirsiniz.) Oysa eleştiri sadece hiciv (yergi, taşlama) değildir. Ele alınan eser her yönüyle masaya yatırılır. İlla sanat, edebiyat eserleri için yapılacak değildir. Bir resim, mimarî bir eser, bir reklâm da eleştirilebilir. İşte size farklı bir eleştiri örneği: Bir gencimiz arabasını modifiye ettirmiş. Bir televizyon programında modifiyeli araba eleştiriliyor.
Bugatti'ye binenler için bir de parfüm üretilmiş. Şişesi Bugatti’nın ilk ürettiği modellerinin çamurluklarından esinlenerek yapılmış. Şişeyi arabanın orijinal torpido gözünün kullanarak yapılan kutuya koymuşlar. Şişeler 24 karat altın kaplı heykeller kuşatılmış.
Türkiye'de sadece 4 adet parfüm satışa sunulmuş. Altın kaplı şişe 7 bin 787 YTL, gümüş kaplı olan ise 5 bin 180 YTL. Haberlerde kokusuna dair bir bilgiye rastlanmamıştır. Eyüp Sabri Tuncer'in limon kolonyasını andırdığı rivayet ediliyor.
Bugatti sahipleri
Tom Cruise - Aktör Ralph Lauren- Modacı Michael Fux- Araba koleksiyoncusu Nigo- Japon tasarımcı Brunei Sultanı Tim Cahill- Avustralyalı futbolcu (İngiltere Premier Ligi-Everton Kulübü) Michael Schumacher- Emekli F1 pilotu Angelina Jolie/Brad Pitt- Sinema oyuncusu çift
Sizlere geçenlerde dünyanın en ucuz arabası Tata Nano'yu duyurmuştuk. Otomobil üreticileri sadece fakir fukarayı değil kodomanları da düşünmüşler. Dünyanın en pahalı ve en hızlı arabası olan Bugatti Veyron'u da üretmişler. Hemi de yakında Türkiye'de satılacakmış. Naber...
Bugatti'nin tarihi
Bugatti aslen bir İtalyan markası. Firma, Ettore Bugatti tarafından 1910 yılında kurulmuş. Alman Volkswagen 1998 yılında marka ve isim hakkını satın almış. 1993'te çalışmalarına başlamışlar, 2005 yılında ise ilk seri üretim Bugatti Veyron'u Tokyo Araba Fuarı'nda göstermişler.
Veyron, ismini yarış pilotu Pierre Veyron'dan almış. Bu Pierre var ya 1939'da 24 saatlik Le Mans Yarışı'nı kazanmış. Evet, ben de anlamayamadım: 24 saat hiç durmadan direksiyon mu sallamış? Yok canım, mola vermiştir.
Bugatti özellikleri
100 km hıza 2,5 saniyede çıkabilmektedir. Saatte 407 km hız yaptırmışlar. 1001 beygir gücünde 7 vites (Direksiyon arkasından kumanda ediliyormuş ve saniyenin sekizde birinde vites değiştirme kabiliyeti katmışlar. Sanırım otomatik vitesli, eli bu kadaç çabuk bir pilot var mıdır?) 16 silindir 4 turbo 10 radyatör 230 km hızdan sonra, Veyron’un önü 5 santim alçalıyormuş ve arkadaki spoiler (rüzgarlık) devreye girermiş. Lastikler ise Michelin tarafından özel geliştirilmiş. Patlak lastikle 200 km hıza çıkabiliyorsunuz. Uzun 4.5 metre, Genişlik 2 metre Söforsuz 1900 kg geliyor.
Yakıt tüketimi
Şehir içindeki 40 litre benzin yakıyor. Yani km'de yarım litreye yakın benzin yiyor. Son sürat gidildiği takdirde lastikler ancak 50 km dayanabiliyor. Fakat daha önce benzini bitiyor.
Bugatti Fiyatı
1 milyon euro avro 20 Bentley bayiinde satılır.
Bugatti Türkiye
Türkiye temsilciliğini alan Doğuş Otomotiv toplam 300 adet üretilecek Veyron'dan bir adet satmayı hedefliyor. Avrupa'da satış fiyatı 1.1 milyon Euro olan otomobil vergilerden dolayı Türkiye'de 2.5 milyon Euro'ya satılacak. Devam edecek
Vergi cenneti olan Türkiyemde Çin arabaları sanıldığı kadar ucuz olmayacak.
İnsanımızın araba ile olan bağını gelenekle açıklayanlar var. At, avrat, silah teslisindeki atın yerini günümüzde arabanın aldığı söyleniyor. Tımar edilen, ayağına nal çakılan atın yerine modifiye edilen, tuning yapılan, lastikleri değiştirilen araba almış. Bir zamanlar zenginlik alameti sayılan otomobil şimdilerde herkes için ihtiyaç olarak görülüyor. Kapsam herkes olarak genişleyince işin içine ekonomik durum giriyor. Ha geldi ha gelecek denen Çin arabaları dar gelirli vatandaşın umudu olmuş vaziyette. Haberler doğru ise Çinli Chery şubatta satışa sunuluyormuş. İthalaçı firma fiyat konusunda çok ketum davranıyor. Sebebini tahmin etmek güç değil. Vergi cenneti olan Türkiyemde Çin arabaları sanıldığı kadar ucuz olmayacak. Daha önce bahsettiğimiz 2500 dolarlık Tata Nano ülkemizde satılacak olsa fiyatı en az iki katı olacaktır. Dört gözle beklenen Çin arabalarının sanıldığı kadar ucuz olmayacağını düşünüyorum. Ülkemizde 10 bin YTL'nin altında bir fiyata sıfır araba almak mümkün görünmüyor.
Çin arabası satışı ve servisi
Üreticiler, yani satıcılar müşteriyi kendilerine bağlamak için satış sonrasını da hesap ediyorlar. 6 yıl garanti veren otomobil markaları var. Üstelik çok da yaygın servis ağları var. Ucuz olduğu için bir hevesle Çin motoru alıp da tamir ettirecek yer, yedek parça bulamayan kişileri tanırım. Bu sebepten Çin arabaları kısa vadede pek tutulmaz diyorum. Bir de Çin mallarının "kalitesizlik" gibi bir namı var. Pazarcı bile malını överken "Abi bunlar Çin malı değil, Avrupa!" diyor. Arabayı bir yatırım aracı, yeri geldiğinde nakit para olarak gören vatandaş Çin arabasına itibar etmeyecektir. Ucuzluğuna rağmen Çin arabaları piyasada tutulmazsa onların alternatifi olan ikinci el Tofaşlar, Renolar kıymete binecektir. Yedek parçası ucuz, servisi (daha doğrusu tamircisi) yaygın olan 10 bin YTL'nin altında arabaya binmek isteyenlerin yerli arabalardan başka alternatifi henüz görülmüyor.
Opel, Saab, Kadillak, Hammır, Şavrole gibi otomobil markaların üreticisi General Motors, 2018'de sürücüsüz arabaların yollara çıkacağını söylemiş. 2015 yılına kadar testlerin süreceğini belirtmişler. Aradaki üç yılda ne yapılacağı açıklanmamış. Haberde böyle yazıyor. Çok değil 10 yıl kalmış. 10 yıl sonra arabaya şöyle diyeceğiz: "Hadi oğlum, fırından bi sıcak ekmek kap gel!" 10 yıl sonrasının derdi sardı beni şimdiden. Yollarda hayaletler araba kullanacak. Sürücüsüz bir sürü arabanın gezdiğini düşünsenize. Cık, ben şoför tutacağım arkadaş, üniforma giydireceğim hem de.
Sokaklarda kamyonetini gördüğümüz Hintli TATA dünyanın en ucuz otomobilini üretecekmiş. Tata Otomotiv 2 silindirli, 30 beygir gücünde, 4 kapılı Lakh adını verdiği modeli 3 bin dolara mal edecekmiş. Türkiye'ye gelirse şayet vergiler vs. sizden önce üzerine bineceği için fiyatı 3 katına çıkacaktır. Ben Doğan'ı bu hafta tamirciye bi göstereyim.
Arabayı hızlı kullanmaya alışın fakat sürat yapmayın. Geri vitese takmak için ya da arabayı kaldırmak için 2-3 dakika harcıyorsanız kıymeti yoktur.
Arabanızın bakımını yapın, yaptırın ancak arabaya güvenmeyin. "Nasıl olsa ABS var, frene bastın mı durur, azcık hız yapsam ne olur!" demeyin.
Araba ile çılgınca denemeler yapmayın. "Acaba, 100 km hıza kaç saniyede ulaşıyor, duvara kaç metre kala durabileceğim, şuraya park edebilecek miyim?" gibi denemeleri kastediyorum.
Diğer sürücülere karşı hoşgörülü olun. "Şuna bak şuna, geri zekalı, yola öyle çıkılır mı?" diye kızıp sövmekle elinize birşey geçmez. Dalgın olabilir, acemi olabilir. Hatalarını telafi etmeye çalışın.
En halim selim insanlar dahi direksiyon başına geçince aksi, sinirli olabiliyor. Kendinizi kontrol etmeyi öğrenin.
Dört teker üstünde gittiğinizi, mekanik bir aleti kullandığınızı unutmayın. 80 km hızla giderken lastiğiniz patlayabilir, triger kayışı kopabilir. Aynı aksaklıkların 180 km hızla giderken başınıza gelmesi daha ağır neticeler doğuracaktır.
En halim selim insanlar dahi direksiyon başına geçince aksi, sinirli olabiliyor.
Virajlara yavaş ve mümkün olduğu kadar içeriden girin. Sağa ve sola dönüşlerde de yavaşlayın, karşıdan gelen kişinin yoluna girmeyin.
Hatalı sollama kaza nedenlerinin başında gelmektedir. Sollama kurallarına mutlaka riayet edin.
Siz kurallara ne kadar uyarsanız uyun, karşınızdaki kişilerin kurallara uymayabileceğini, hata yapabileceklerini de unutmayın.