15 Aralık 2007
Webiket'i reklâm alanlarını paylaşması üzerine yazdığımız yazıya
Umut Muhaddisoğlu'nun cevap verme nezaketi göstermesi hoşumuza gitti. Kendilerine,
Webiket'i takip edeceğimizi söylemiştik.
Sayın Muhaddisoğlu'nun Webiket hakkında söylediklerinden aklımıza takılan soruların cevabını bulduk. Fakat sosyal imleme siteleri hakkındaki görüşlerine katılamayacağımızı söylemeliyim. Gördüğüm kadarıyla Türkçe sosyal imleme sitelerinde bir danışıklı tıklaşma var. Yazılara oy verenlere bakılırsa ne demek istediğim görülecektir.
Bloguna yazı ekleyen yazarımız hemen akabinde sosyal imleme sitelerine kaydediyor. Bu kişilere ben de dahilim. Gönül ister ki bunu kendimiz yapmayalım, siteyi ziyaret edip içeriği beğenenler yapsın. Şimdilik böyle bir şeye şahit olmadım. O yüzden uzun süredir sitede duranEklebunu düğmesini kaldırmıştım. Bu sayfaların ziyaretçilerinin %90'ı hâlâ arama motorları -başta Gogıl- üzerinden geliyor. Sosyal imleme sitelerinin trafiğe katkısı yok denecek kadar az.
Şaka yollu bir sitemde bulunayım Webiket ekibine; Webiket'i tebrik ediyoruz fakat... başlıklı yazımız bugün itibariyle Webiket'te sadece 4 (yazıyla dört) oy almış. Bunlardan biri benim oyum. Yahu Webiket ekibi sitelerine eklenen yazıları oylamıyor mu?
Webiket'e AdSense numaramı eklemiştim ve bekliyordum reklâmların gösterilmesini. AdSense hesabıma baktığımda bugün 7 gösterim yapıldığını gördüm. Hımmm, sistem çalışıyor...
Webiket'te gördüğüm bir kusuru daha dile getireyim: Arama kutusu daha belirginleştirilebilir, dikkat çekici olabilir. Bir de betik arama işini tam yapamıyor galiba.
Etiketler: AdSense, Arama motorları, avare, blog, internet, reklam, sosyal imleme, sosyal imleme siteleri

|
2 Yorum var
|
Yorum gönder |
E-postayla Gönder! |
11 Aralık 2007
Az önce
Webiket'in reklâm gelirlerini kullanıcılarıyla paylaştığını dair bir e-posta aldım.
"Baglantilariniz, yorum ve oylarinizla içerigini olusturdugunuz webiket, olusacak reklam gelirini sizinle paylasarak buyumek istiyor." diyor Webiket.
Ayrıntılara baktığımızda "Reklâm gelirlerini paylaşma" sözünün Webiket'in yapmak istediğine uygun düşmediğini görüyoruz. Webiket, reklam gelirlerini değil, reklâm alanlarını paylaşıyor. Yani sitedeki reklâm alanlarında sizin istediğiniz AdSense reklâmı yayımlanacaktır. Reklâm gelirlerini paylaşma deyince ben
"Pilli"nin yaptığını anlarım. Webiket sisteminde henüz ortada bir gelir yok, reklâm yayımlanacak tıklanırsa veya gösterilirse para kazanacaksınız. Neyse bu ufak ayrıntı üzerinde fazla durmayalım, daha ciddi sorularım ve eleştirilerim olacak Webiket'e.
Sistem nasıl çalışıyor?
Webiketçilerden sorduğumuz sorulara cevap vermelerini bekliyoruz.
Webiket'e kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapıyorsunuz ve AdSense kimlik numaranızı sisteme kaydediyorsunuz. AdSense numarasını nereye kaydedeceğimi bulmak için epey aradım. Siz aramayın, resimde gördüğünüz "Değiştir" yazan düğmeye tıklamanız gerekiyor.

Webiket'e ilk eleştirim bu olsun, daha rahat ulaşılabilir bir yere, mesela profil sayfasına link koyulabilir.
Reklâm gösterimleri nasıl tespit ediliyor?
Webiket bunu da açıklamış. Özetle diyorlar ki, yazı ekleyin, yorum yazın, yapılan yorumlara cevap verin, oy kullanın. Bunları yaptığınız zaman "reklam puanı" kazanırsınız diyorlar. Peki kaç puan kazanacağım? Maalesef bunun cevabı yok. Hangi etkinliğe kaç puan verildiği açıklanmamış. Dahası kaç puan kazandığınızı yani kaç reklâm gösterimine hak kazandığınızı göremiyorsunuz. Bu konularda daha şeffaf olmalarını beklerdik.
Reklâmlar nerede gösterilecek?
Webiket sayfalarında. Gösterilen reklâmların %70'i üyelerin, %30'u Webiket'in oluyor. Bu şöyle bir sorun ortaya çıkarıyor. Bilindiği gibi AdSense sayfa içeriğine göre reklâm yayımlıyor ve her içeriğin değeri aynı değildir. Misalen benim reklâmlarım otomobil konulu sayfada yayımlanırken, bir başka üyenin reklâmı müzik konulu bir sayfada yayımlanabilir. Bu bir dengesizlik ve adaletsizlik doğuruyor.
AdSense Sözleşmesine uygun mudur?
AdSense sözleşmesinde bir sayfada sadece bir hesaba ait reklâmın yayımlanacağı belirtilmiştir. Webiket de bunu söylüyor, böylesine bir yayımcılık için AdSense haberdar edilmiş midir, buraya AdSense yayımcı numaralarını veren kişiler bir risk alıyorlar mı? Bu soruların cevabını Webiket'in açıkça vermesi gerekiyor.
AdSense'den banlanma riski var mı?
Ya da bu soruyu şöyle soralım: Webiket'te yayımlanan reklâmlara ben tıklayabilir miyim? Cevap evet ise şöyle bir mesele daha ortaya çıkıyor: Ya tıkladığım reklâmlar benim hesabımla yayımlanıyorsa... Bilindiği gibi kendi reklâmınıza tıklamanız yasaktır. Webiket sayfalarında tıkladığım reklâmların benim hesabım üzerinden yayımlanıp yayımlanmadığını nereden bileceğim? Webiket, sistemlerine kendi kullanıcı adım ve şifremle giriş yaptığımda benim hesabıma ait reklâmları göremeyeceğimi taahhüt edebiliyor mu?
Kazanmak mümkün mü?
Bence pek mümkün görünmüyor. Sebebi ise yukarıda söylediğim kendi reklamına tıklama kaygısıdır. Türkçe sosyal imleme siteleri yabancı benzerleri gibi içerik keşfetmek için kullanılmıyor. Daha çok webmasterlar, blogcular sitelerine ziyaretçi çekmek ve backlink almak için kullanıyor. Türkçe sosyal imleme sitelerinin site trafiğine de fazla bir katkısının olmadığını gördüm. Bu sebepten başta Blograzzi olmak üzere sosyal imleme sitelerinden el çekmiştim.
Webiket'in bu reklâm alanı paylaşımı ise yukarıda saydığım sebeplerden ötürü şimdilik ilgimi çekmiyor. Webiketçiler yukarıda sorduğumuz sorulara tatminkâr cevaplar verebilirlerse, sorunları düzeltirlerse katılmayı düşünüyorum. Evet, Webiketçilerden cevap bekliyoruz.
Kısacası gelir paylaşımı ya da ortak reklâm yayını konusunda henüz tatminkâr adımlar atılmış değil. Bu konuda "pilli"den daha iyi bir alternatif görülmüyor. Hemen belirteyim, pilli'ye üye değilim ve oradan herhangi bir gelir elde etmiyorum. Sadece sistemlerinin güzel olduğunu belirtmek istiyorum. Bu konuda adım atacak olanlar, pilli, flixya sistemini iyice gözden geçirmeliler.
Etiketler: AdSense, AdSense kazanma yolları, avare, blog, internet reklamcılığı, internetten para kazanmak, Para, sosyal imleme, sosyal imleme siteleri

|
6 Yorum var
|
Yorum gönder |
E-postayla Gönder! |
02 Temmuz 2007
İnternet okuyucusu gazete okuyucusundan bile
tembeldir.
Sitenizi, yeni açtı iseniz adınızı duyurmak için
Sosyal İmleme sitelerini kullanabilirsiniz.
Blogların üç tür ziyaretçisi olduğunu söyleyebiliriz:

- Müdavimler
- Yolu düşenler
- Geçerken uğrayanlar
Müdavimleriniz, başlangıçta şahsen tanıdıklarınızdır. Aaa, falanca bi site yapmış, bakalım neler varmış diye
gelirler ve sonrasında uğramaya devam ederler.
Müdavimlerinizin tanıdıklar dışına çıkması için sosyal imleme siteleri iyi bir fırsat olabilir. Sosyal imleme sitelerinde eğer resim, fotoğraf eklenebiliyorsa mutlaka dikkat çekici bir resim kullanın. Resim kullanılmıyorsa başlığınız ilgi çekici olsun, metin okuyucuda merak uyandırsın. Maalesef Türkçe içerikli sosyal imleme siteleri genelde internet, web tasarım üzerine yoğunlaşmış, aynı bloglar gibi. Buna bu blog da dahil.
Müdavimlerinizin artması için içeriğinizin zengin olması gerekir. Blogunuza yapılan yorumlara üşenmeyip cevap vermelisiniz. Müdavimler, sitenizi genelde RSS ile takip ederler, tasarımınıza aşina olurlar ve neredeyse ezbere bilirler. Fazla sık olmasa da tasarımınızı değiştirmenizde fayda olacaktır.
Yolu düşenler, genelde Google'nin size yolladıklarıdır. Eğer siteniz tek bir konuya odaklanmış ise sitenizde gezecektir. Aradığını bulamadı ise çok kısa bir sürede çıkacaktır. Yolu düşen ziyaretçilere yardımcı olmak için sitenizin görünür bir yerine arama formu koyunuz.
Geçerken uğrayanlar ise, diğer blogların Bağlantılar kısmından ve sosyal imleme sitelerinden gelenlerdir.
Geçerken uğrayanlar, interneti eğlence vasıtası olarak kullananlardır. Sosyal imleme sitelerine ve bloglara sık uğrarlar. Özgün bir içeriğiniz yoksa sizi unutmaları doğaldır. Bu yüzden yer yerde rastlanan haberlere -mesela, iphone çıktı, gogıl şunu yaptı- yer vermeyiniz. Kopyala/yapıştır blogculuğu yapmayınız. Diğer bloglardan alıntı yapmak yerine oralarda rastladığınız yazılardan bahsetmek, kaynak göstererek yazıyı özetlemek daha mantıklı olacaktır bence. Bir yazıyı kaynak göstererek dahi olsa tümüyle yayımlamak bence hoş bir davranış değildir. Eğer o yazıyı özetler, yazıdan bahsederseniz hem ziyaretçiyi sitenizde tutmuş hem de yazının ilk sahibinin haklarını korumuş olursunuz.
Yazılarınızın rahat okunmasını sağlayınız. Satırlar, paragraflar arası boşluklar yazıyı rahat okunur kılacaktır. İnternet okuyucusu gazete okuyucusundan bile tembeldir. Ol sebepten aynı bunun gibi uzun yazılar yazmayınız. Yazılarınızda vurgulamak istediğiniz yerleri koyu yazabilir veya sürmanşet tarzı yazılar yazabilirsiniz.
Son olarak blog müdavimleri özgün içerik peşindedir, tasarımda özgün olacağım derken kullanışsız, alışılmışın dışında birşeyler denemeyiniz. İçeriğinizin özgün yeter.Etiketler: avare, blog, blog hazırlama, Blogger, internet, internet reklamcılığı, site, sosyal imleme, sosyal imleme siteleri, Ziyaretçi çekme yolları

|
1 Yorum var
|
Yorum gönder |
E-postayla Gönder! |